Giriş
(9)

Euro/Dolar Paritesi Ne olur?

Mehmet Ersoz
MerhabaEuro/Dolar paritesi 1.14e kadar düştü. Sizce euro için bir alım fırsatı mıdır?Ben paritenin daha da düşeceğini düşünüyorum. Siz ne öngörüyorsunuz acaba_Saygılar
Merhaba

Euro/Dolar paritesi 1.14e kadar düştü. Sizce euro için bir alım fırsatı mıdır?

Ben paritenin daha da düşeceğini düşünüyorum. Siz ne öngörüyorsunuz acaba_

Saygılar
0
Mehmet Ersoz
(09.10.18)
neye göre paritenin daha düşeceğini düşünüyorsunuz? kaynağınız nedir?
0
dedim dedim de kime dedim
(09.10.18)
yani italyanin durumu, ingilterenin abden çıkışı, iskoçların bağımsızlık refarandumu. avrupa biraz karışık.

abd ekonomisi ise tam gaz ilerliyor. dolarin daha da artacağını şahsen düşünüyorum. muspet bir kaynağım yok.

size de sormak istedim sadece.
0
🌸Mehmet Ersoz
(09.10.18)
bana kalırsa pariteden yola çıkılarak tl-euro değerlendirmesi yapmak çok sağlıklı değil,

euro/usd
i.hizliresim.com

euro/tl
i.hizliresim.com

görüdüğü gibi try kendi kafasında hareket ediyor aslında. faizlerin bu kadar yükseldiği bir ortamda yabancı para birimlerinin hareketi bana kalırsa unpredictable.

anaparayı bölmek mantıklı bana kalırsa kendi öngörülerinize göre, biraz mevduat, biraz döviz, biraz bono belki 3-5tl'ye hisse senedi vs.
0
dedim dedim de kime dedim
(09.10.18)
tr gibi geleceği bir adamın iki dudağı arasındaki ülkeler için kur tahmini yapmak sallamaktan öte birşey değil.
0
herhaltibiliyoring
(09.10.18)
teşekkürler. yalnız arkadaşlar tr için değil euro'nun dolara karşısındaki global durumunu soruyorum. tl ike işimiz yok yani.
0
🌸Mehmet Ersoz
(09.10.18)
amerika faiz arttırıyor.. bi süre daha dolara talep artar, sonra abd mallarını satamıyor diye usd devalüesi gelir eur usd 1.30 1.40 olur.. (eur tarafında sorun olmazsa tabii)
0
lata
(09.10.18)
tr.investing.com

Bak bu abiyi takip et. Grafik vs. de paylaşıyor.
0
chicha
(09.10.18)
1.1345e düşüp yükselicek mi diyor balıkçı. Anlamadım açıkçası.
0
🌸Mehmet Ersoz
(09.10.18)
Dün paylaştığı grafik şu şekildeydi: d10-invdn-com.akamaized.net
0
chicha
(09.10.18)
(9)

Arkadasim evlenecek - giris dansi icin romantik sarki soruyo

konf
fikrim yok. bi el atsaniz.not: yabanci sarki olacak bu arada
fikrim yok. bi el atsaniz.

not: yabanci sarki olacak bu arada
0
konf
(09.10.18)
zerrin özer - her şey seninle güzel

not: aklıma geldikçe ekleme yaparım
0
silah taciri
(09.10.18)
benim kuzen bununla girmişti, bence gayet hoş.
www.youtube.com
0
Bruce
(09.10.18)
Benim kuzen de bununla girmsiti: Enya - Holy time

Bu aklma geldi simdi de:
The Moody Blues - Nights In White Satin
0
stavro
(09.10.18)
kablelvuku
(09.10.18)
cakabo
(09.10.18)
bu çalsa fena olmaz :)

www.youtube.com
0
az icilmis izmarit
(09.10.18)
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(09.10.18)
www.youtube.com

olaya biraz ciddiyet katar.
0
dedim dedim de kime dedim
(09.10.18)
petekpare
(09.10.18)
(2)

GRE Writing Kısmını Değerlendirme

duyurunun bug'ı
Merhabalar GRE'nin writing kısmı için yazdığım essay'leri nasıl puanlatabilirim? Böyle bir hizmet var mı internette veya başka tavsiyesi olan?
Merhabalar GRE'nin writing kısmı için yazdığım essay'leri nasıl puanlatabilirim? Böyle bir hizmet var mı internette veya başka tavsiyesi olan?
0
duyurunun bug'ı
(08.10.18)
Genelde international students 3 aliyor. Ben 4 almistim. Ama percentile'im 37'ydi. Yine de iki okul kabul etmisti beni ki zaten iki okula basvurmustum.
0
Traveller
(08.10.18)
aynı olmamakla beraber ielts writinglerini vs deneyebilirsin ben sadece ielts üzerinden çalışıp okullardaki kabul şartını yerine getirmiştim. kaç almıştım hatırlamıyorum 3 yıl geçti :( bir de hatırladığım kadarı ile klavyevelerinde silme tuşu yoktu
0
dedim dedim de kime dedim
(08.10.18)
(6)

istanbul'da araç ile satışda çalışanlar

dedim dedim de kime dedim
araç ile müşteri gezen arkadaşlara sorum,bir firmaya sürekli müşteriye gidip projeleri anlatıp, pazarlayacak kişi alacağız. istanbul içi asya+avrupa çeşitli lokasyonlarda olucak. toplantıları istediği gibi ayarlayabilecek büyük ihtimalle yani halkalı, kartal oradan maslak olmaz.bu arkadaşın performa
araç ile müşteri gezen arkadaşlara sorum,

bir firmaya sürekli müşteriye gidip projeleri anlatıp, pazarlayacak kişi alacağız. istanbul içi asya+avrupa çeşitli lokasyonlarda olucak. toplantıları istediği gibi ayarlayabilecek büyük ihtimalle yani halkalı, kartal oradan maslak olmaz.

bu arkadaşın performansını değerlendirmek için şöyle plan yaptık;
2 gün ofiste çalışacak projeleri hazırlamak için
3 günde ziyaretlerde bulunacak, toplantılar en az 1 saat sürer. bizde günde 3 toplantı yapabilir yani haftada 9 toplantıya gider diye hesapladık.

piyasada olmayan bir ürün olduğu için anlatması, soru-cevap zaman alıyor.

makul mudur istanbul için? 3 günde en az 9 toplantı?
0
dedim dedim de kime dedim
(08.10.18)
Cok zor.

Cok fazla firmayla gorusmelerimiz oluyor,sabah erken saatte gorusme olmuyor,insanlar ise gelip,varsa toplantilarini yapip,islerini toparlayip oyle gorusme kabul ediyorlar,kimseye saat 8 de gorusmeye gidemiyorsunuz.ogleden once bir gorusme ogleden sonra bir gorusme seklinde ayarlamak lazim.ogleden sonra yemek arasini vs hesaplayin en erken saat 2 ye gorusme alirsiniz.simdi yeni urun,pazarlama yapilacak sizin adam 3. Gorusmeyi kacirmamak icin mecbur toplantiyi hizlandirip,sorulari yeterince cevaplayamayacak.benim is yaptigim arkadaslara her zaman soyledigim istanbul da bir gunde en fazla iki is yapabilirsiniz.verimli bir calisma icin bu kural gecerli.
Bilindik musterilere sabit satis olsa route cizer bir suru ziyaret yapar ama bunda yeni musteri bulunacak,anlatilacak,kisaca 2 iyidir,3 aksamaya sebep olur.
0
duptıs
(08.10.18)
toplantı hedefi ne robot mu adam?

dediğiniz plan Stuttgart'ta çalışır ama istanbul'da çalışmaz.
0
mysql34
(08.10.18)
Günde 3 toplantısı yapması için 3 şirketin de aynı binada falan olması lazım.
0
mirafiori
(08.10.18)
tamamen belirsizlikler üzerine plan yapıp performans değerlendirmesine döküyorsunuz işi.

trafik sorunun geçtim.

adama ürün tanıtacaksın gittin saatinde orada oldun, adam bekleyin 1 saat işim çıktı dese geri mi gidecek o arkadaş?

ya da adam ürünle ilgilens(ne tip bir ürün olduğunu bilmiyorum)

numune istese, detaylıca adan z ye herşeyini öğrenmek istese, 1 saat yerine 3 4 saat zaman alsa?

bin tane şey var.

ürün tanıtımı zaten çok sıkıntılı bişey, reprezant olayı gibi, adam asker gibi diker seni, 2 saat, keyfi gelirse dinler, gelmezse git başka zaman gel der gönderir.

siz bence işinizin olduğuna bakın da gerisini çok bızıklamayın.

takip etmek istiyorsan takarsın araç takip sistemi takar izlersin. sizin bu olayı tamamen takip edebilmeniz için elektronik kelepçe falan takmanız lazım bu arkadaşın ayağına.
0
killerbee
(08.10.18)
Metodunuz yanlış. Toplantı hedefi vermek yerine satış hedefi vermeniz daha mantıklı. Kardeş senin satış hedefin şu, baz maaşın şu, hedefini yaparsan şu kadar prim + komisyon alırsın de, kaç toplantı yapacağını bırakın o arkadaş düşünsün. Toplantı hedefi genellikle altı boş toplantılara ve boşa mazot yakılmasına sebebiyet veriyor, işin sonunda kazanan Shell olur yani.

Satış hedefini de 3 ay aynı o arkadaş gibi çalışarak anlayıp verebilirsiniz ancak. Eleman, satamıyorsa düşük para kazanmalı, ama satabiliyorsa zengin olmalı. Amerikalılar böyle yapıyor.
0
roket adam
(08.10.18)
şimdi buradan laf söyleyeğim o da boşa gidecek, o sebeple banlıyorum, bir daha karşılaşmıyorum, rahatlıyorum.
duptıs tenks soruya cevap vermişsin.
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(09.10.18)
(8)

ikea fişsiz ürün değişim

stk
yapıyor mu ? Sitesindeki bilgilendirme yapmadığına yönelik, pratikte aksini tecrübe eden var mı acaba?ürün, ayna, dün alındı. Üründe problem var ne yazık ki.
yapıyor mu ?

Sitesindeki bilgilendirme yapmadığına yönelik, pratikte aksini tecrübe eden var mı acaba?

ürün, ayna, dün alındı. Üründe problem var ne yazık ki.
0
stk
(08.10.18)
yapmıyorlar ama deneyin şansınızı.
0
ozdek
(08.10.18)
Tekrar aynısından alacaksanız sistemin bug'unu öğreteyim, tabiki eğer fişsiz değiştirmezlerse.

Aynsından gidip satın alıyorsunuz, sonra elinizdeki iade etmek istediğiniz ürünü yeni fiş ile gidip iade ediyorsunuz.

Bitti.
0
John Bloor
(08.10.18)
Family kart ile almissaniz fissiz iade aliyor. Ama trde var mi bu uygulama bilmiyorum.
0
kuehles blondes
(08.10.18)
Anakasada çalışan arkadaşıma sordum. Aile kart kullandıysa bulunabilir dedi
0
Delay Fuze
(08.10.18)
aile kart kıullandıysanız müşteri hizmetleri fiş bilgilerini veriyor, iade değişim yapabiliyorsunuz. önce müşteri hizmetleri, sonra iade bölümü yapmanız lazım.
0
babilbaligi
(08.10.18)
Aile kart varsa mail adresine ürünü satın alınca fatura geliyor ordan gösterip iade yapmıştım.
0
Uncle Sam
(08.10.18)
faturanın aile karttaki mail adresine düşmesi lazım oradan print alınıp gösterilebilir. aile kart vardır umarım.
0
dedim dedim de kime dedim
(08.10.18)
aile kartıyla da alınmadı ürün ama değişim için bi şansımı deneyeceğim.
0
🌸stk
(09.10.18)
(14)

Oğlum 2.5 yasinda ama konusmuyor

demirr
Merhabalar. Oglum 2.5 yasina geldi fakat hala anlasilir konusmuyor. Anne,baba,dede,babaanne,anane den baska bisey soylemiyor.oyle ki su bile demiyor yani. Asil problemimiz ise konusmayi reddediyor. Tesvik ediyoruz konusmaya fakat o istemiyor. Sizden ricam cocugu konusmaya tesvik edici aktivite oneri
Merhabalar. Oglum 2.5 yasina geldi fakat hala anlasilir konusmuyor. Anne,baba,dede,babaanne,anane den baska bisey soylemiyor.oyle ki su bile demiyor yani. Asil problemimiz ise konusmayi reddediyor. Tesvik ediyoruz konusmaya fakat o istemiyor. Sizden ricam cocugu konusmaya tesvik edici aktivite oneriniz varsa verebilir misiniz? Reddettigi aktiviteler:

- kitap okumamiza tahammulu yok sanki. 1 dk bile dinlemiyor
- bazi kelimeleri soylemesi icin onden tesvik ediyoruz bundan da rahatsiz oluyor,kesinlikle tekrar etmiyor

Anlama noktasinda hicbir sikinti yok. Gorsel ogrenmesi cok iyi. Sayi ve harfleri eslestirebiliyor, hayvanlari taniyip seslerini taklit edebiliyor vs vs vs.
0
demirr
(07.10.18)
Hassas bir konu, aynısı bir akrabamın çocuğuna da olmuştu. Profesyonel yardım aldılar. Bu gibi konular çok hassas lütfen bir doktor-terapist yapın.

Akrabamın çocuğu bir süre terapi gördü, şimdi manyak gibi:))
0
binder dandet
(07.10.18)
ikiz oglum var. ikisi de 3 yasina kadar konusmadi. tecrube konusuyor.
kesinlikle konusma terapisi +1
0
ezeriko
(07.10.18)
öncelikle evet hemen doktora gidin. mühim bir şey var diye demiyorum ama varsa hemen önüne geçip sorunu başından halletmeniz için.

bir de çocuk konuşmasa dahi siz yanında konuşun ona karşı bol bol. özel eğitim öğretmenlerini falan boşverin dil terapisti ve doktora danışın. ama önce doktor.
0
ruh i tibbiye
(07.10.18)
doktor +1
bir de duyduğum kadarı ile bazı çocuklar birden konuşmaya başlıyorlarmış
şunun gibi ;
www.egonomik.com
0
dedim dedim de kime dedim
(07.10.18)
yegenim - ablamın oğlu -3 yaşına kadar dediğiniz gibi çok az kelimeyle konuşuyordu, biz de tedirgin olmuştuk ama erkek çocukları daha geç konuşmaya başlıyor sanırım ve zamanla açılıyorlar. şimdi 3,5 yaşında susturamıyoruz gayet akıllı akllı konuşuyor.
0
euteamo
(07.10.18)
kesinlikle doktorluk bir durum yok. 4-5 yaşına kadar sürebilir konuşması. 4 yaşında anne baba diyemeyen erkek çocuklar gördüm, birden açılıyorlaar. kız çocuklar ise 1,5 yaşında anlamlı cümle kurmaya başlıyor. tavsiyem tabiatına uygunsa şarkılı videolar ile şarkı söylemeye, eşlik etmeye yönlendirmeniz.
0
ensar
(07.10.18)
Oyun grubu, kreş tarzı bir yere gönderin yaşıtlarıyla zaman geçirsin. Tv, tablet, telefon kullandırtmayın.
0
sta
(07.10.18)
ben aynı sorunla 2.5 yaşında kreşe verdim. sorun çözüldü.
0
adivar
(07.10.18)
oncelikle bu isin uzmani degilim ama ben 3.5 yasinda konusmaya baslamisim. o yuzden illa bir sorun olmak zorunda degil. yigenim de 2.5-3 yasina kadar hic konusmuyordu. ustune ismiyle seslendigimizde falan da hic tepki vermiyordu goz temasi kurmuyordu.teyzemin cocuk doktoru olmasi sebebiyle muayene edildi ve otizm tespit edildi. erken yasta tespit edildigi ve dogru tedavi/egitim aldigi icin su anda hicbir sikintisi yok cok sukur(13 yasinda normal okula gidiyor). o yuzden yapmaniz gereken ilk once endiselenmemek tamamen dogal bir surec olabilir. ikincisi cocuk doktoru/psikologuna goturup bir sorun olup olmadigini tespit ettirmek.
0
crucio
(07.10.18)
erkek cocuklari genelde gec konusuyor. kuzenim 4 yasinda zor cumle kuruyordu. simdi 10 yasinda susturamiyoruz. tabi icinizin rahat etmesi icin doktora gitmek istiyorsaniz gidin ama nacizane fikrim hicbiseyi yok:)
0
art vandaley
(07.10.18)
Eğer sizin söylediklerinizi anlıyorsa çok endişelenmeyin demişti doktor. Kreşe verilmesini tavsiye etmişti. Yaşıtlarının olduğu ortamda birkaç ay geçmeden konuşması düzelmişyi çocuğun
0
yemrem
(07.10.18)
doktora muhakkak götürmüşsünüzdür diye düşünüyorum. doktor herhangi bir sorun olmadığını söylüyorsa sıkıntı yapmayın derim. birincisi bazı erkek çocukları çok geç konuşuyor. ikincisi de benim yeğenimde başımıza gelen bir olay var. çocuk çok fazla ingilizce çizgi film ve eğitici videolar izliyordu. aslında anladık ki çocuk konuşuyormuş :) ama biz anlamıyormuşuz. çocuk yarım yamalak ingilizce konuşuyor anlaşılamadığı için huysuzlaşıyormuş.

sizin oğlunuz konuşmuyorsa geç konuşacaktır. ama endişeleriniz varsa doktor yardımı alın.
0
naksidil
(08.10.18)
Bencede terapi için erken olabilir. ama Psikolog arıyor iseniz önerim olabilir. Gerçi şehiride yazmamışsınız. Aşağıdaki adreslerden iletişime geçebilir siniz.

www.ozlemdurhat.com
www.samsunterapi.com
0
angaraydin
(15.03.19)
Kesinlikle doktora götürün.
Bizim bir yakinimizin cocugu da böyle gec konusuyordu. Erkek cocugu gec konusur, bir anda konusmaya baslar diye düsünmüs onlar da. Sonra cocukta otizm cikti.
Simdi otizm icin ayrica özel bir egitmenle calisiyor.
0
chitosan
(15.03.19)
(1)

Ömer hayyam

rosey
Şiirlerinin günümüz türkçesine çevrilmiş hali nasıl kafiyeli olabiliyor aklım almıyo şimdi bu adam şiirlerini farsça yazdı doğal olarak farsça kafiyelerle yazdı. Anlam bütünlüğü kaybolmasın diye türkçeye çeviriyorsun e peki kafiyeleri nasıl yakalıyorsun. Hem anlam bütünlüğünün hem de kafiyelerin bir
Şiirlerinin günümüz türkçesine çevrilmiş hali nasıl kafiyeli olabiliyor aklım almıyo şimdi bu adam şiirlerini farsça yazdı doğal olarak farsça kafiyelerle yazdı. Anlam bütünlüğü kaybolmasın diye türkçeye çeviriyorsun e peki kafiyeleri nasıl yakalıyorsun. Hem anlam bütünlüğünün hem de kafiyelerin birlikte korunması binde bir ihtimal. Peki bu doğaüstü çeviriler nasıl yapılıyo
0
rosey
(07.10.18)
işte çevirmen farkı, yazar olmak gibi.

'' Şu testi de benim gibi biriydi;
O da bir güzele vurgun, dertliydi.
Kim bilir, belki boynundaki kulp da
Bir sevgilinin bembeyaz eliydi. ''

tabi aslında hangi rubailerin hayyam'a ait olduğu da net değil. zaman içinde çeşitli dörtlükler de hayyam diye eklenmiş literatüre.
0
dedim dedim de kime dedim
(07.10.18)
(11)

Kendimizi çok mu abartıyoruz? Mckinsey, ekonomi, sanat ve bilim üzerine...

levent bilgen
1)80 milyona varan nüfusun olduğu ülkemizde mevcut ekonomik durumla ilgili danışılabilecek, söz söyleyebilecek, durumun nasıl iyileştirilebileceğine dair esaslı kanaatlere sahip, eğitimli, yetkin, dünya ve ülke ekonomisine hakim 20 insan yok mudur?2)Var da siyaseten başka mahalleden diye mi konuya d
1)80 milyona varan nüfusun olduğu ülkemizde mevcut ekonomik durumla ilgili danışılabilecek, söz söyleyebilecek, durumun nasıl iyileştirilebileceğine dair esaslı kanaatlere sahip, eğitimli, yetkin, dünya ve ülke ekonomisine hakim 20 insan yok mudur?

2)Var da siyaseten başka mahalleden diye mi konuya dahil edilmediler?

3)Bu konu dışında biz hakikaten kendimizi dev aynasında mı görüyoruz? Edebiyatta, sanatta, bilimde sadece son 15-20 yılda değil, hiçbir zaman dünyada ses getirecek ve varlığını sürdürücek bir kültür oluşturamadık.

Her konuda dış kaynaklı şikayeti de yersiz buluyorum. Devlet bireye her imkanı sağlamalıdır ideali dünyada çok az ülkede var olan bir olgu. Bence gerçekten isteyen ve kabiliyeti olan biri için bunlar birer detaydan ibaret şeyler.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
levent bilgen
(02.10.18)
Yetkin insanların önce partisine cenahına bakıldığından bence. Yöneticiler kendi sözlerinden çıkacak kimseye tahammül edemiyor, ekonomi de öyle ben dedim olduya gelmiyor sonuçta. Eğitimli insanlar uzun ve tayfasıyla çalışmak istemiyor çünkü kellen alınıyor herhangi bir şeye karşı çıkarsan.
0
whoosie
(02.10.18)
McKinsey Türkiye ofisi de var, bir sürü çalışanları da var. Onlar da çalışıyordur elbette bu projede. Fakat uluslararası bilgi birikimi ve tecrübe başka bir şey.

Ayrıca ABD şirketi dendiğine bakmayın, dünyanın her yerinden adam alıp dünyanın her yerine iş yapıyorlar.
0
captainobvious
(02.10.18)
Evet.
0
sopiro
(02.10.18)
Mckinsey'i aracı gibi düşün. Vericekler 20-30 milyon dolar danışmanlık ücreti TR iyidir hoştur diye rapor yazıcak +kredi +yatırım imkanı şansın olucak.

senin para birimin yarıya düşmüş. faiz olmuş %27. Mckinsey rapor yazmasa kim yatırım yapar sana?

''ülke ekonomisine hakim 20 insan yok mudur?''
elbette var ama bu insanlara görev verse tüm hatalar ortaya çıkacak. verir mi adam görevi? üç gün önce kriz falan yok demedi mi bu adam?
Mckinsey ile bir NDA yaparsın verirsin parasını sır gibi tutar senin açıklarını senin ülken için. kendi kullanır tabi.
0
dedim dedim de kime dedim
(02.10.18)
1- var.
2- evet.
3- oluşturmak bir yana sahip olduğumuzu da kaybettik.

iktidarı elinde bulunduranların sorunu kibir ve bilgi - iyi niyet eksikliği. genel anlamda gerçekliğe karşı bir mücadele yürütülüyor. dış politikadan ekonomiye kadar çeşitli alanlarda deneme yanılma yöntemiyle hareket ediliyor. genel geçer doğruları yaşayarak ve bize de sonuçlarını yaşatarak öğreniyorlar.
0
zgrydn
(02.10.18)
o değil de şu mckinsey ne para kaldıracak. 20-30 milyon ne demek? 3 yıl sanırım. 3 ayda bir denetim. yılda 10 milyon proje başına ortalama 2.5 milyon dolar. partner falan ne para kazanıyor.
0
nick bulamadim
(02.10.18)
1- mckinsey bir marka olduğu için tercih ediliyor sanırım.

2- olabilir ama akp içinde de kalifiye insanlar var zaten.

3-katılıyorum. hiçbir zaman dünya'da ses getirecek bir şey yapamadık tek tük istisnalar dışında bunun akp ile de alakası yok. ama bu kötü olduğumuz anlamına gelmez. ürettiğin kültürü dünya'ya satabilmek başka bir şey. bunun için de güçlü bir ülke olmalısın ki insanlar seni takip etsin.
0
nick bulamadim
(02.10.18)
mckinsey bir nevi üst düzey kalite standardı. bir proje veya incelemenin altında imzaları varsa uluslararası camiada o iş itibar görür. yoksa değil 20 tane nice 20ler çıkar.

3. ne doğulu olabildik ne batılı, ne doğulular bizi doğulu olarak gördü ne de batılılar batılı gördü. biz de hem kültürel hem sosyoljik olarak arada kaldık, verdiğimiz sanatsal ürünler de bu nedenle piç kaldı.

ve son paragrafınız hakkında ise: devlet herkese asgari düzeyde eşit şartlar sunmalı. mesela eğitime bakacak olursak, evime 200 metre uzaktaki okulda 1. sınıfların mevcudu 55 kişiyken 4 km uzaktaki okulda sınıf mevcudu 31 kişi. devlet okullarında ek kaynak kullanımı yasak iken (bizim meb yayınları yeterli diyorlar ama keşke yeterli olsaydı) özel kolejlerde sınırsız ek kaynak kullanabiliyorlar.
0
yemrem
(02.10.18)
1- vardır.
2- şu anki siyasilere akıl vermeye kalkarlarsa ilk zıtlaşmada ne olacağını herkes adı gibi biliyor. kimse o sulara girmez.
3- bence biz kendimizi fazla küçümsüyoruz. birçok konuda güçlü olmamıza rağmen güçlü yanlarımızla ilerlemek varken macera arıyoruz.

eğitimin içine sıçarsan, geri kalan her şeyin içine sıçmış olursun. bunu düşünüyorum.
0
babilbaligi
(02.10.18)
1) 20 degil cok daha fazla vardir.

2) AKP'li olmayan sen ben memur bile olamiyoruz. Böyle adamlar hak ettikleri yerlere gelebilseydi zaten mevcut durumda ekonomi, sanat, bilim bu durumda olmazdi.

3) Diger alanlari bilmem ama bilimde ses getirebilecek calismalari yapanlar bizden de cikabilir eger yeteneklerini köreltmeyip onlari iclerindeki cevheri cikartmaya tesvik edebilirsek. Benim okudugum üniversiteden yurtdisina giden ögrenciler hep el üstünde tutuluyor gittikleri arastirma grubunda. Doktorasini Avrupa'da alaninda en iyilerden olan bir arastirma labinda yapip Amerika'ya giden Post Doc. arkadaslarim var.
Biz elimizdekini degerlendirmeyi bilmiyoruz ve hak eden insanlar o pozisyona gelmiyorlar genelde. Bir arkadasim anlatmisti Ankara Üniversitesi Biyoloji departmaninda Evrim'i reddeden bir profesör hocalari varmis :O
0
chitosan
(02.10.18)
1. Vardır da onlar da biatçı değilir. Kaldı ki ekonomiden anlayan iktisatçımız çok ama mesele bu değil.
2. Şu an ekonomimizi yönetenlerin bilgisi olsa dahi ekonomiyi de Erdoğan yönetiyor. O nedenle bu haldeyiz, sistem bozuk.
3. Türkiye büyük bir ülke nüfusuyla, askeri gücüyle, ekonomisiyle. Dünya siyasetine etki eden de bir ülke. Ama bilim, kültür, sanat vb konularda evet kendimizi dev aynasında görüyoruz. 20 sene önce de çok iyi değildik ama iyi olmak için çırpınıyorduk. Niyetimiz iyiydi. Şimdi hem niyetimiz bozuk, hem zaten kötü durumdayız.

Kendi haline bırak Türkiye'yi, hani bir Macaristan gibi, Yunanistan gibi, İspanya gibi takılsın yani kendi kendine zaten Avrupa'da bu nüfusa sahip üç büyüğün arkasından İtalya ile beraber geliriz seviye olarak. Globalleşmeye karşı biz içimize kapanıyoruz.

Rahat bırakacaksın insanları, teşvik etmesen de olur. Çıkar bikaç birileri yine içimizden. Ama şu an o potansiyelin kırıntısına sahip olan herkes basıp gidiyor. İran olduk.
0
bos gezenin bos ustasi
(02.10.18)
(6)

Strudel yapan varsa bir bakabilir mi?

m e b
Milföy hamuruyla elmalı strudel yaptım. Dışı çok iyi pişiyor ama içi hala hamur olarak kalıyor. Evdeki herkes dışını yedi ama içini bıraktı :( Şimdi israf oldu o kadar malzeme.Hamurunu inceltmeme rağmen rulosunu mu kalın yapıyorum acaba? Halbuki önceki yapışıma göre hamurunu çok inceltmiştim. Tarifl
Milföy hamuruyla elmalı strudel yaptım. Dışı çok iyi pişiyor ama içi hala hamur olarak kalıyor. Evdeki herkes dışını yedi ama içini bıraktı :( Şimdi israf oldu o kadar malzeme.

Hamurunu inceltmeme rağmen rulosunu mu kalın yapıyorum acaba? Halbuki önceki yapışıma göre hamurunu çok inceltmiştim. Tariflere o kadar baktım, tarife aykırı hiçbir şey de yapmıyorum. Yorum yapanlara da bakıyorum, kimse de "İçi çiğ oluyor benimki" dememiş. Siz yapıyor musunuz strudel? Bir inceliği var da ben mi kaçırıyorum?
0
m e b
(02.10.18)
kullandığınız elma çok mu sulu acaba? maillard reaksiyonu için suyun kaynama sıcaklığından daha yüksek bir sıcaklık lazım, dışı pişene kadar içinde elmanın suyu hamurun pişmesini engelliyordur belki.
0
talemon
(02.10.18)
sanırım hamuru biraz yağlı ve kat kat yapmanız lazım sıcaklık geçişini kolaylaştırmak için.
0
dedim dedim de kime dedim
(02.10.18)
Ben turkiye'de strudel'i baklavalik yufkalarla yapiyordum. Aslina en yakin olanlarini o sekilde elde etmistim. Dilerseniz onun tarifini verebilirim.
0
lamira
(02.10.18)
@talemon: pek sulu değil. bir de zaten elmaları önceden kavurduğum için pişmiş oluyor. iç harcı da hamuru da lahmacun tarzında yapıp öyle rulo haline getiriyorum. yani bir nevi çiğ lahmacunu rulo yapar gibi yapıyorum ama bu sefer de içi çiğ kaldı nedense.
0
🌸m e b
(02.10.18)
Ben hiç yapmadım ama bir ihtimal fırınınız fazla ısınıyor olabilir. Daha düşük sıcaklıkta deneyin ve fırın tam olarak ısınmadan önce fırına koyun hamurları, böylece dışı hızlı pişmez. Hatta sık sık fırın kullanıyorsanız bir fırın termometresi alın, ev fırınları doğru sıcaklık vermiyor.
0
kobuzchu kiz
(02.10.18)
Fırın sıcaklığını düşürerek daha uzun süre pişirmeyi tavsiye edebilirim. Fırınımın sıcaklık ayarı diğer fırınlara uymuyor sanırım. o nedenle üstü yanarken içi çiğ kalabiliyordu. ben bu şekilde çözdüm. tariften 10 derece düşük tutmayı deneyebilirsiniz.
0
i am a legal alien
(02.10.18)
(19)

kıza çıkma teklifini nasıl edeyim?

earl boykins
yaşlar 30. yemek yerken ya da kahve içerken söylicem ama hangi cümleyle devamını getirsem?söyleyeceklerimi belirledim aslındasabah aklımda sen varsın, öğlen aklımda sen varsın, gece seni düşünmekten uyuyamıyorum, senden hoşlanıyorum benimle ????liseli ergenler gibi benimle çıkar mısın? sorusu saçma
yaşlar 30. yemek yerken ya da kahve içerken söylicem ama hangi cümleyle devamını getirsem?

söyleyeceklerimi belirledim aslında

sabah aklımda sen varsın, öğlen aklımda sen varsın, gece seni düşünmekten uyuyamıyorum, senden hoşlanıyorum benimle ????

liseli ergenler gibi benimle çıkar mısın? sorusu saçma geliyor
benimle birlikte olur musun desem? 1 milyon dolar versem benimle yatar mısın gibi oluyor

ne desem ya? zaten 1 yıldır tanışıyoruz. samimiyiz ama flört ötesinde bir adım atmam gerekiyor onu nasıl desem siz nasıl demiştiniz?
0
earl boykins
(30.09.18)
Bişey demene gerek yok ya seni seviyorum desen devamı gelir.
0
Boris
(30.09.18)
sinemaya gidin yakınlaşın vedalaşırken öpüşün
0
sonsuz
(30.09.18)
herhaltibiliyoring
(30.09.18)
@sonsuz öpüşmek şu an çok uzak. daha flört etmiyoruz ayda 1 ya da 2 ayda bir görüşürüyoruz.
0
🌸earl boykins
(30.09.18)
Senden başka bir şey düşünemez oldum de elini tut
0
kisa
(30.09.18)
Yahu saçmalama ne çıkma teklifi falan. Diğer arkadaşlar da kusuruma bakmasın ama tavsiyeler ya yanlış ya sıralaması doğru değil.

“An”ını yakaladığın anda gözlerinin işine bakarak “seninle vakit geçirmek çok hoşuma gidiyor. Senin fikrini bilmiyorum ama ben daha sık vakit geçirmek isterim seninle” de. Gelen cevaba göre anlarsın zaten gönlü var mı yok mu. El tutmalara falan daha sonra geç.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(30.09.18)
El tutmak falan aman diyim. Yaş 30 diyorsun. Tamam senle vakit geçirmek çok güzel keşke daha sık görüşsek Falan de bi önce.
0
andlee
(30.09.18)
süper kahraman +1

yaş 30- ama ciddi bi şey yaşanacaksa ben de bu yöntemi tercih ediyorum.
0
reavelyn
(30.09.18)
super kahraman +1

Çıkma teklifi falan etme. kabul etmeyecek.
0
komando kani var bende
(30.09.18)
deytim olur musun?
0
dedim dedim de kime dedim
(30.09.18)
30+ bir kadın olarak düşünüyorum da "benimle çıkar mısın" gibi bir lafa verilecek tek cevap "ay ben gülerim" herhalde. Direkt bir soru olmadan olayların o şekilde gelişmesini sağlamak çok daha doğal, ve daha az itici.
0
sopiro
(30.09.18)
Kız belki arkadaştan hoşlanmıyor, niye elini tutsun yahu? Böyle yaparsan aklı varsa bir daha senle görüşmez umarım.

En güzel cevabı şu arkadaş vermiş; super kahraman olsaydim baba olurdum.
0
geçerkenugradım
(30.09.18)
akşam eve film izlemeye çağır, o mesajı alır.
0
orpheus
(30.09.18)
Madem 1 yıldır görüşüyorsunuz, sana da güveniyor, direkt buluşunca yanına yaklaşıp onu sevdiğini söyle öp vs yeter zaten. Fazla şey söylemeye gerek yok. İlla işi resmiyete dökeceksen sevgilim ol diyebilirisin.
0
Erensq06
(30.09.18)
Baba benimle çık denilmez, lak diye el tutulmaz, şak diye kız öpülmez. En fazla hislerini açıklarsın. Senin yanında kendimi çok mutlu ve iyi hissediyorum. Seninle daha fazla vakit geçirmek istiyorum dersin. O da karşılık verirse yakınlaşmaya başlarsınız. Önce birbirinize temas edersiniz sonra ya o senin koluna girer ya sen elini omzuna atar ya da elini tutarsın. Seni seviyorum da daha sonraları söylenecek bir ifade.
0
japon askeri
(30.09.18)
baş başa bir şeyler içmeye davet etmek çıkmak oluyor, öyle mi oluyor o yemek yemeler kahve içmeler? çıkma teklifi flört ötesi bir adımla gerçekleşmez, halihazırda baş başa bir şeyler yapıyorsanız çıkıyor oluyorsunuz. bu süreçte ondan hoşlandığını anlatamadıysan yuhlar olsun zaten sana, anlamadıysa ona da yuhlar olsun.

flörtün ötesi adım için duygularını açman lazım, duygusal falan konuş işte. seninle vakit geçirmek çok hoşuma gidiyor, imkanım olsa her gün yapardım gibilerinden bişeyler de. ya da klişe git, çiçek al şiir falan yolla. yürümenin ötesi koşucan işte biraz. bundan rahatsız olmuyorsa daha sık görüşmeye çağırıcan, böyle böyle en son bi ara seni seviyorum falan dersin.
0
Bruce
(30.09.18)
Cikma teklif etmek liseli ergenler gibi zaten kendi basina, cikma niye teklif ediyorsun ki? Cagir bir yerlere iste, sonra uygun bir anda soyle cok hoslaniykrum senden falan. Cikma teklif etmek nedir yav. Takilacaksonkz iste, yakinlasacaksiniz yavas yavas. Hoslaniyorum falan da demeye gerek yok.
0
stavro
(30.09.18)
Abi bu konularda bir nokta var. Orayı yakalayıp yürüyünce sekmiyor.
Çıkma teklifi gibi işler pek ilerlemiyor.
Böyle yemek vs. abartmadan eğlenceli keyifli bir anda nasıl hissediyorsanız öyle anlatın.
Hiç kimsenin tavsiyesi ya da vereceği fikir sizi kendi hislerinizden daha güzel anlatamaz.
Samimiyet önemli içinden geldiği gibi işine geldiği gibi davran lütfen.
0
yasasin yemek yemek
(30.09.18)
Seninle daha fazla vakit geçirmek istiyorum +1

Daha yakın olmak istiyorum.
0
John Bloor
(01.10.18)
(25)

-ir ile biten erkek ismi önerisi. Cihangir, Emir, Demir gibi mesela

deryack
Kuzenim hamile. soyadı Aldemir. Soyadiyla uyumlu bir isim ariyoruz bebişe :) Aklıniza birşey geliyor mu?
Kuzenim hamile. soyadı Aldemir. Soyadiyla uyumlu bir isim ariyoruz bebişe :) Aklıniza birşey geliyor mu?
0
deryack
(29.09.18)
Soyadla kafiyeli isim istediğinizden emin misiniz?
0
modern tipin butun imkanlari
(29.09.18)
cevahir
0
nrmnm
(29.09.18)
Cevahir :D kahkaha attik burda
0
🌸deryack
(29.09.18)
Sakir.
Safir.
0
stavro
(29.09.18)
Münir, Nesir. Bu arada Nesir, bir arkadaşımın kızına verdiği isim olan Nesilden aklıma geldi.
Edit; Mahir
0
Dylan Murphy
(29.09.18)
bedir
0
flexin
(29.09.18)
Ramazan
0
datnet
(29.09.18)
aydemir, kefir, fakir, bedir, amir, mübaşir, şimşir, zahir, gazi emir, vakfıkebir, bahir, kadir, sefir, tahtelbahir, tahir.
0
ya ben lan neyse
(29.09.18)
Seddülbahir
0
tahin pekmez yoğurt
(29.09.18)
Boromir
0
catch the arrow
(29.09.18)
Şakir
0
buneperhizwhatisthis
(29.09.18)
Pamir ama koymayın.
0
Bruce
(29.09.18)
ebubekir
0
basond
(29.09.18)
demir?

ya o değilde soyadı korkmaz adı korkut olan hocamız vardı.

böyle zalim insanlar işte anne baba oluyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(29.09.18)
şekspir
0
000000
(29.09.18)
mahir
0
Neill
(29.09.18)
üzeyir. ya çocuğa böyle isimler koymayın ama :(
0
Tears of Devil
(29.09.18)
Münir , şaka olduğunu düşünüyorum
0
Bostan
(29.09.18)
adam gerçek isimlere tik koymamış, boromir e falan koymuş.
0
ya ben lan neyse
(30.09.18)
Tapir
0
duptıs
(30.09.18)
Şeyhpir
0
Telcontarin
(01.10.18)
ne koydunuz? bu arada ciddi ciddi boromir i, şekspiri falan tiklemişsin. dalga mı geçiyorsun? boromir ne la?
0
ya ben lan neyse
(08.09.19)
bekir?
0
amour fou
(08.09.19)
@amour: 1 yıl olmuş kardeş. çocuk kreşe gidecek. inşallah boromir koymamıştır.
0
ya ben lan neyse
(08.09.19)
@ya ben lan neyse tarihe dikkat etmemişim, aman sağlıklı olsunda gerisi önemli değil =)
0
amour fou
(08.09.19)
(13)

Kazıklandım mı?

basubadelmevt
Uzun zamandır yaş pasta almamıştım.Müstakbel kayınvalidemin doğumgünüymüş. Hatunun yanında muhabbeti açmadım da 6 kişilik pasta 99 TL ödedik.Çok mu kazıklandık?Yaş pasta için normal mi?Lokasyon:İzmir. Ünlü bir pastane.
Uzun zamandır yaş pasta almamıştım.Müstakbel kayınvalidemin doğumgünüymüş. Hatunun yanında muhabbeti açmadım da 6 kişilik pasta 99 TL ödedik.Çok mu kazıklandık?Yaş pasta için normal mi?Lokasyon:İzmir. Ünlü bir pastane.
0
basubadelmevt
(29.09.18)
6 kişilik iyi bir pasta için az bile, pasta fiyatları baya uçuk.
0
angelus
(29.09.18)
ünlü pastane ve 6 kişilik diyorsun az bile +1
geçen mecburiyetten körfezden aldım 6 kişilik falan 45 lira ama ayıptır söylemesi itin önüne at yemez.
0
bokmuhendisi
(29.09.18)
nasıl az bile ya. pasta da yenmeyecek artık.

yaşasın petibör puding pasta!
0
the kene
(29.09.18)
millet yedikten sonra pasta çok güzelmiş dedi mi?
dedilerse boşver iyi fiyata almışsın. hem havan olmuş olur.
0
dedim dedim de kime dedim
(29.09.18)
4 kişilk 60 lira filan. 6 kişi olunca 2 katı filan oluyor. az bile +1
0
cedex
(29.09.18)
Normal
0
nodrama
(29.09.18)
istanbul/atakoydeki unlu bir pastanede de orta boy (4-6 kisilik) 80T, buyuk boy (6-8 kisilik) 100TL.
0
parcxerox
(29.09.18)
Bir pasta en fazla 50 lira olmalı. Ama gerçekçi olur piyasayı göz önüne alırsak az bile tutmuş. 150 de gelebilirdi. Artık yapacak bir şey yok, afiyet olsun.

İmza: Dışarıya çıkarken "bakalım bugün kimden kazık yiyeceğiz" diye söylenen adam.
0
throw down the sword
(29.09.18)
cuma günü aldım ben de mahallenin pastanecisinden. bizimki bölgede en iyisi. çok ünlü değil ama. üstüne resim falan bastırttım 45 lira verdim. öyle aman aman bi pasta da değildi. 100 lira kreması, dolgusu güzelse pastaya verilir bence.
0
dedim ben sana
(29.09.18)
normal ya fazlası olur azı olmaz.
0
basond
(29.09.18)
İzmir deki ünlü pastanelerde fiyatlar o kadar uçuk ki gittiğin pastanenin ününden şüphe ediyorum.
0
eylul
(29.09.18)
Bravo Patissserie kankalar Karsiyakadaki.
0
🌸basubadelmevt
(29.09.18)
Ben de iki gün önce Reyhan'dan aldım 6 kişilik bi pasta 93 tl ödedim, her ne kadar fiyat yüksek gibi görünse de yedikten sonra gelen beğeni verdiğim paranın önemini yitirmesine sebep oldu :)
0
EkimBebesi
(29.09.18)
(7)

Oyun Tavsiyesi

shotcrete
Evde eşimle zaman geçirmelik oyun arıyoruz. Ekran bölünmeden multiplayer oynanabilecek bir şey olursa sevinirim. Bunun dışında da tavisyelere açığım. Var mı önerisi olan?Platform: PC
Evde eşimle zaman geçirmelik oyun arıyoruz. Ekran bölünmeden multiplayer oynanabilecek bir şey olursa sevinirim. Bunun dışında da tavisyelere açığım. Var mı önerisi olan?
Platform: PC
0
shotcrete
(26.09.18)
eskimeyen bir efsane
heroes of might and magic (bence 3).
eğer ikinizin de ilgi alanı olursa saatlerce kalkmazsınız başından.
0
teritori
(26.09.18)
Brothers A Tale of Two Sons. Kısa bir oyun ama keyifli olacaktır eminim.
0
reavelyn
(26.09.18)
torchlight 2,
trine 2
magicka 2

yani işte en son çıkanları
0
dedim dedim de kime dedim
(26.09.18)
overcooked
0
greenshadow
(26.09.18)
life is strange
0
brkylmz
(26.09.18)
worms
0
kullanıcı adı
(26.09.18)
önce biraz portal 2 oynayın coop. oyun sırasında yaşanacak ya bunu şöyle yapsaydın, şurada dur dedim vs tartışmalarının üstüne mortal kombat, street fighter gibi bir oyunla şöyle karşılıklı ağız burun girip tatlı tatlı yeyin birbirinizi.
0
nuh gemisini kaciran soyu tukenmis canli
(26.09.18)
(6)

Instagram Ticareti

aradaki uzaklik
Arkadaşlar,11.000 takipçili instagram hesabı, pos entegre eticaret sitesi ve şahıs şirketi var elimde. İki sezon üst üste yaz ürünleri (kendi tasarladığı çantalar, yuvarlak plaj havluları, şişme havuz ürünleri vs.) sattı eşim. Yaz aylarında bayaa kazandık. Yaz sezonunda aylık ortalama 4.000tl-5.000t
Arkadaşlar,

11.000 takipçili instagram hesabı, pos entegre eticaret sitesi ve şahıs şirketi var elimde. İki sezon üst üste yaz ürünleri (kendi tasarladığı çantalar, yuvarlak plaj havluları, şişme havuz ürünleri vs.) sattı eşim. Yaz aylarında bayaa kazandık. Yaz sezonunda aylık ortalama 4.000tl-5.000tl ciro yapıyordu (yüzde 60 kar). Ama kışın tamamen bitiyor iş. Elde stoklar kalıyor. Diğer yaz modası geçiyor.

Sonra eşim iyi bir fırsat bulup özel sektöre döndü. Proje iyice rafa kalktı. Ben boşum. Zamanım var. Bu projeyi yaz kış iş yapan bir hale getireyim diyorum. Akmasa da damlar. Var mı fikirleriniz? Yaz kış ne satarız?

Not: takipçilerin hepsi kadın.
0
aradaki uzaklik
(26.09.18)
takı ve aksesuar yaz kış satılır.
0
evde liyakat kalmamis
(26.09.18)
eldiven, atkı vs
0
dedim dedim de kime dedim
(26.09.18)
Yaz kis satacak, beden sezon modasi geçti sorunu olmayan 4 sey var. Taki, saat, parfum, kozmetik. Kozmetik uzmanlik ister, parfum musteride guven yaratmayabilir ama 100 tl civarina satilacak faturali saat isi ve kaliteli taki isi guzel.takinin sürümü saatten 10 kat fazla. Biz ailecek bu isi yapiyoruz.ama musteri portfoyu degisti.gumus cok pahalandi. Çin mali dandik takilar da talep gormuyor.kararmaz bijuteri uretiliyor bes alti senedir az sayida toptanci tarafindan.modeller de guzel.ancak o tarz taki satarsaniz basarili olursunuz.bir de tavsiyem e ticaretle sinirli kalmayin. Sicak satista cok para var e ticaret agir aksak gidiyor. Sorulariniz olursa yardimci olurum.
0
fatih in fedaisi
(26.09.18)
kışın çorap iyi satar. renkli ve eğlenceli çoraplar.
0
suicides underground
(26.09.18)
yazın karpuz kışın balık
0
sekerse tehlike
(26.09.18)
Saat.
0
hz emreyiz
(26.09.18)
(2)

espresso makinesi

dedim dedim de kime dedim
dışardan aldığım espressoların kalitesinin düşmesi ile beraber bir adet espresso makinesi alayım dedim. zaten dışarıdan aldığımı da termosa koyup gün içerisinde tüketiyorum.f/p oranı iyi olan hangi markalar var? kapsül şeklinde olmasın. pot da olmasın. elektrikli kaliteli kahve çıkartabileceğim bir
dışardan aldığım espressoların kalitesinin düşmesi ile beraber bir adet espresso makinesi alayım dedim. zaten dışarıdan aldığımı da termosa koyup gün içerisinde tüketiyorum.

f/p oranı iyi olan hangi markalar var? kapsül şeklinde olmasın. pot da olmasın. elektrikli kaliteli kahve çıkartabileceğim bir makine olsun.

günde 6-7 shot gidiyorum standart olarak.
0
dedim dedim de kime dedim
(26.09.18)
butce ne kadar? bu cok onemlix
0
cedex
(26.09.18)
1000 max
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(26.09.18)
(21)

Tiyatro izlerken oyuncular adına utanmak

nundu
https://eksiup.com/f048003fd925Şöyle bir tweet vardı ve bunu okuyana kadar bu durum sadece bende var saniyodum :(Tiyatro izlerken deli utaniyorum ya, çok saçma geliyor normal insanin karşimda rol yapması normalde davranmayacaği şekilde davranması. Çok yapay geliyo o yüzden bana tiyatro. Dizi, film v
eksiup.com

Şöyle bir tweet vardı ve bunu okuyana kadar bu durum sadece bende var saniyodum :(


Tiyatro izlerken deli utaniyorum ya, çok saçma geliyor normal insanin karşimda rol yapması normalde davranmayacaği şekilde davranması. Çok yapay geliyo o yüzden bana tiyatro. Dizi, film vs gibi ekrandaki eserlerde bu his olmuyor o oyuncuyu adeta rolüyle benimsiyorum mesela doktor oynayan bi aktörün gerçekte doktor olmadiğini rol yaptığını arada kendime hatirlatmam gerekiyor ama tiyatroda rol yapan birini görünce cringe oluyorum, tuhaf hissediyorum.

Tiyatroyu da pek sevmiyorum açıkçası bu yüzden. Sizde var oluyor mu bu his hiç?
0
nundu
(26.09.18)
hayır olmuyor.

yaptığının rol oynadığının oyun olduğunu bilerek izliyorum.
0
eeb
(26.09.18)
hayır, olmuyor. bu, tiyatro sanatını zerre kadar anlamadığınızı gösterir. zorlamaya gerek yok.
0
fragile lady
(26.09.18)
rol yapmanın birinci kuralı rol yapmamaktır. rol yapamayan rol yaptığını hissettirir zaten. rol yapabilen kişiyle o sahneyi yaşarsın ve böyle bir duyguya kapılmazsın. sana tavsiyem kaliteli oyuncuların olduğu oyunlara gitmen.
0
prasinos
(26.09.18)
baya kötü bir oyuna gidilmiş anlaşılan.

edit : gece gece iyi duyurucu banladım
0
dedim dedim de kime dedim
(26.09.18)
daha kaliteli oyunlar izleyin.

belediye tiyatrosu, devlet tiyatrosu oyunlari vs. bana da komik geliyor. utanmiyorum izlerken ama bu ne mk diyorum icimden.
0
brkylmz
(26.09.18)
Kötü oyunlar izlediğinizi düşünüyorum. Hatta lise müsameresi seviyesinde filan. Öyle oyuncular var ki sizin o dizide hissettiğiniz durumu hissettiriyor tiyatro sahnesinde.
Onun dışında fragille lady +1
0
infernalcadre
(26.09.18)
kötü oyunlara, berbat oyunculara denk gelmiştir

oyunda, oyuncu rol kişisyle kendisi (oyuncu kişisi) arasında bir mesafe koymalı, sahnede kendini oynuyorsa zaten oyunculuk yapmış olmuyor.
dolasyısıyla siz seyrederken, rol oyanayan oyuncuyu değil, oyun kişisini (rolü)görmelisiniz; ancak o zaman seyirci olarak karakterle özdeşleşebilirsiniz.

cevaben; bu his elbetteki olmuyor.
mecburen kötü oyunlar seyretmek zorunda kalırsam, acıklı bir hisle karışık böyle düşünüyorum tabiiki; ama bu koskaca tiyatroyu sevmeyeceğim anlamına nasıl gelsin.

kötü bi poo müzik şarkısı duyunca müzik dinlemekten vazgeçmek gibi..
0
jimjim
(26.09.18)
kötü oyuncuyla ilgisi yok sanıyorum, en iyi oyunlar ve oyunculara da gittim o his hiç peşimi bırakmadı, acaba en önde oturma ısrarım yüzünden mi diye arkalara da geçtim daha da vahim oldu durum sanki biri dublajını yapıyormuş gibi ses sisteminden gelmeye başladı vs. böyle kabul edip seyredilmesi illa gerekli şeyleri takip ediyorum artık.
0
Big bada bum bum
(26.09.18)
Abartılı oyunculuk ve mimikten dolayı oluyor o. Bende de oluyor o zaman zaman ama tiyatronun olayı bu. Kötü oyunculukla alakası yok. Gün içinde yaşasan o kadar tepki veremeyeceğin bir olayın abartılarak sunulmasından dolayı.
0
bass solo take one
(26.09.18)
tiyatrocuyum,özellikle yardımcı olmak isterim
sezonda oyun önermeme, üzerine oyunları birlikte tartışmamıza ne dersiniz? belki yine de sevmezsiniz olsun, bana da gözlem açısından katkısı olur.
0
jimjim
(26.09.18)
bir de şu etki var;
-gülme'nin prensibinde de benzer bi durum vardır- sıradanı kıran şeylere durumlara olaylara karşı bu tip tepkiler veriyoruz. gülmek, utanmak, saklanmak, görmezden gelmek vb.
O sıradışı anla karşılaşıldığında akıl,duygular,vücut o anı telafi edecek bir(ani) tepki veriyor.
bir çeşit atalet gibi (hareketin korunumu yasası)Biz hayatı, bildiğimiz; kabul ettiğimiz sınırlar çerçevesinde devam ettirmek istiyor, onun sürekliliğini bozacak bir duruma direnme eğiliminde oluyoruz.
yani aniden yanınıza yanaşan birinin eşek şakasına vücudumuzun hızlı bir hareketle/refleksle tepki vermesi gibi.. düşen birine (çünkü bildiğimiz düz yürüme eylemi çizgisinin dışına taşıyor) gülmemiz gibi..

bunların dışında belki de yolda sokakta gördüğümüz insanların bir anda size bir mesafe (tiyatral mesafe) koymasını yadırgıyor olabilirsiniz. yani bir anda onlarla konuşamamk, sahneye atlayamamak vs seyirci olarak size de sorumluluk yüklüyor. normalde yolda sokakta herhangi birine karşı böyle bir sorumluluğunuz olmuyor. sizi bu rahatsız ediyor ya da utandırıyor olabilir.
0
jimjim
(26.09.18)
Bende utanma olmuyor ama:
"Çok yapay geliyo o yüzden bana tiyatro. Dizi, film vs gibi ekrandaki eserlerde bu his olmuyor o oyuncuyu adeta rolüyle benimsiyorum mesela doktor oynayan bi aktörün gerçekte doktor olmadiğini rol yaptığını arada kendime hatirlatmam gerekiyor ama tiyatroda rol yapan birini görünce cringe oluyorum, tuhaf hissediyorum.
"
Icimi okumus gibisin resmen. Evet, ayni sekilde cok yapmacik geliyor cunku yapmacik gercekten. Beynimin icinden bir ses tam kendimi kaptiracakken "bu izledigin sey bir kurgu ve gorduklerinin hepsi rol" diye sürekli hatirlatma yapıyor bu yapmaciklik yüzünden ve oyunun icine giremeyip disarida kaliyorum. Dolasiyla hicbir anlamo kalmıyor.
Eskiden olmazsi bu, sonradan olmaya basladi bana.
Hele de tiyatro kliseleri yok mu. Konusma tarzlari, ses tonlari, verdikleri tepkiler hatya replikler bile ayni geliyor artik. Bu bir tiyatro diyor beynin hemen. Yapmaciklik akıyor her tarafindan.

Benim gibi dusunen de varmis demek.
0
stavro
(26.09.18)
Kesinlikle ve kesinlikle olay kalotesiz oyun izlemek degil. U baska sey.
0
stavro
(26.09.18)
valla ben de utanıyorum. tiyatro birkaç örneği dışında (ki onlar da türkiye'de değil) şu devirde utanılacak bir şey.
0
sir gawain
(26.09.18)
Kaliteli oyun farkı olduğunu sanmiyorum. Kaliteli oyuncuların oyunlarina gitmişliğim de var ama o his geçmedi. Stavro'nun dediği tiyatro klişeleri mesela, bağıra bağıra konuşma, abartı tepkiler (kötü oyunculuk değil, tiyatronun doğasi gereği olanlar da var) tuhaf geliyor.

Tiyatro sanatini anlamamiş olabilirim belki evet. Sinema teknolojisinin bu kadar geliştiği bir çağda tiyatro sanirim biraz ilkel geliyor bana.

Örneğin Broadway'in son yıllardaki en popüler müzikallerinden biri olan Hamilton'ı çok beğenmiştim, torrent olarak kaçak çekim bulup izlemiştim. Ama bu prodüksiyonu gerçek film olarak görmeyi tercih ederdim tiyatrodansa.
0
🌸nundu
(26.09.18)
On numara tespit, kötü filmi, iyi tiyatroya tercih ederim, Bir çok tiyatrocu da "bakın, bakın. nasıl rol yapıyorum, işte ben o karakterim, nası oynuyorum ama, işte biz tiyatrocular böyleyiz" der gibi abartılı oyunculuklar sergiliyor. Sevmiyorum, sevmeyeceğim
0
freedonia
(27.09.18)
nasıl oyunlara gidiyorsunuz acaba? :) çok güzel hareketler bunlar tarzı oyunlar izlerseniz elbet nefret edersiniz. ankara dt oyunları izleyin farkı görün derim.
0
prasinos
(27.09.18)
kötü oyun/oyuncu kaynaklı olamayabilir belki.
belki de ikinci yorumumda açıklamaya çalıştığım durumlardan dolayıdır

ancak eklemeden duramayacağım birşey var; tiyatroyla zaten böyle bir ilişkiniz varken, nitelikli oyun/oyuncu ayrımını rahatça yapabiliyor musunuz acaba?
0
jimjim
(27.09.18)
Aslina bakarsaniz nitelikli oyuncu ayrimi yapabilmek icin gereken sey gayet duz vatandas olmak. Daha otesi degil. Izleyici olmak yeterli.
0
stavro
(27.09.18)
@jimjim

Tiyatro seven ve duzenli giden bir arkadaşımla onun kaliteli bulduğu oyunlara gitmiştim. Yine de o yapmacıklık hissi beni rahatsiz etmişti.

Sahnede bire bir gördüğüm bi kişinin beni rolüne ikna etmesine imkan yok diye düşünüyorum. Adam 10 metre önümde aha sahnede yani harika bi oyunculuk yapsa da işte yuz yuze duruyoruz yani biliyorum rol yaptığını. Ama dizi/filmde gerçekten o an aktörü değil oynadığı rolü görüyorum ve film boyunca benim için o kişi o rol oluyor. Çünkü kamera araciliğiyla geldiği için sahne, dekor, efektler daha inandırıcı ve tiyatrodaki o klişeler ve abartili oyunculuk yok kamera tarafından çekildiği için.
0
🌸nundu
(27.09.18)
@stavro, ben de aynı fikirdeyim.
ama zaten bir şekilde "sürekli" itici bulduğu bir şeye karşı seçici olması zor olabilir diye düşündüm

ki bence nundu'nun da söylediği gibi sebep nitelikli oyun/oyuncu değil uzaklaşma/özdeşleşememe/yadırga ile ilgili bir durum
0
jimjim
(27.09.18)
(1)

Yine bir iç dökme (yüksek lisans içerir)

body electric
Selam arkadaşlar,3 yıldır İTÜ'de tezli bir yl yapıyorum. Sahiden çalışarak oldukça zormuş girdiğimden beri sürünüyorum. En baştan beri nedense ayaklarımı sürüye sürüye okula gidiyordum. Biliyorsunuz ki atılmanın da geri gelmesiyle iyice strese bindim, bir yandan askerliği ertelemek için devam ediyor
Selam arkadaşlar,

3 yıldır İTÜ'de tezli bir yl yapıyorum. Sahiden çalışarak oldukça zormuş girdiğimden beri sürünüyorum. En baştan beri nedense ayaklarımı sürüye sürüye okula gidiyordum. Biliyorsunuz ki atılmanın da geri gelmesiyle iyice strese bindim, bir yandan askerliği ertelemek için devam ediyordum, diğer yandan artık içimde zerre okuma isteği yoktu (bu kadar teorik bir alanda) .

Yüzdüm yüzdüm 3.25 ortalama ile hem ders hem de seminer aşamamı bitirdim. Bu sefer de danışmanımla aram bozuldu. 2 yıl boyunca çalıştığım bir konu için seminere kabul aldım; fakat seminere gidemeyeceğimi söylediğim ve karşılıklı sert bir mail loop'u çevirdiğimiz için (ki ben sert bir dil kullandığımı düşünmemiştim, yalnızca hakkımı aradım) haberim olmadan danışmanlığımdan çekildi.

Şu an danışmansızım, okula bir dönemlik kayıt dondurma için dilekçe verdim ama süreden sayılan izin vermişler. Yani bu sene Haziran ayına kadar tez teslim etmezsem atılıyorum.

3 senemi sinir stresle geçirdim, yalnızca yüksek lisans için. Ama aşırı yıprandım ve hiçbir şekilde okula dönmek istemiyorum. Baştan bir danışman bul, nazını çek, onu tatmin et, hayvan gibi çalış, tez yaz. O kadar korkutucu geliyor ki artık psikolojim sahiden el vermiyor. Hatta ilginçtir okula girdiğimde taşikardi tetikleniyor. Sahiden yoruldum tüm bu okul sürecinden ve hocaların bu tavırlarından.

Diğer yandansa 3 yılım var emek verdiğim. Bİlemiyorum sahiden. Şu an eyleme geçemiyorum hiçbir şekilde. Ne yapayım ne duyuru
0
body electric
(23.09.18)
danışman ile sorun maalesef baya kritik. çünkü yaptığın çalışma özel ve diğer hocaların senin yaptığın çalışmayı kabul etmemesi yüksek ihtimal. kabul etse bile senin danışmanın 'benim emeğimin üzerine yattılar' diye dedikodu yapması çok yüksek. zor bir durum yani.

yaptığın çalışma ne ise onu biraz daha değiştirip diğer bölüm hocalarının çalışma konularına benzetmeye çalışıp diğer hocalar ile konuşup 'siz şu konuda çalışmışsınız bende bu konularda çalıştım, çalışmalarım hazır tezimi sizinle yapmak istiyorum' diye mail atabilirsin.
0
dedim dedim de kime dedim
(23.09.18)
(5)

elektrik sektörleri üzerine

estranged
- yarı iletken teknolojisi- yenilenebilir enerji- robotik / otomasyon- enerjinin üretimi / iletimi / dağıtımısizce bu sektörlerden hangisi üzerine uzmanlaşmak geleceğe dair daha iyi bir yatırımdır ?
- yarı iletken teknolojisi
- yenilenebilir enerji
- robotik / otomasyon
- enerjinin üretimi / iletimi / dağıtımı

sizce bu sektörlerden hangisi üzerine uzmanlaşmak geleceğe dair daha iyi bir yatırımdır ?
0
estranged
(21.09.18)
türkiyedeysen 2. ve 4. değilsen 3 2 1 4
0
vhs kaseti
(21.09.18)
*yenilenebilir enerji bitti neredeyse devlet artık sadece mega ilaheler yapıcak, o ihaleleri kapan firmaların birindeysen iyi yoksa kötü.
*yarı iletken ile ilgili tr'de bilmiyorum ne kadar fabrika açılır, açılsa bile yurtdışında çok insan var muhtemelen onlar çağrılır.
*robotik, otomasyon çok genel olduğu için her zaman iş yapar.
*enerji üretim/iletim/dağıtım yine çok genel bunu biraz daha özelleştirmen lazım. enerjiden kasıt elektrik mi yoksa başka şeyler mi acaba? hepsi kendi içinde ayrılıyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(21.09.18)
@dedim dedim de kime dedim, elektrik enerjisi bağlamında.
0
🌸estranged
(21.09.18)
yenilenebilir'de geç kalmışsın, @dedim'in dediği gibi sektörde küçük oyuncular bitti. kapanıyor hepsi birer birer, kalanlar büyükler olacak.

yarıiletken türkiye'de oyk.

otomasyon çalışabilirsin.

otomasyonla dağıtımın kesişimi microgrid üstüne çalış derim ben. dağıtık enerji ve mücrogrid. işin içinde yenilenebilir de var.
0
hosein
(21.09.18)
O kadar genel ki o yazdığın sektörler.

4 - Sekonder projelerde çalış. Piyasada röleci de denir. Sekonder test ve devreye alma.

Her projeyi okuyabilirsin. Üretim iletim dağıtım peojelerinde de, otomasyon projelerinde de, yenilenebilir projelerinde de rahatlıkla çalışırsın.
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(21.09.18)
(8)

kariyer, yol ayrımı

mid sistolik klik
Merhaba, son zamanlarda kafamı çok fazla kurcalayan bir durum var, bunu sormak istedim. hesabım yeni ama uzun zamandır duyuruyu takip eden biriyim.tıp fakültesi 6. sınıf öğrencisiyim, yani yaklaşık 9 ay sonra mezunum. bugüne kadar çok fazla git-geller yaşadım, her sene okulu bırakmayı düşündüm ama g
Merhaba, son zamanlarda kafamı çok fazla kurcalayan bir durum var, bunu sormak istedim. hesabım yeni ama uzun zamandır duyuruyu takip eden biriyim.

tıp fakültesi 6. sınıf öğrencisiyim, yani yaklaşık 9 ay sonra mezunum. bugüne kadar çok fazla git-geller yaşadım, her sene okulu bırakmayı düşündüm ama gerek ailemin gerek arkadaşlarımın desteğiyle sene kaybetmeden hatta ortalama üstü bir not ortalamasıyla son sınıfa geldim. açıkçası şu an bile doktorluk yapıp yapmak istemediğimden emin değilim yapacak olsam da seçili branşlarda doktorluk yapmak isterim(psikiyatri, ftr gibi) onların da tus'ta puanı yüksek. çok sağlam bir şekilde çalışmak lazım, ki ben son 1.5 senedir çalışmam gerekirken tus'a çalışmadım.

Neyse benim asıl istediğim ilaç firmalarında bölgesel medikal müdürlük, yardımcı medikal müdürlük gibi bir pozisyonda işe başlamak. ama buna cesaret edemiyorum. belki 1 senemi ingilizceye ve diğer kişisel gelişim faaliyetlerine ayırsam bu pozisyonlarda iş bulabilirim, en azından bir ihtimal var. ve bu işi yaparsam mutlu olacağımı düşünüyorum. ama bu fikri aileme ve 5 senelik sevgilime açtığımda destek bulamıyorum. onlar bu işi çılgınlık olarak görüyorlar, biz seni boşuna mı okuttuk? vs muhabbetlerine giriyorlar. ailem biraz sabit fikirli insanlardan oluşuyor. iyi niyetliler ama hayata çok dar bir pencereden bakıyorlar.

kendimden bahsedecek olursam mental olarak çok stabil biri değilim. hastanede olumsuz bir durumla karşılaşırsam tüm günüm onu düşünmekle geçiyor. soğukkanlı, becerikli bir insan olduğumu da düşünmüyorum. daha başarılı olduğumu düşündüğüm konu insan ilişkileri. şöyle bir örnek vereyim dün acile gelen psikotik atak geçiren bir hastayla dahi sağlıklı bir iletişim kurabildim. daha sonra psikiyatri asistanı geldi ve hasta onunla konuştuktan sonra küfür ederek kaçtı hastaneden.

bu platformdaki kişilerin yaş ortalaması büyük ve çoğunluğu çalışan insanlar. bu yüzden sağlıklı cevaplar alacağımı düşünüyorum. sizce hangi alana yönelmeli?
ilaç şirketlerinde çeşitli pozisyonları denemeli mi? yoksa tus'a yönelip 2 sene boyunca ders mi çalışmalı? hangisini seçersem seçeyim irademi nasıl koruyabilirim?

biraz uzun olduğunun farkındayım, okuyup cevaplarsanız sevinirim.
0
mid sistolik klik
(21.09.18)
babuş depresyon hali insanı bu hale sokar sen çok kafana takma böyle şeyleri biraz kendini nehrin akışına bırakman lazım ne demek bu? hacı mezun ol bir iki sene çalış baktın olmuyo o zmn dönersin hatta gel seninle start-up falan kuralım oradan yürüyelim.

özel sektör için şöyle düşün firma hastane tecrübeli olmayan kişiyi neden alsın? hadi aldı diyelim her defasında sana bir çok soru gelicek ve sen hastahane tecrübesi olmadığı için hepsine anlamsız cevaplar vericeksin. bu bir mühendisin 'ya ben fabrikada ne yapacağımı bilemem' demesi gibi bir şey aslında.

mezun ol eğer olursa tus falan yürü bana kalırsa sonra bir ortamları gör nasıl insanlar nasıl çalışıyorlar emin ol 6 ay içerisinde hemen atapte olacaksın ortama. ortama adapte olmana rağmen hala kafanda sorular varsa gel o zmn yine bi duyuru aç.

düşündüğün şeyler herkesin kafasından geçiyor her an. psikoloji falan okumuşsun anlarsın yani. çok takma kafana. aç kolları bırak kendini nehrin akışına biraz. fazla değil. biraz.
0
dedim dedim de kime dedim
(21.09.18)
Bir işi sevmediğini fark ettiysen karşına çıkan en ufak sorun seni o işten hızla soğutmaya başlıyor. Zaten doktorluk basit bir olay değilken daha da zor hal alacağı kanaatindeyim. Bence seveceğinizi düşündüğünüz işi daha derinlemesine araştırın ve gerçekten ilginiz devam ediyorsa ne pahasına olursa olsun deneyin. 50 yaşından sonra KEŞKE O GÜN DOĞRU KARAR VERSEYDİM dememek için.
0
alaimisema
(21.09.18)
Daha uzun yazmak isterdim ama şu an vaktim yok. Ama sadece ruh halinin dalgalı olmasından yola çıkarsak ilaç firmalarında bunun zorluğunu daha çok yaşarsın. Tus ve asistanlık döneminde zorluk çekersin biraz hoca kaprisi asistan rekabetleri falan zorlar.ama uzman olunca hastalarınla ve akademik işlerinle uğraşarak daha sakin bir iş ortamı sağlayabilirsin. İlaç firmalarında projeler, hekimlerle iletişim, deadlinelar, işte çıkan sorunlar daha fazladır.
Not: doktor değilim, ilaç firmalarını da hastane ortamını da yakından tanıyan biriyim.
0
curukturpkokusu
(21.09.18)
aklında böyle bir şey vardıysa keşke önceki yaz tatillerinde geçmek istediğin alandaki şirketlerde staj yapsaydın. hem işin ne olduğunu, sana uygun olup olmadığını 1. elden görmüş olurdun hem de iş başvurularında daha avnatajlı olurdun.

git araştır,sor et, boş zamanlarına uygun olacak şekilde part-time staj gibi bir şey yapabiliyor musun? yoksa mezun olunca ergenlikten yeni çıkmış suratınla kapılarını çalıp aha ben geldim hadi müdür yardımcılığı masam nerde işe başlayayım hemen demekle olmaz o iş. doktorluk başka, idari görevler bambaşka bir iş
0
yemrem
(21.09.18)
Aklıma bir şey daha geldi onu da ekleyeyim. Halk sağlığı falan da seçebilirsin tusda. Veya biyoistatistik vs yüksek lisansı yapabilirsin mecburiden sonra. İlaç firmalarında doktorların potansiyelinin ziyan olduğunu düşünüyorum ben. Ayrıca etik olarak da zorlayıcı bir alan. Kotalar satışlar vs.
0
curukturpkokusu
(21.09.18)
ilaç firmasında çalışıyorum.
hekim olarak ilaç firmasında çalışmak delilik değil. medikal departmanlar prestijli departmanlar ve hekimlikten kazandığın paranın daha azını kazanmazsın kesinlikle. o konuda şüphen olmasın. tabii özel muayenehaneli bir uzman doktorun kazanabileceği paranın ucu bucağı yok, o ayrı konu.
ayrıntılı bilgi için mesaj atabilirsin bana.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.09.18)
Bu aksam acilde nobetciydim. Arrest oldu ve hasta yakinlari acilin camlarini kirip, ellerinde cam parcalariyla doktorlari oldurecegim diye ustumuze yurudu. Arka kapidan kacarken asistan intern hemsire birbirimizi eziyorduk. Sanirim kariyer secimimi yaptim bile :) Herkese tesekkurler.
0
🌸mid sistolik klik
(21.09.18)
nasıl mutlu olacaksan öyle yap. aileni dinle ama, süzgeçten geçirip son kararı kendin ver. geceleri sabah olmasın diye kalkıp kalkıp saate bakacağın bir iş yapacaksan yapma. daha çok yıpranırsın.
0
Neill
(21.09.18)
(13)

Türk insanı neden özgüven sahibi değil

bana her yer cehennem
Dün bear grylls programı izliyordum. Konuk olarak olimpiyat şampiyonu Lindsey Vonn vardı. Hayat hikayesini anlatıyor.Dedi ki. 16 yaşına kadar antrenmanlarımı babamla yapıyordum. Sonra anlaşamayınca evden ayrıldım ve kendi yolumu çizdim. Vs vsŞimdi hepimiz biliyoruz ABD de 18 yaşına gelince çoğunluk
Dün bear grylls programı izliyordum. Konuk olarak olimpiyat şampiyonu Lindsey Vonn vardı. Hayat hikayesini anlatıyor.

Dedi ki. 16 yaşına kadar antrenmanlarımı babamla yapıyordum. Sonra anlaşamayınca evden ayrıldım ve kendi yolumu çizdim. Vs vs

Şimdi hepimiz biliyoruz ABD de 18 yaşına gelince çoğunlukla çocuklar evden ayrılır.
Bizde de çoğunlukla evlenene kadar aileyle yaşanır

16 yaşındaki kız çocuğu baba ben kendi yoluma gidiyorum diyip evden ayrılsa, polis çocuğu bulup ailesine teslim eder.
(En iyi ihtimali yazdım)

E bakıyorum şimdi kız erkek geliyor 30 yaşına hala öz güven sorunu vs var ülkemizde

Nedir peki bizim türk çocuklarını böyle yapan. Ana kuzusu olarak yetiştirilmek mi ?
Gerçekten merak ediyorum.
0
bana her yer cehennem
(21.09.18)
amerikada basit işlerde para kazanmak ayıp değil, ama memur çocukları bile burada garsonluk yapmak istese ailesi izin vermez. para kazanma konusu önemli.

burada aile çocuğuna çok koruyucu yaklaşıyor ve özgürlükçü değil.
0
cedex
(21.09.18)
Devlet çocuklara değer veriyor ve çocuk bunu görüyor. O sebeple gerektiğinde ailesine karşı gelse bile ecel'in bahsettiği gibi köprüaltına düşmeyeceğini biliyor.
Bizde durum iki uçta; bir kısımda sebebi bilinmez sonsuz bir özgüven var; çocuk biliyor ki anası-babası onun için canını verir, onun üzerinde etrafına, ana-baba da dahil (buna özgüven mi demeliyiz bilemiyorum) sataşıyor. Bir grup sa farkında ki ana-babası düşse yerden kaldırmayacak pısıp kalıyor.
0
SiyamkedisiZorro
(21.09.18)
Özgüven var ama taşak yok bizimkilerde.

Otur konuş herkeste ego 1500 ama sor anasıyla oturuyor halen.

Sebeplerinden biri ekonomik tabi. Bizde genç yaşta işe girip çalışsan asgari ücret bile vermezler. Kaldı ki asgari ücret verseler bile ev oda tutup yaşaman imkansız gibi bir şey.

Abd'de falan gidip McDonald's da bile çalışsan saati 9-12 dolar arası kazanırsın. O parayla da en pahalı şehirde bile boktan bir oda tutup yaşama şansın var. Bizde erkek çocuğuna bile tecavüz ederler o yaşta sahipsiz kalınca.
0
bos gezenin bos ustasi
(21.09.18)
Bence maddiyattan önce aile ile olan ilişkiler, kültür vs.
Hele ki kadınlar için. Bekar bir kadının ailesiyle aynı şehirde olduğu halde ayrı ev tutup yaşaması (maddi durumu müsait olsa dahi) hala İstanbul' gibi bir metropolde bile çok zor. Yapan kadınlar tabii ki var ama çoğunluğu bunu yapamıyor.
0
peggy
(21.09.18)
özgüven ne alaka ya?

ben çok yüksek maaş alsam çok param olsa niye ailem ile yaşayayım ki?

yaş 18 olur olmaz ayrılırım.
0
xdenizx
(21.09.18)
1- ülkenin ekonomik koşulları buna izin vermiyor. Yurtdışında işsizlik düşük. millet her tarafta iş bulur. sosyal haklarıda devlet güvencesinde.

2-anne-babanın çocukken aşırı koruyucu tutum sergilemesi. "onu yapma ayıp, bunu yapma ayıpi el alem ne der?" diye diye millet özgüvensiz yetişiyor.
0
komando kani var bende
(21.09.18)
gelişmiş ülkelerde ülke dinamikleri herhangi bir bireyin orta ve üst düzey hayat yaşayabileceği bir standart sunuyor. amerika, avrupa gibi ülkelerde bir dükkan kirala zeytinyağı sat 5 yılda 15. dükkanı açarsın. ben tuğladan değil ahşaptan ev yapıyorum de 6.yılda site kurabilirsin. şaraba bal katıp satıyorum de 7.yılda kralsın. sistem ve ülkelerin dinamikleri bu şekilde. şimdi mesela kore, Taiwan bu şekilde.

orta ve düşük gelişmişlik seviyesindeki ülkelerde ise bu dinamikler yok. paran olsa bile batma ihtimalin yüksek. örneğin türkiye. dev gibi firmalar iflas eşiğinde.

yani ülkenin dinamikleri ile alakalı. kişiler ile bir alakası yok.

bunu memur çocukları neden hep çalışan oluyor zengin çocukları neden hep patron oluyor gibi de düşünebilirsin.

zenginde baba'dan gelmezse dayıdan gelir olmazsa amcandan haladan teyzeden gelir para.

memurda ise zaten en okumuş adam odur sülalede.

peki çözüm nedir? sorarsanız söylerim.

not : 5 yıldır eu ve tr'deki startuplara danışmanlık veren bir firma sahibiyim. görüşlerim eu ve tr'den neredeyse aynı işi başlatıp eu'da yürüyen tr'de yerinde sayan firmalardan oluşuyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(21.09.18)
Benim annemler 5 kardes, 4 u sorunlu mesela benim annem babam ayri, kuzenimin babasi ayyaş, otekinin annesi manyak, digerinin metresi var. Olaylar, olaylar. Aileler hep sorunlu.

En duzgun olmasi gereken, sorunsuz aileye sahip kuzenlerimin buyuk olani uyusturucu kullaniyor ailesi bas edemedi. Kardesi de annesiz hic birsey yapamaz, tikleri var, belki aylik 5 bin harclikla uyduruk bi ozelde okuyamadi, 3. Sinifa gecemedigi icin birakti.

Digerlerinde ise basarili olan da var ama olmayanda ama herkes kendi yolunda ilerliyor. Kendini kurtarmak icin cabaliyor. Aileye bagimlilik yok. Annem bize hep, calisirsaniz kendinize, bana mi okuyosunuz, calismazsaniz ben 100 lira harclik veririm evde oturursunuz der.

Teyzemse, 25 yasinda dersaneye gidecek ogluna araba alacak (lise kursu icin, kpss kursu falan degil). Bi dukkan acin, calissin dedim, ogullarini kiskaniyor durumuna dustum. Bu adam ailesini birakir mi? Ben de olsam birakmam.

Aslinda demek istedigimi tam anlatamadim ama, aileler cocuklarini kendilerine bagimli hale getiriyorlar. Bir de egitimsiz insanlar olunca yönlendiremiyorlar. Cocuklarinda bir amaclari olmuyor oyle mal gibi yasiyolar.
0
wishmaythşngs
(21.09.18)
Bir genç iş arkadaşım var. 24 yaşında. 19’undan beri anne-babasının evinde oturduğu odaya kira veriyor, çocukluğundan beri büyüdüğü evde. Ötesinde, annesinin yaptığı yemekten yiyemiyor. Buzdolabında rafları ayrı. 19 yaşındaki bir öğrencimi de annesi evden kovmuş “Babanla sevişemiyoruz sen doğduğundan beri. Bağıramıyorum. Git de düzgün düzgün sevişelim. Evliliğimi mahvettin” diye. Haliyle genç yaşta çalışmak zorundasın. Öyle, bıçağın ucuna meyve takıp veren anne baba yok. Geçenlerde bir kadın beş yaşındaki çocuğuna harçlık verip harçlığından kira parayı kesmiş i, kira ayı öğretmeye çalışıyormuş. Büyük tartışmaya yol açtı, beş yaş erken mi zamanı mı diye.

Türkiye bir uçsa, Amerika’da başka bir uç. Türkiye’nin ucu özgüvensizliğe beden oluyorsa, Amerika’nı ucı da zalimleşmeye ve yalnızlığa yol açıyor. Türkiye’de kutuplaşma çok olsa bile insanlar birbirine destek oluyor en azından. Amerika’da zınk diye kendini evsiz bulabiliyorsun. Amerika’da devlet çocuklara değer falan vermiyor. Bir tek ailen seni dövüyorsa falan Sosyal Hizmetler elinden alır, yetimhane gibi yerde daha kötü şartlarda yetişir. Ya ölür ya ölmez.
0
aychovsky
(21.09.18)
Türk insanı tembel. Hepsinin kafa az iş yapıp çok para kazanayım diye çalışıyor. Ailesinden ayrılıp kira fatura ödemek zor geliyor. Üşeniyorlar. Sorsan müthiş zekiyiz, müthiş çalışkanız ama adam daha çamaşırını yıkamaktan aciz.
Ayrıca anandan babandan ayrı eve çıkıp tek başına yaşamak zorunda değil herkes. Ev arkadaşı diye bir şey var. Kaldı ki bahsettiğiniz amerika ve avrupada da insanlar ev arkadaşları ile yaşıyor. Bu şekilde eve çıkmak zor bir şey değil.
Ama bizimkiler alışmış aileden bağımsız yaşamamaya. Sorsan ana babaları izin vermiyor. 25 yaşını geçtikten sonra hala anne babadan izin alıyorlarsa diyecek söz bulamıyorum zaten. Sen nasıl ilişki yaşıcan. Sen nasıl bi kadın ya da bir erkekle çift olucan. Sen nasıl evlencen. Oldu olacak sevişirken de izin al ki evet onu da yapıyorlar kısmen. Biraz ağır konuşcam ama belli bi yaştan sonra ailesiyle yaşayan erkeğe erkek demem ben. Alıştırıyolar çocuklarını bu şekilde. Sonra adam 60 yaşına geliyor hala ana babasından para istiyor. Misal dayım. Çok var böyle insanlar.
Ha demiyorum ki anana babana karşı gel. Ama bunun bi usulü var. Yavaş yavaş aileyi alıştırırsın bu şekilde yaşamaya. Ama bu konuda bile tembeller bizimkiler. Aileden ayrıldıktan sonra tabiki zorlanacaksın. Zamanla düzeliyor durum. Biraz az lüks yaşamayı ve bişeylerden feragat etmeyi öğren.
0
moratoryumkisilik
(21.09.18)
bu aslında özgüvensizlik değil. bunun birçok sebebi var.

1) türkiye'de iş bulmak amerika'dan çok daha zor. türkiye'de kelli felli adamlar bile iş bulamıyor. sen diyorsun ki çocuk 18 yaşından önce işte çalışsın. bu çocuk işte çalışsa bu sefer ev geçindirme derdinde olan kelli felli adamlar iş bulamayacak. o yüzden ev geçindirme derdi olmayan gençlerin çalışmaması türkiye şartlarında mantıklı. örneğin bizde pizza getirenler kelli felli adamlarken amerika'da çocuklar. garsonlar da öyle. bir de bizde sömürü düzeni var. adam asgari ücret veriyor, günde 12 saat çalışmasını istiyor. her anne/baba çocuğunun bu düzende çalışmasına itiraz eder. çocuğunun okuyup büyük adam olmasını ve insanca şartlarda çalışmasını ister.

2) özgürlük/konfor ikilemi var. özgürlüğün arttıkça konforun azalıyor. biz tembel insanız. özgürlüğümüzden taviz verme pahasına konforumuzu düşünüyoruz.

3) elalem ne der anlayışı. bizim aile ve toplum yapımız evi terk etmeye hoş bakmaz. evini terk etsen polisi ararlar. ailen dışındaki insanlar da hoş karşılamaz. etrafta sürekli senin dedikodun yapılır. sürekli sorular sorarlar sana, neden terk ettin evi diye. sevgilin/eşin de yadırgar bu durumu.
0
nickini degistiren yazar
(21.09.18)
bunu formülize etmek zor bence.
-aile yapısı
-kültür
-çalışma koşulları
-yaşam standartları

bizim gurbetçiler mesela orada gençlerin meyve-sebze toplamaya gittiğini söyler, nice zengin ailelerin evlatlarına kuruş koklatmadığını anlatır.

benim genç bir akrabam; kendisi inşaat işçisi, yeni evlendi, arsa aldı, ev yaptı. 400 bin euroya mal etti, kredi ile ödeyecek. kredi almak maliyetsiz.
şimdi burda bi inşaat işçisi o tarz bahçeli çift katlı on numara dekore edilmiş bir villayı kaça diker nasıl diker?
0
cemiyetin ünlü siması
(21.09.18)
büyük oranda ekonomik şartlar diyorum.

İngiltere'de yaşadım, gördüğüm şey şu: Oradaki genç istese gidip markette, kafede barda asgari ücretle iş bulabiliyor ve asgari ücret yaşamasına ve hatta birkaç ay para biriktirip araba almasına falan yetiyor. E tabii ki "kendi kendine yeten" insan oluyorsun.

Türkiye'de asgari ücretin 2-3 katı maaş alanlar o alım gücüne sahip değil be. Tabii ki ya ev arkadaşı buluyor ya ailesiyle kalıyor bir şeylerden feragat ediyor yani.

Proje üretmek açısından dersen, batıdaki adam/kadın yaptığı proje batarsa basit bir işle yine hayatını geçindirebileceğine güveniyor. Bizde git bir şey üret ve bat, sonra markette iş bulup hayatıma devam ederim diyebiliyor musun?

Aynı şey orada yaşlılar ev almıyor dünyayı geziyor muhabbetinde de geçerli. Avrupa'da da bir yılda paraları %60 değer kaybetsin sonra konuşalım onları. Bizde de para-enflasyon stabil olsun (yıllarca) sonra bizimkiler dünyayı gezmeye başlıyor mu hala taşınmaz mı alıyor o zaman bakarız.
0
nhk ni youkosu
(21.09.18)
(8)

Margarin lobisini kim patlattı?

speedy
Bu Allahsızlar sabahtan akşama margarin reklamları döndürüyordu ya la televizyonlarda. Sana yiyin, Luna ailenizin koruyucusu, Rama en sağlıksı. Ne kafa mkerlerdi ama. Yeminle faiz lobisinden 20-30 kat daha güçlüydü bunlar. Ne oldu bunlara, Türk toplumuna margarin niye bu kadar iyi bir şey gibi pompa
Bu Allahsızlar sabahtan akşama margarin reklamları döndürüyordu ya la televizyonlarda. Sana yiyin, Luna ailenizin koruyucusu, Rama en sağlıksı. Ne kafa mkerlerdi ama. Yeminle faiz lobisinden 20-30 kat daha güçlüydü bunlar. Ne oldu bunlara, Türk toplumuna margarin niye bu kadar iyi bir şey gibi pompalandı?
0
speedy
(19.09.18)
canan karatay reyiz patlattı hepsini

ulan akıl var mantık var, katı yağ margarin becel, türk kalp vakfı öneriyormuş.

katı yağ öneren türk kalp vakfı mı olur, akla hayale aykırı bi defa.
0
killerbee
(19.09.18)
katı yağda sorun yok. margarinde sorun var. tereyağı da katı yağ. gayet de sağlıklı.

kimin patlattığından emin değilim. ama canan karatay bunu televizyonlar önünde bağıra bağıra söyleyince öldürücü darbeyi indirdi. artık "tereyağının lezzet ikizi" diyerek pazarlamaları zor.


fakat hala marketlerde var bunlar. hala patlamış sayılmaz. teremyağ benzeri ürünler var. otellerde falan verilen şu küçük paketlerde de hala görüyorum. tereyağı gibi görünüyor birebir. ama içeriğini okuyunca bir bakıyorsun margarin.
0
godsparticle
(19.09.18)
gıda da önemli olan damak tadını oturtmak onu oturruğun zaman zaten gerisi geliyor. en güzel örneği pepsi aslında pepsi'de çalışan biriyle konuştuğunda adamların tüm amacının alışkanlık kazandırmak olduğunu göreceksin daha önceleride zeytinyağı yerine ayçiçek yağı kullanılmalı diye bir çok reklam vs yapılmıştır.

bir diğer örneği şu tavuk et bulyonları idi ama o tutmadı sanırım. yine cereal denilen corn flakes'ler başka tutmayan örnekler.
0
dedim dedim de kime dedim
(19.09.18)
aslına bakarsanız karatay margarin yemeyin çok zararlı tereyağı yiyin, kollestrol zararlı değildir diye açıklama yaptı.

binbir türlü doktor ağız dolusu küfürler, abuk sabuk şeyler söyledi, defalarca dava açıldı, hepsini kazandı karatay.

geçenlerde de amerikanın bir ilaç firması(kollestrol ilacı üreten firma) çeşitli tıbbi araştırmalar sonucunda kollestrolün aslında zararlı olmadığını kabul etmek zorunda kaldı.

yani özetle bu karataya sayan söven adamların hepsi ya amerikadaki ilaç sanayinin piyonu ya da bu margarin firmalarının.
0
killerbee
(19.09.18)
eskiden daha beter yağlar da kullanılıyormuş. kalp rahatsızlıklarının artması ve tıp çevrelerinin yönlendirmeleriyle bazı yağların tüketimi azaldı. margarin üreten markalar ise eski tecrübeyle margarin için yalandan ibaret olan geniş bir övgü kampanyası yürüttü. tüketimini terk etmek bunun için biraz zaman aldı.

mevzu üzerine araştırma yaparken ilaç şirketi karşıtlığından geçimini sağlayanları, popülerite kazanmaya çalışanları atlamamak gerekir. karatay bilerek ya da bilmeyerek, bu gruba kısmen dahil olmuş durumdadır. gerçeklikle alakası iyice sorunlu hale gelmiş toplumumuzun paranoyaları (ilaç şirketlerinin komploları vs.) üzerine oynayan ve bundan çıkar sağlayan, uzmanlık alanı dışında ahkam kesen bu tip kişiler sebebiyle güya eğitimli aileler çocuğuna aşı yaptırmayı reddedip kızamık vb. basit hastalıklardan ölümüne sebep olabilmektedir. kalp damar hastalıkları ve beslenme ile ilgili konularda da bu örneği akıldan çıkarmamak gerekir.
0
zgrydn
(19.09.18)
Margarin lobisi Karatay'dan çok önce patladı diye hatırlıyorum ben. Ama acemi'nin dediği gibi kullanılıyor hala.
0
auroraaurora
(19.09.18)
aslında memlekette margarinin geçmişi 60 yıllık filan. Amerikancı başbakan abimiz menderes denen herif bizi amerika'nın beslemesi yaptığı için margarin olayı oradan türedi. Çok iyi hatırlıyorum, margarin reklamlarında tereyağının kalp sağlığına zararlı olduğu lanse ediliyordu. o zamanın margarincileri şimdilerde tereyağcı oldu.
0
silah taciri
(19.09.18)
90'larda margarin reklamlarından çok terayağın zararlı olduğu algısı yaratıldı. tereyağı öcü gösterildi. millet de paşa paşa margarin kullandı.
0
faydam yoksa da zararim olmaz
(19.09.18)
(4)

işe almak isteyen firma

dedim dedim de kime dedim
bir firma işe almak istiyor beni yönetici pozisyonunda ama firmaya güvenmiyorum. 1-2 ay çalıştırıp para yok dddkd sayanora diyebilirler.en az bi 6 aylık maaşı nasıl kitlerim? sadece sözleşme vs yeter mi? yani adam 2. ayda bayrağı çekince ben 6 aylık maaşı çekeyim istiyorum.firma-firma olsa ne yapaca
bir firma işe almak istiyor beni yönetici pozisyonunda ama firmaya güvenmiyorum. 1-2 ay çalıştırıp para yok dddkd sayanora diyebilirler.

en az bi 6 aylık maaşı nasıl kitlerim? sadece sözleşme vs yeter mi? yani adam 2. ayda bayrağı çekince ben 6 aylık maaşı çekeyim istiyorum.

firma-firma olsa ne yapacağımı biliyorumda çalışan olarak bilemiyorum tam.
0
dedim dedim de kime dedim
(18.09.18)
2. ay bayrağı çekme ihtimali olan işe girip kurulu düzenini niye bozuyorsun ki?
0
musmus
(18.09.18)
bi arkadaşıma çok benzer birşey oldu. sektörünüzü bilmiyorum ama eğer en az 3 yıllık emeğiniz olan bir şirkette çalışıyorsanız şu ortamda risk almayın derim.şimdi yönetici değilsiniz galiba yönetici pozisyonu olması aklınızı çeliyor olabilir ama risk almak için doğru bir zaman değil bence.
0
imnotsureabout
(18.09.18)
ya açıkcası kendi firmam varda tahsilat yapamamaktan anam ağladı. bunlarda danışmanlık verdiğim bir firma idi. önden bi 6 ay danışmanlık sözleşmesi mi imzalatsam acaba teminat mektubu isteyip? danışmanlığa teminat mektubu da garip tabi.
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(18.09.18)
hocam bir aylık maaşı veremeyen ya da vermeyen adam 6 aylık maaşı hiç vermez. siz yine yapabiliyorsanız yapın sözleşme falan ama olay mahkeme salonlarına taşındığı zaman konu çok uzun zamanlarda çözüme kavuşuyor. aklınızda bulunsun.
0
draconas
(19.09.18)
(6)

Neden Yapısal Reformları Yapmakta direniyoruz ?

paudi
Yani hukuk, adalet, demokrasi gibi reformlarda neden yapmadıklarını tahmin ediyorum sebepleri bellli. Fakat bu hükümet Atatürkün 1920 lerde yokluk içinde başardığı sanayi, endüstri hamlesi, tarım, ticaret gibi etken sektörlerde neden yapmıyorlar ? Bunları yapmaması için ne engeller var önünde. Yani
Yani hukuk, adalet, demokrasi gibi reformlarda neden yapmadıklarını tahmin ediyorum sebepleri bellli. Fakat bu hükümet Atatürkün 1920 lerde yokluk içinde başardığı sanayi, endüstri hamlesi, tarım, ticaret gibi etken sektörlerde neden yapmıyorlar ? Bunları yapmaması için ne engeller var önünde.

Yani bayburt a havalimanı yapacagina gübre fabrikası, hakkariye havalimanı yapacagina dev et süt üretim çiftlikleri neden yapılmıyor ?

Onlarıda yap işlet devret modeli ile yap zafer havalimani gibi bir yerden zarar edicegine kütahyadaki kuracagin kaucuk, petro kimya tesisinden zarar et hiç değilse kalkınır dışa bagımlılıgın azalır.

Sorumun neredi saçma? Nerede hata yapıyorum ?
0
paudi
(18.09.18)
proje oluştururkenki temel motivasyonları hizmet değil de rant, ondan.
0
zgrydn
(18.09.18)
sorun doğru fakat cevabı çok uzun :)

kısaca şöyle değerlendirebiliriz:
1. üretim ve alt yapı uzun vadeli dönüş yapar, günü kurtarma derdindeki iktidarlar buna girişmez.
2. havalimanı, yol vb projeler hızlı şekilde ortaya çıkar, göz boyaması kolaydır, kolay yoldan birini zengin eder.
3. çoook uzun zamandır ülkedeki egemen zihniyetin yarına yatırım yapma gibi bir derdi yok.
4. üretim ekonomisine geçmek zahmetli bir süreçtir. şu anda üretim yapmak istesek kullanacağımız know-how bile yok. (sıfır değil tabi ama çok az). hatta nitelikli insan gücümüz bile çok az.
5. 2001 krizinden çıkış için sunulan politikalar.
6. vb. vb. vb.

Daha pek çok madde yazılabilir, keza yukarıdaki maddelerin her birinin de kendi sebepleri yazılabilir.
0
re noreno
(18.09.18)
iktidar partisi genelinde belli işler dışında iş yapabilecek insan yok. yani gübre, kaucuk, tarım, kimya tesisleri çalıştırabilecekleri kurabilecekleri kendi bünyelerinde insan, iş adamı yok. o sebeple kendileri yani kendi iş adamları o tür işlere hiç girmiyorlar bunun yerine yol, inşaat onlar için çok daha kolay işler. diğer türlü kendileri yapsalar bile ya çırak çıkacaklar ya batıracaklar vs. bu tür mühendislik işlerini bizim gibi insanlar yapabilecekleri için orada pazar oluşturmak istemiyorlar. çünkü mesela bana 10-15 milyon dolarlık pazar bıraksa (ki nerden baksan 20 ev falan) ben oradan yürürüm. bunu bildiği için hiç mühendislik içeren bir pazar oluşturmuyorlar. oluştursalar bile ihale ile mühürlüyorlar pazarı.

en iyi örneği güneş enerjisinde yaşandı. biz türkiye'nin her yerine yaparız dediler zaten yarısı inşaat içeriyor. yasaya göre gecekondu diker gibi tr'nin istedğin yerine ges kurabiliyordun geri dönüşü 6-7 sene. hemde devletten dolarla alıyorsun paranı. cidden mis gibi iş. özel sektör bir daldı bu elemanlara iki panel koyacak bir yer bile kalmadı. önce trafo kapasitesi yok dediler. sonra kanunu ve teşviki kaldırıp. mega bir ihale yapıp bir gruba tr'deki tüm yapım işlerini verdiler.
noldu şimdi? benim gibi insanlar için pazarı kapattılar ve bir A firmasına tüm işleri verdiler. hem benim gelişmemi önlediler hem A grubunu mutlu ettiler hemde kendileri kazandı.

mevzu bu yani. adamların kendi içlerinde mühendislik işlerini yapabilecek, çevirecek iş adamları yok. o sebeple o sektörleri açmıyorlar. yasa ile kısıtlıyorlar. teşvik ve taban fiyatları feasible olmayacak şekilde yasa çıkartalım sonra isteyen gruba feasible X fiyattan verelim. mantık bu.
0
dedim dedim de kime dedim
(18.09.18)
@duna bu hükümetten o dediklerini beklemedek horozdan yumurta beklemek gibi kalıyor. Dediklerinde haklısın ama senin dediklerin benimkilerden daha utopik kalıyor.

Benimkiler daha gerçekçi hayaller olduğunu düşünüyorum.

@xoortant
yap işlet devrette kısa vadede devlettin herhangi bir kaybı yok. Hatta inşa sırasında ve işletme sırasında oluşan istihtam kısa vadeli kar bile sayılabilir.
0
🌸paudi
(18.09.18)
Ayrıca şuandaki yatımlar ile ( havalimanları, köprüler, hastahaneler ) uzun vadede devlet endüstriyel tesislere nazaran daha fazla zarar ediyor. Uzun yada kısa vadede Anadoluya dagilmiş 10 tane çimento fabrikası kurma ihalesi tek başına zafer havalimanından daha karlı olduğunu dağdaki çoban bile biliyor.
0
🌸paudi
(18.09.18)
Adamlar tüm sistemlerini rant üzerine kurmuşlar. Bunu degistirirlerse dagilacaklarını biliyorlar. Ayrica isteseler de bunu degistirebilecek egitim ve bilgiye sahip değiller. Yani eşek ölene kadar tepesinde oturup vuracaklar kırbacı.

@dedim dedim
abim güneş enerjisi işine girmek istiyordu. baya araştırdı. hatta en son bununla ilgili bir fuara gitti. orada ona, devlet verdiği sözleri tutmuyor, bizi baltalamak için uğraşıyor gibi. nedenini anlamıyoruz , oysa türkiye ye çok yararlı olacak bir sektördü demişler. nedeni anlattığın şeymiş demek :)
0
herhaltibiliyoring
(18.09.18)
(6)

Soğuk Su Ve Depresyon

6 yasimdan beri metal dinliyorum
Selam,Bissürü yerde karşıma çıkıyor soğuk suyun depresyona karşı etkisi var falan diye. Sizce de öyle mi? Bonus soru: Depresyona karşı ve gün içinde daha enerjik, mutlu hissetmek için "hack"leriniz var mı?
Selam,

Bissürü yerde karşıma çıkıyor soğuk suyun depresyona karşı etkisi var falan diye. Sizce de öyle mi?

Bonus soru: Depresyona karşı ve gün içinde daha enerjik, mutlu hissetmek için "hack"leriniz var mı?
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(17.09.18)
Depresyon değil ama anksiyete geldiğinde soğukta yürümek iyi geliyor.

Ben seks diyorum depresyona karşı. Umarsızca vuruş kadın erkek farketmeksizin iyi gelecektir.
0
bos gezenin bos ustasi
(17.09.18)
Seks de bi şeyi değiştirmiyo. Gece gündüz tavşan gibi seviştiğim zamanlarda daha depresif oluyodum.

Soğuk suyu hiç sevmem
0
Delay Fuze
(17.09.18)
wim hof dıye araştır. bu adamın bu konuda bir sürü videosu var.
ben arada yapıyorum ve bence gerçekten işe de yarıyor.
0
orpheus
(18.09.18)
depresyondaki adamın libidosu mu olur yav, ne seksi? duş almaya üşeniyo insan, bi de seks yapacak bahhele...

balkonda oturuyorum, püfür püfür esiyor, denize bakıyorum. çok sevdiğim bi dizinin çok sevdiğim bi bölümünü izliyorum. bi şeyler yazmaya çalışıyorum, anlamlı-anlamsız fark etmez. temizlik yapmak, evi süpürmek gibi aktiviteler de bedava.
0
nice tnetennba
(18.09.18)
playlistini değiştir tarzın dışında müzik dinle,
0
dedim dedim de kime dedim
(18.09.18)
eve çok tıkılıp uyuyordum hafta sonları, artık bünyem dayanmıyor, mutlaka yürüyüşe çıkıp bir yerde çay kahve içiyorum, uzun bir tur atıp dönüyorum.

Tamamen yalnız kalmak yerine haftada 1-2 gün de olsa birileriyle sohbet ediyorum, iş yerinde sosyalleşmeye çalışıyorum.

Çok kahve ya da çay içmek yerine, bana keyif veren, örneğin Türk kahvesi, kapuçino gibi (normal kahve de olabilir) bir bardak içip internette dolanıyorum (ama çok oturmamak lazım başında)

Yeni çıkan bu kitabı mutlaka okuyun, hem bu yöntemler, hem de sorunun daha temelli çözümü için fikirler veren, grafik bir roman, gerçek bir hikaye.

www.tudem.com
0
kaset
(18.09.18)
(7)

fabrikadaki tadıcılar neden gıdaları tadıyor ki?

iddaaci
şimdi belgesellerde izliyorum. fabrikada koca bir şarap tankeri var. oradan bir bardak şarap alıp tadıyor. dengesine filan bakıyorum diyor.bir başkası meyve suyu tadıyor. kimisi başka bir şey tadıyor. zeytinyağı tadıyor.şimdi sorum şu: bu adamlar diyelim o içtiklerini beğenmedi, koca tanker çöpe mi
şimdi belgesellerde izliyorum. fabrikada koca bir şarap tankeri var. oradan bir bardak şarap alıp tadıyor. dengesine filan bakıyorum diyor.

bir başkası meyve suyu tadıyor. kimisi başka bir şey tadıyor. zeytinyağı tadıyor.

şimdi sorum şu: bu adamlar diyelim o içtiklerini beğenmedi, koca tanker çöpe mi dökülüyor? yoksa "aranan" tad için gıdalara yapay tadlandırıcılar mı koyuluyor?

nedir bu durum?
0
iddaaci
(16.09.18)
sen fabrika sahibisin ben tadıcıyım,
hacı dedim şekeri az olmuş az daha şekerli olursa tam kıvamlı olur.
ne yaparsın?
0
dedim dedim de kime dedim
(16.09.18)
gerekirse atarlar neden olmasin? Herkes Turk mu?
0
stavro
(16.09.18)
müdahele edilip iyiye götürülecekse o yolu denerler.

çok kötüyse atılır atılmıyorsa ve mevcut durumu da değişmiyorsa, birinci ikinci üçünü kalite olarak sınıflandırılır, bizim gibi 3. dünya ülkelerine gönderilir.
0
killerbee
(16.09.18)
blend yapıyorlar kardeşim harman yani. çöpe giden bişey yok.
0
loser blueser
(16.09.18)
çöpe atmak yok +1

derecelendiriyorlar. şu şu kalitede olmuş şöyle kullanılsın, bunun segmenti bu, bu sek içilmez şununla şu oranda karıştırın falan diyorlar.
0
sir gawain
(16.09.18)
biraz daha beklesin, bunu şununla karıştıralım sepaj olsun. şu fıçıda bekletelim vs. bir sürü detayı var. onlara karar veriliyor.
0
tukenmez adam
(16.09.18)
Fabrikada copu bile cope atmazlar :)
0
brkylmz
(16.09.18)
(2)

spor ekipmanları

dedim dedim de kime dedim
kettlebell 12kgtraning band veköpük rulo alacağım. decatlon'da bunlar sırası ile139tl + 59tl + 54tl = 252tl ediyor.aynı kaliteyi daha uyguna alabileceğim başka bir yer var mı? şu ana kadar memnunum decatlon'dan ama bu ürünler biraz fazla geldi. mesela kettlebell 139tl bence baya pahalı geldi bana.
kettlebell 12kg
traning band ve
köpük rulo alacağım. decatlon'da bunlar sırası ile
139tl + 59tl + 54tl = 252tl ediyor.

aynı kaliteyi daha uyguna alabileceğim başka bir yer var mı? şu ana kadar memnunum decatlon'dan ama bu ürünler biraz fazla geldi. mesela kettlebell 139tl bence baya pahalı geldi bana.
0
dedim dedim de kime dedim
(16.09.18)
12 kg nokta atışı alma sebebin nedir? sabit ağırlıkla mı çalışacaksın hep? set al bence, para sonunun varsa da dumbell al. kettlebell pahalı.
0
diffarentiationation
(16.09.18)
12kg kettlebell ile salonda çalışıyordum şimdi eve alacağım. kettlebell ile çok daha fazla hareket yapılabiliniyor. dumbell ile benim istediğim hareketler yapılamıyor. 12'den yukarı çıkmayı düşünmüyorum.

250'yi 150'ye falan kapatabileceğim bir yer yok mu yani?
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(16.09.18)
(4)

rusça öğrenmeli mi?

dedim dedim de kime dedim
abd ve avrupa odaklı eğitim ve iş odaklanması ile ingilizce anadil gibi oldu lakin artık tr'nin gittiği her yolda rusya çıkıyor. acaba rusya'dan iş dünyasına özellikle mühendislik içeren işlere daha fazla iş gelir mi? rusça'ya kaymalı mı?bilinen diller ing, fr, itadaha açık olmak gerekirse son 3-4 y
abd ve avrupa odaklı eğitim ve iş odaklanması ile ingilizce anadil gibi oldu lakin artık tr'nin gittiği her yolda rusya çıkıyor. acaba rusya'dan iş dünyasına özellikle mühendislik içeren işlere daha fazla iş gelir mi? rusça'ya kaymalı mı?
bilinen diller ing, fr, ita

daha açık olmak gerekirse son 3-4 yılda rusya'dan makine, kimya, elektrik konularında iş alan veya iş gelen var mı? firma bazında soruyorum tabi. gidip orada çalışmak değil kastettiğim.
0
dedim dedim de kime dedim
(07.09.18)
Öğrenecek vaktin, enerjin ve azmin varsa öğren gitsin.

Makine, kimya vs. kismini bilmiyorum ama insaat icin gidip calisan; burada calisip oraya gecici olarak giden cok insan var. Hicbiri rusca bilmiyordi gerci.
0
yaraticinick
(07.09.18)
ya bir dili kullancaksan öğrenmek daha mantıklı bana kalırsa,
sonra öğreniyorsun az çok ama kullanacağın alan olmuyor zamanla gidiyorda dil sonra öğrenmeye çalıştığın zamana üzülüyorsun.
o sebeple biraz nokta atışı bir şey yakalamaya çalışıyorum.
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(07.09.18)
rus dili ve edebiyatı öğrencisiyim. 4 sene sonra ne olacağını tabii ki söyleyemem ama iyi düzeyde rusça bilen bir adamın makine-kimya-elektrik konularında açıkta kalmasının neredeyse imkânı yok. ben kafam sayısala bassaydı kesinlikle petrokimya tarzı bir alanda ilerler, nefteyugansk'ta efendime söyleyeyim novıy urengoy'da petrol falan çıkartır keyfime bakardım deli gibi maaşla.

yalnız baştan söyleyeyim rusça kesinlikle üzerine çok düşülmesi ve devamlı çalışılması gereken bir dil. eğer rusça konuşulan bir ülkede yaşama şansınız yoksa en azından iki senenizi falan buna vermeniz lazım.

bunu moral bozmak için söylemiyorum, sadece beklentileri iyi ayarlamak lazım. rusça konusunda moral bozmak yapacağım son şeydir. iş yok yeaa, aşırı zor yeaa, bi boka yaramaz yeaa diyen tipleri dinlediğim için kendi hayalimi 6 yıl erteledim. başkasının bunu yapmasını asla istemem.

TL;DR rusça genel olarak oldukça değerli bir dildir ama makina, kimya, elektrik gibi alanlarda bilginiz varsa ekstra değerlidir.

ben alanımda iyi bir öğrenci olursam yüksek ihtimalle orada yaşayabileceğim veya iş bulabileceğim ama mezun olduğumda "sıfatın nedir?" dediklerinde "ezberden puşkin şiiri okuyom?" diyebileceğim sadece. buna ek olarak makine, fizik vs. bilen adam çok çok daha şanslı.

hatta ben makine ve kimya bilsem ingilizcenin yanına almanca-rusça koyardım, italyanca ve fransızcayla hiç uğraşmazdım bile.
0
der meister
(07.09.18)
Ruslar işlenmiş altını genelde türkiye'den alıyor. Yani bilezik,küpe,kolye vb. Kendi atölyelerini açıp türkiye'den usta falan götürdüler ama pek tutmadı diyebilirim. Hala büyük çoğunluğu türkiye'den alıyor.
0
dirildimde geldim
(07.09.18)
(9)

Neden ABD batıyor haberleri yapılıyor?

plastic_angel
Sebebi ne ki? Türkiyedeki muhaliflerden bile bu söylemi duyuyorum. İşsizlik en düşükte, alım gücü artmış, Katar, Arabistan müttefik, teksasta petrol gani vs vs..
Sebebi ne ki? Türkiyedeki muhaliflerden bile bu söylemi duyuyorum. İşsizlik en düşükte, alım gücü artmış, Katar, Arabistan müttefik, teksasta petrol gani vs vs..
0
plastic_angel
(25.08.18)
kim diyor acaba abd batıyor diye?
0
dedim dedim de kime dedim
(25.08.18)
milletin gazını alıyorlar işte.
0
tabirimekruh
(25.08.18)
yuzde 52 oy oranı yaplıyor o haberler. sana bana değil
biz inanmıyoruz. onlar inanıyor.

evet amariga batıyor. hatta coca kola içmezsek israilde batacakmış..
0
bana her yer cehennem
(25.08.18)
Kendi akrabamdan bu bildiriyorum:

Dünyada iki güç kalmış, ABD ve Türkiye. Şimdi kim kazanırsa dünyayı yonetecekmis. Çin ve Rusya bizi bekliyormuş.

Ne kadar doğru bilmiyorum, eleştiriyi sana bırakıyorum.
0
Traveller
(25.08.18)
amerikadan bildiriyorum

bu adamların dünya sikinde değil. amerika batsa dünya kalmaz. çomar avutuyorlar böyle
0
oscar
(25.08.18)
Bayram tatili nedeniyle televizyon izleme fırsatı buldum. Ve tahmin edin Amerika batıyor, dolar çakıldı haberlerini kim yapıyor?
Bildiniz, a haber. :)
0
etna
(25.08.18)
almanya kıskanıyor, amerika batıyor. yeni türkiye dünyayı inletiyor.

insanları kafalamak için yapıyorlar ve başarılı da oluyorlar.
0
tabudeviren
(25.08.18)
a haber izliyorsan bu haberler normal.
0
Tears of Devil
(25.08.18)
bunlar biraz amerikan medyasından da kaynaklı iddialar.
Amerikan medyası hem halkı bir eğilimden diğerine yönlendirmek için hem de bir düşman algısı yaratıp patriotismi körüklemek için arada "acaba çinliler bizi batıracak mı" gibi haberler yapıyor. Geçmişte de sovyetleri baz alarak böyle iddialar yapıyorlardı.

Amerika birleşik devletleri şu anki haliyle bile onlarca devletten oluşan Avrupa Birliği'nden, çin ve rusya ittifakından daha güçlü bir devlet. Ekonomik olarak da, askeri olarak da, siyasi olarak da bunlardan daha nüfuzlu.

Osmanlı'nın büyüklüğünü düşünün, ABD onun kat kat daha büyüğü. Bizim sandığımız gibi Osmanlı döneminin tek süper gücü değildi. O dönemin nüfuzlu devletlerinden biriydi. Avrupa'da Avusturya, Venedik ve Vatikan'a bağlı katolik devletlerle bir güç mücadelesi içindeydi. Askeri olarak eş güçte olsa da, Ticari olarak bu devletlerin biraz gerisinde kalıyordu. Tarım dışında öyle aman aman bir üretimi de olmadı. Özellikle duraklama döneminde portekizlilerin hindistan'a kadar ticaret yapmaya başlaması ekonomik olarak epey zorladı. Oysa ABD elindeki nüfuzu şu anda kimseyle paylaşmıyor. Belki rusya ve çin ittifakı. Ama onların da nüfuzu batı dünyasına ve Avrupa'ya sökmüyor.


Kaldı ki ABD sadece ABD değil. Avrupa'yı ayrı tutmak gerek, zira Avrupa-ABD ilişkileri bir çıkar ve batı medeniyeti işbirliği. Ama güney kore, japonya, kanada, ingiltere abd ile göbek bağı olan ülkeler. Tabii ki çıkarlar ve politikalar zaman içinde değişebilir. Ama özellikle Asya pazarında 2. dünya savaşından sonra Japonya ve güney kore ABD tarafından dizayn edildi. Buradaki şirketler, büyük markalar ABD finansmanlarıyla kuruldu.

Evet ABD de güç kaybedebilir. Çin büyüyen ekonomisiyle şu anda ABD için en büyük rakip. Ama ABD'nin sovyetler gibi bir günde batması çok zor bir ihtimal. 600 yıllık osmanlı'nın bile duraklaması ve çöküşü 350-400 yıl sürdü. Roma'nın dağılması yüzlerce yıl sürdü. ABD çapında bir devlet de öyle kolay batmayacaktır.

Bir de @acemi demiş ki sermaye sahipleri bir zamanlar osmanlı'nın arkasındaydı.
Bu biraz fantezi. Osmanlı sermaye için öyle çok acayip bir cazibe merkezi olmadı. Sermaye elbette Avrupa'daydı. Venedik'te, Avusturya'da, İngiltere'de. Yani serbestçe büyüyüp ticaret yapabileceği yerlerde. Muhakkak Osmanlı topraklarına da yatırımlar yapıldı yabancılar tarafından. Ama sınırlı. Osmanlı'nın avrupalı güçlü sermayedarlarla en büyük ilişkisi onlardan borç almak üzerine kuruluydu. Zaten batmasında da bu önemli etkenlerden biriydi.
0
anten
(25.08.18)
(3)

Diyarbakırlı Astronoma Nasa'dan gelen mektup.

syd barrett in kedisi
https://i.hizliresim.com/9NrLJO.jpgevet beyler resmindeki mektuptur. icatları çalınan müthiş mucit diyarbakırlı astronom Nasa'dan gelen çok nadir mektubu burada. nasıl über bir mucit olduğu anlaşılıyor. ama ne yazık ki nasa bu mucitin icadını yine çalarak literatürü değiştirdiğini atlamış.
i.hizliresim.com

evet beyler resmindeki mektuptur. icatları çalınan müthiş mucit diyarbakırlı astronom Nasa'dan gelen çok nadir mektubu burada. nasıl über bir mucit olduğu anlaşılıyor. ama ne yazık ki nasa bu mucitin icadını yine çalarak literatürü değiştirdiğini atlamış.
0
syd barrett in kedisi
(17.08.18)
Abi adam tam bir dahi yaaa. Ruhun hızını tespit ettiği çalışmalarını duyan siyonistler sur olaylarını başlatmış ve çalışmaları yağmalanarak yok edilmiş. Şimdi hemen bu akşamlık bira paramı bağışlıyorum ki pahalı bir teleskop alınsın.
0
catch the arrow
(17.08.18)
nasa'ya olan ilginiz icin tesekkur ederiz sevgili turkiye
0
Leonardo~Da~Vinci
(17.08.18)
olum iyiki ingilizceyi halletmişiz zamanında yok iki yazı gösteren bizi kekleyecek
0
dedim dedim de kime dedim
(17.08.18)
(1)

celine dion'un ses efekti

tabudeviren
https://youtu.be/rrWAUL9q4i4?t=70"This much is true" derken (01.12'de) "true"yu değişik bir şekilde söylüyor.bu bir yöntem mi ve adı var mı? yoksa kelimenin ingilizcede söylenmesiyle alakalı bir şey mi?
youtu.be

"This much is true" derken (01.12'de) "true"yu değişik bir şekilde söylüyor.
bu bir yöntem mi ve adı var mı? yoksa kelimenin ingilizcede söylenmesiyle alakalı bir şey mi?
0
tabudeviren
(14.08.18)
dedim dedim de kime dedim
(14.08.18)
(6)

sifir tl ile startup kurulabilir mi?

Leonardo~Da~Vinci
ise yarayacagini dusundugum guzel bir is fikrim var. 3d sektoru ile alakali. beni de belki secerler umuduyla turkiye'deki iyi kulucka merkezlerinin hepsine basvurdum. her biri cesitli gerekcelerle reddetti. bazilari red cevabi bile yollamadi. biri de yap sonra gel bize basvur dedi.isin ozu, meteliks
ise yarayacagini dusundugum guzel bir is fikrim var. 3d sektoru ile alakali. beni de belki secerler umuduyla turkiye'deki iyi kulucka merkezlerinin hepsine basvurdum. her biri cesitli gerekcelerle reddetti. bazilari red cevabi bile yollamadi. biri de yap sonra gel bize basvur dedi.

isin ozu, meteliksizim. universiteyi daha bitirmedim, bu fikrin gercege donusturmek icin teknik bilgim yok. ekibim yok. ama tum bunlardan onemlisi tutkum var. ayrica bu yolda her seyi ogrendikten sonra baslamak bir anlam ifade etmiyor. bu oyle bir sey degil. her sey yolda ogrenirsin. bu yolda hata yapmak ya da zarar etmek, hatadan ders alip yola devam etmek, omur boyu ogrenmek vardir.
bazen acaba cok mu hollywood'un etkisinde kalmisim diyorum kendime. steve jobs'in filmi, zukerbergin filmi derken uctum sanki. tabii ki onlara ozenmiyorum. ben sadece bu isi yapmak istiyorum, bu urunu yaratacak insanlarla beraber calismak istiyorum. hayal edilen urunu insanlarin hayatina sokan ekipte olmak bana kendimi iyi hissettiriyor. yasiyor gibi hissediyor oluyorum.

her ulkenin bir ekosistemi var. turkiye gibi bir yer ile usa veya avrupa ekosistemleri apayri. hedefledigim seviyeye ulasmak, turkiye ekosistemi icinde olmayacak gibi de gorunuyor. yani turkiye'de bir kere cesitlilik yok. cesitlilik bir sirketin olmazsa olmazidir. abd veya avrupa'da turlu turlu milletten basarili muhendis ya da calisan bulunur ama turkiye'de bulunmaz. gelmezler zaten. her bir milletten bir calisma arkadasi varolan probleme farkli bir acidan bakar, farkli cozum uretir her biri ve bir cozum yerine 100 turlu cozumler gelistirirsiniz.
tabii bir insan sevdigi isi bulundugu yer neresi ise orada da yapabilme kabiliyetindedir. bu boyledir ama hedefledigin boya ulasma noktasinda bana gore turkiye ekosistemi eksik.

universite okumayi sanirim kendim icin bos buluyorum. mezun olup gidip bir sirkette calismak beni kesinlikle mutlu etmeyecek. istedigim hayat bu degil. bunun farkettim. bana gore degil duzenli ve garantili hayat. ama bunu aileme de soyleyemiyorum. soylersem bana desteklerini keserler, kyk borcu+askerlik problemi ile ortada kalirim.

bir taraftan kalbim tutkunu takip et diyor; diger taraftan universiteni bitir goze batma diyor. ne yapacagim konusunda bir fikrim yok. bana tavsiyelerde bulunur musunuz? ulkeyi terketmek de olabilir.(o ulkede bir halt edemeyenler ulkeden gocer evet o kisi de ben oluyorum) ama ulkeyi nasil terk ederim. ustelik ingilizcem intermediate. cebimde 5 kurus yok. bankadan girisimcilik kredisi mi ceksem ne yapsam?
faizler de fahis onlarin.. bana bi yol gosterir misiniz? kizin, firca atin, eksiklerimi soyleyin. yerden yere vurun. serbest her sey. tesekkur ediyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(14.08.18)
Meteliksizsin ama bu parasız olmandan kaynaklanmıyor. Elinde fikrin dışında hiç bir şeyin olmamasından kaynaklanıyor. Sadece fikrin hiç bir değeri yok. Execution yoksa kimseden sana yardımcı olmasını bekleme. Ennnn kötü ihtimalle bir prototip göstermen lazım dostum.
0
roket adam
(14.08.18)
Sifir tl'ye ask olmaz ama is olur.

Fikir, business model, market research satarsin 2000-3000tl ye oradan yurursun.
0
dedim dedim de kime dedim
(14.08.18)
Sadece fikrin bir değeri yok.

-Çalışan bir prototip yapman şart.

-Sunum yapabilsen çok daha iyi olur.

-Ayrıca mutlaka ayakları yere basan iyi bir plan sunman gerek.

Steve jobs da Zuckerberg de iyi prototiplere ve planlara sahiptiler.

Ondan sonra gerekli yerlere erişebilmek, gerekli bağlantıları kurmak, gerekli kişileri ikna etmek... yani sosyal beceriler de oldukça önemli.
0
idexo
(14.08.18)
aslında sorunun temeli teknik bilgin olmaması. yani fikir tek başına bir anlam ifade etmiyor diğer arkadaşların da dediği gibi.

fikrin her ne ise, teknik yetkinliğin olmadığı için, gerçekleştirilebilir olup olmadığı hakkında da fikrin yok muhtemelen. bu hali ile fikrin yatırıma değer görünmüyor demek ki. genelde, "dahice bir fikrim var ama kimse anlamıyor" düşüncesine kapılıyor insanlar. bu bence büyük hata.

bir iş fikrinin yatırıma değer olabilmesi için bir çok adımı tamamlaması, kısa, orta ve uzun vade planlarını ortaya koyması, business modelini ortaya koyması, nasıl para yapacağını (monetizattion), para yaparken hangi maliyetlere katlanacağını oraya net olarak koyması gerekiyor. bunun yanı sıra elbette yapmak istediğin işin teknik yönü ne? bunu gerçekleştirbilecek misin?

bu girişimcilik işlerinde, "benim bi fikrim var, birileri para koysun, birileri de hayata geçirsin, ben de paramı alayım" şeklinde olmuyor. yatırım yapacak insanlar bu fikrin belirli bir olgunluğa geldiğini görmek istiyor.

bu start-up işlerinin bu kadar popüler olmasının nedenleri var. büyük firmalar ciddi start-up meet-up etkinlikleri düzenliyor, destekler veriyor, ödüller dağıtıyor vs. firmalar artık ürün odaklı ar-ge yatırımlarınıdan doğan riski minimize etme derdindeler. ar-ge için ayrıcağı masrafın 10'da 1'ini start-uplar için dağıtıyor ve büyük firmalar için artık bu işi girişimciler yapıyor. batanlar batıyor, çıkanları kendi bünyesine katıyorlar. tüm risk girişimcilerin ve bu işi çok güzel paketleyip sunuyorlar.

şimdi sen diyorsun ki, benim bi fikrim var bu işi teknik olarak yapıp yamayacağım da belli değil, sermayem de yok. en iyisi ben hiç riske girmeyeyeim, yatırımcı girsin.

bence, bir iş fikrini hayata geçirecek tekinik bilgi ve becerin yoksa, yeterli sermaye'ye sahip de olsan o işe girmemelisin. bir esnaf sözü vardır, "çıraklığını yapmadığın işin patronu olma" derler. bu hala çok geçerli bir öğüttür.

özetle, iş fikrinin olması güzel birşey ama tek başına anlamlı değil. olunlaştırmalı ve geliştirmelisin bu fikirleri. yatırım almak istiyorsan, sahibi olduğun fikrin ayaklarının yere bastığını, hayata geçebilir olduğunu, sana yapacağı yatırımın ne kadar sonra kendine kar olarak döneceğini göstermelisin...

başarılar.
0
coder6006
(15.08.18)
sevgili @coder6006, teknik bilgi kismini abartmissiniz. size bu konuda katilmiyorum. hicbir harika is tek basina yapilmaz. harika isler ekip isleridir. bu ekipte de turlu turlu insan vardir. teknik olan da olmayan da isi yuruten de. richard branson denen herifi dusun. adamin uzaya gonderdigi uzay araclari var. uzay turizmi yapacak. roket muhendisi mi? hayir. teknik bilgisi var mi? hayir. sadece bu iste gelecek oldugunu gordu. ve bu isi gercege donusturebilecek yetkinlikte insani bir araya getirip beraber bir ekip kurdu. ve yapti, yapiyor. hyperloop projesi de ayni sekilde.
bu yuzden teknik bilgi kismindan ziyade isi bir butun olarak gormek, isin anlamina odaklanmak ve tutkulu olmak. bunlar kesinlikte teknk bilgiden kat kat degerli. insanlari bir araya getirebilme becerisi de oldukca muhim.

ayrica bu alanda her sey yolda ogrenilir. isin en heyecanli kismi da budur. yukarida da belirttigim gibi. 4 4'luk olduktan sonra bir ise baslamayi dusunmek, yasamayi ertelemek demektir. bunun da bir anlami yok.
0
🌸Leonardo~Da~Vinci
(15.08.18)
@Leonardo, sanırım doğru ifade edemedim. teknik bilgi vurgusunu, girşimcinin oturup kendi başına herşeyi yapması için söylemedim elbette.

iş yaşamında elbette takım oyunu önemli ve günümüzde neredeyse hiç bir iş tek başına sağlıklı bir şekilde yürütülemez. farklı uzmanlıklar, farklı bakış açıları ve iş gücü kapasitesi önemli parametreler.

ancak dikkat çekmek istediğim konu, girişimcinin giriştiği konuya hakim olması gerekliliği.

bir iş fikrimiz olsun ve bunu hayata geçirmek için IT alanından yararlanmamız gerktiğini varsayalım. işte bir mobil uygulama üzerinden kullanıcıların not tutacağı bir uygulama fikrimiz var ve kimsenin aklına gelmemiş olsun.

bu fikri, daha önce IT projesi yapmamış birisi nasıl hayata geçirebilir? IT işlerinden anlayan birilerini bulup fikrimizi onlara yaptırmak bir yöntem olarabilir.

Ancak doğru kişileri bulmak, doğru teknoloji ve araçların kullanıldığından emin olmak, kurulan altyapının, geliştirilen uygulamaların vermek istediğin hizmetin hedefleri doğrultusunda büyümeye / ölçeklemeye uygun olması, projenin ne zaman biteceği, hangi işin ne kadar zaman süreceği gibi alınması gereken kararlar gibi binlerce sayabileceğim parametre var.

Gerekli teknik bilgiye sahip olmak demek, o projenin / işin başlangıcından sonlanmasına kadar ki süreçte ne yapacağını bilmek (kapsam), katlanacağı maliyetleri öngörebilmek, buna göre riski yönetebilmek demek.

yukarıda bahsettiklerimi, teknik bilgiye sahip olmadan yapabilen, yönteci vasfı yüksek insanlar yok mu? yani günümüz şartlarında zor. yöneticilik artık general business administration'dan geçmiyor malesef. teknik alanlar için daha çok engineering management yetileri öne çıkıyor. Özellikle start-uplarda bu ruh fazlasıyla ön plana çıkıyor. Branson girişimci ruhu olan, teknik konulara da bulaşmış ciddi bir sermayedar ve iş adamı. adamın işi bu. kaç farklı alanda, kaç farklı sektörde binlerce insanla çalışmış bir isimden bahsediyoruz.

sanırım bir ortaklık sizin için daha iyi bir çözüm olabilir. Yani iş fikrinizi paylaşabileceğiniz teknik bir kaç insanla hisse bazlı anlaşıp ortaya bir prototip koyup, iş modelini vs. net bir şekilde çıkarıp capital venture arayışına girebilir, eğer bir yatırımcıyı ikna edebilirseniz onunla da toplam hissenin belirli bir yüzdesi için anlaşabilirsiniz.

kolay gelsin.
0
coder6006
(15.08.18)
(8)

dolar alan halka kızmak

ocanal
max 10bin - 100 bin hadi bilemedim 300 bin tl'sini erimesin diye dolara çevirenlere neden kızıyorlar, bu insanların yatırımlarının toplamı döviz alım/satım hacminin ne kadarına tekabül eder?
max 10bin - 100 bin hadi bilemedim 300 bin tl'sini erimesin diye dolara çevirenlere neden kızıyorlar, bu insanların yatırımlarının toplamı döviz alım/satım hacminin ne kadarına tekabül eder?
0
ocanal
(13.08.18)
Rakam veremeyeceğim ama çok çok azına.

Çok büyük oyuncular var, yatırım ortaklıkları, devasa fonlar, hayvani servetleri yönetenler... Biz onların yanında karıncayız abi filler çok yukarılarda.

Mayıs'ta da yastık altındakileri bozdurun denilmişti, millet şovunu yaptı ama ne oldu kaç kuruş düştü dolar? Düşmedi. Şu an da senin benim sattığım dolarla düşmeyecek çok net. (Yatırım Tavsiyesi Değildir)
0
an engineer
(13.08.18)
Toplumun beklentileri genele yayilinca belki dise dokunur bir hacim olusuyordur, bilemiyorum, ancak bana ekonomi politikasini halkin toplu hareketine endekslemek cok sacma geliyor. Hadi diyelim ki halk gercekten tarihte esi benzeri gorulmemis bir organizasyon becerisi gosterdi ve dolar satti. Eee, ne olacak, dolar 7 liradan 6 liraya dusunce butun sorunlarimiz mi cozulecek?
0
salihdt
(13.08.18)
hedef şaşırtma, suçlu yaratarak sorumluluktan kaçınma vs hep aynı şeyler yıllardır.
0
n62
(13.08.18)
ya şimdi halan olmasın iş bankası GM'i sanırım 100milyar dolar dedi milletin bankadaki parasına.
sorun şu ki bu panik olarak gelen al sat işlemleri doları hareketlendiriyor ve o hareketlilik diğer insanları panik haline geçiriyor böylece hareketlilik hiç dinmiyor buradan büyük oyuncular anlık al sat işlemleri ile para kazanıyorlar sonuçta tl değer kaybediyor.

o sebeple panik yapma sakin ol paran tl'de kalsın dolar hareketlenmesi demek istiyorlar ama tabi dolar iki kat artmış kim dinler yalova kaymakamını. 5000tl'lik laptop olmuş 10.000tl 35.000tl'lik motor olmuş 91.000tl
0
dedim dedim de kime dedim
(13.08.18)
Hiç, sıfır.
0
gozu acik sevisen yahudi
(13.08.18)
idexo
(13.08.18)
kizabilirler, ifade ozgurlugu var ama kimseyi dinlemiyorum.

dolara talep atiyor, fiyati yukseliyor ondan kiziyorlar. ama kizarak piyasaya mudahale edilmez bildigim kadariyla, ise yaramiyor cunku.
0
Leonardo~Da~Vinci
(13.08.18)
her koyun kendi bacağından asılır. serbest piyasa varsa kimse kimseye kızamaz, aksine bahsettiğin tepkiler döviz kurlarının artmasına bile sebep olur.

bir de yarın sen sermayenin değerini koruyamadığında, sana kızanlar "mal mıymış bu, neden almamış ki" diyecekler.
0
malheiros
(13.08.18)
(1)

BDDK swap işlemlerine sınır getirdi

binder dandet
bddk'nın sitesinden bakıp ne anlama gelebileceğini söyleyecek olan var mı?ps: beyler pozisyon alın bir cisim yaklaşıyor
bddk'nın sitesinden bakıp ne anlama gelebileceğini söyleyecek olan var mı?


ps: beyler pozisyon alın bir cisim yaklaşıyor
0
binder dandet
(13.08.18)
twitter.com

yani almanya'dan hans, hollanda'dan emily, kore'den won abi birleşip evleri gösterip tr'den kredi çekiyorlar diyelim 1.000.000TL sonra aynı gün bunu dolara basıyorlar dolar %20 artınca 1.200.000' TL olarak satıp krediyi ödeyip kar ile geri dönüyorlar.

buna devlet yohh artık dedi.
0
dedim dedim de kime dedim
(13.08.18)
(23)

Kardeşimin dayanamadığım hareketleri

ya ben lan neyse
21 yaşında erkek kardeşim var.artık bazı hareketlerine tahammül edemiyorum.kesinlikle bir odayı terk ettiğinde televizyonu ve lambayı kapatmıyor.yıkandıktan sonra 2 saat bazen bütün gece bornozla oturup kuruduktan sonra neredeyse -oturma odası ya da yatak odası- bornozunu oraya bırakıyor.yemek beğen
21 yaşında erkek kardeşim var.

artık bazı hareketlerine tahammül edemiyorum.

kesinlikle bir odayı terk ettiğinde televizyonu ve lambayı kapatmıyor.

yıkandıktan sonra 2 saat bazen bütün gece bornozla oturup kuruduktan sonra neredeyse -oturma odası ya da yatak odası- bornozunu oraya bırakıyor.

yemek beğenmediği zaman canı ne isterse onu pişirip yedikten sonra dağıttıklarını ve sofrayı olduğu gibi bırakıyor. sucuk varsa kesinlikle o yiyor. yemek beğenmediğinde sucuk varsa mutlaka sucuklu yumurta yapıyor.

etli kuru fasülye yapılsa tencerenin başına geçip etlerin hepsini yiyor ve çekiliyor.

hayvan gibi domatesi ikiye bölüp bir defa ısırıp masada bırakıp gidiyor.

evde atıyorum nutella mı alınmış? onu çıkarıp dilediği kadar yiyor. çoğu zaman bitiriyor kimseyi düşünmüyor.

6'lı soda alıyor babam midesi için. hepsini bu içiyor.

birkaç defa muhabbet kuşu aldı, bakıcam deyip hiç bakmadı. kuşu başkasına verene kadar bütün bakımını annem yaptı.

(derdim maddi değil. iki yıldır et yemiyorum. nutella hayatta yemem. evde günde ortalama yarım öğün bile yemiyorum zaten. derdim bunun bu halleri...)

el işiyle uğraşıp taş dizmiş geçen. işi bittiğinde olduğu gibi mutfak masasında bırakıp gitmiş. işini tamamlamaması bir yana dağıttığı olduğu gibi ortada.

hayatımda yatağını odasını topladığını görmedim. annem toplamasa yıllarca toplamaz. yatmadan önce çekirdek çitleyip odasındaki komodinin üstüne bırakıyor. portakal-şeker kabuklarını bırakıyor. kimse ellemese bu çöpler yıllarca komodinin üstünde bekliyor. çıkardığı elbiselerini nerede çıkardıysa oraya bırakıyor.

ya inanır mısınız sıçtıktan sonra sifonu çekmiyor ya. soruyorum "unuttum" diyor.

bazen bu durumları güzellikle konuşmak istiyorum, "beni darlama" diyor. ısrar edersen "sikecem amına koyim" diye bağırıp duvarları yumrukluyor. elindekini fırlatıyor.

ben kahroluyorum şu durumlara. yok mu bir çaresi? anam ezik zaten. onu da bastırmış. istediğini yaptırıyor. babam ben kendimi bildim bileli alakasız. ne olsa görmezden geliyor. tek derdi uyumak.

bir ahlaksızlığı yok, çok merhametlidir, dürüsttür, sevdiği işte beceriklidir vs. hep bu cahil - korkak annem ve babalıktan zerre nasiplenememiş babam yüzünden bu böyle oldu.

halihazırda depresyon ve panik atak yüzünden antidepresan kullanıyor ama bu iki belirti de tamamen bitti.

bu çocuk yarın baba olacak, topluma karışacak.

ben ne yapayım, kime danışayım, çok endişeliyim.
0
ya ben lan neyse
(12.08.18)
az önce klasik türk erkeğini ve ailesini tarif ettiniz,

şimdi reklamlar...
0
dedim dedim de kime dedim
(12.08.18)
hocam yıllarca yurtlarda kaldım, şehir dışında ailemden uzak 11 yıl yaşadım. böyle bir örnek görmedim.
0
🌸ya ben lan neyse
(12.08.18)
Üniversite okudu mu? Okuyup da hala böyle ise durum vahim. Okumadıysa yine vahim ama aile yapımız maalesef böyle. Çoğu insanı üniversite ve askerlik törpülüyor.
Çözüm önerisi gelmiyor aklıma. Profesyonel yardım olabilir ama her durumda da psikolog Önermek ne kadar doğru bilmiyorum
0
mezarkabul
(12.08.18)
Korkunç. Yarın öbür gün evlense de değişmez ki. Karakteri olmuş artık.

Türk erkekleri böyle demiyorum benim babam asla böyle biri değil. Yetiştirilme ile de alakası yok. Yapi ve karakter meselesi.
Yazik vallahi bunu sevecek olan kadına.
0
damla sakızlı dondurma
(12.08.18)
bu yazdıklarına yakın 100 erkek arkadaşımı örnek gösterebilirim malesef bunlar kalıp geliyor... anaları arkalarından toplamaya alışkın oldukları için.
0
aydogank
(12.08.18)
tam bir klasik türk erkeği, bu saatten sonra yapılacak pek bir şey yok. allah evleneceği kadına sabır versin.
0
tabirimekruh
(12.08.18)
yanlış anlamayın ama evlerden ırak,

sevgilim olsa ayrılırım, kocam olsa boşarım. nasıl bir davranış modeli bu. tamamen katlanılmaz. sifon çekmemek nedir ya. yeterince iyi terbiye almamış olsa gerek.

aynını benim çalıştığım şirkette geçen çevirmen bi kadın yaptı, bayağı 40 lı yaşlarda kadın sıçtığı gibi bırakmış tuvaleti yaygara çıkarttım ofiste bu ne tuvalet eğitimi almıyor musunuz diye. birinin fena bir şekilde onu uyarması lazım. yoksa böyle devam eder.
0
buiret
(12.08.18)
Abovvv, ne fena imis. Buyuklerimiz boyle durumlarda "Askere gitsin, duzelir" ya da "Ise baslasin, duzelir" derler.

Alakasiz bir ornekten donecegim buraya geri. Calistigim okulda bir hoca vardi, bazi konularda onunla ilgili sorunlar yasiyorduk bolumcek. Kendisi benim de danisman hocamdi, arkadaslar bana "Hocana soyle, boyle boyle yapmasin" derlerdi ama ben onun alti olarak ona bir sey soyleyecek yetkide, geri besleme yapacak hiyerarside degildim. O capta bir seyi ancak kendinin bir iki kademe ustundeki hocalar soylese dikkate alir, obur turlu "Dunku cocuktan akil mi ogrenecegim" derdi. Senin kardesine bir sey soylemen de ayni sekilde "dunku cocuk" gibi kaciyordur. Ustteki kisiler, aile buyukleri duruma mudahale etmiyorsa, zaten sallamaz. Anne baba sallamiyorsa, o da sallamaz. Onlar yapmiyorsa, bir sure sizde kalacak ve saydigi baska bir aile buyugunun uyarisini belki dikkate alabilir.

Terapiste gitse tabii ki ne guzel olur da, o daha ortada sorun goremiyorken nasil olur bilmiyorum. Depresyon ve panik atak belirtileri gostermemesi henuz iyilestigi anlamina gelmeyebilir. Bu tarz hareketler hapin, hastaligin yan etkileri olabilir. Bu nedenle terapiste yonlendirebilirsiniz belki.
0
aychovsky
(12.08.18)
Küfür ederek duvar yumruklaması hariç abartılacak birşey yok.

21 yaşında adam yatağını toplayıp toplamayacağını sana mı soracak?
0
owaki
(12.08.18)
Ben daginikligin zamanla duzelecegine inaniyorum. Annesine, kardesine yaptigi tafrayi esine yapabilecegini sanmiyorum. Cekmez kimae cunki..
Bence asil ensiselenilmesi gereken, bencilligi. En yakinlarini dahi dusunmeyip yeme icme konusunda bencillik yapan diger, henuz farkedemediginiz pek cok konuda kalbinizi kirar sizi uzer diye dusunuyor, hazirlikli olmanizi tabsiye ediyorum.
0
trejemu
(12.08.18)
askere gitmesi gerek. bu yorumu bir psikolog olarak yapıyorum.
0
a darkness coming
(12.08.18)
askere ne zaman gidiyor?
0
silver apple
(12.08.18)
1995'den sonra doğanlarda böyle bir durum var. Asıl bomba 2000'lerde doğanlarda. Ailede biraz da para varsa çok bomba bir nesil geliyor.
Işık üniversitesinde okuyup staj yaptığı yerde kapısında lojistik müdürü yazan insana "ee anlatır mısın nasıl muhasebe müdürü oldun" diye soran nesli gördü bu gözler.
ben çok endişeliyim ve kendi çocuğumu kendisine sorumluluk yükleyerek yetiştirmeye çalışıyorum.
çocuklarınızı el bebek gül bebek yetiştirmeyin. hayata gerçekten geç adapte olmalarını sağlıyorsunuz.
0
ozdek
(13.08.18)
Valla size zarar verecek ugrastikca o kısmını da hesaba katın. Hem anne hem babadan kalan boşluğu tek kişi tamamlayamazsiniz, doğrusu buna uğraşmak hem sizi hem onu tahrip eder. Psikolojik danışmanlık terapi falan da alsa zaten ilk gündem yine bu olacak, anne baba değişmediği sürece olmaz o iş. Ki zaten size verdiği tepkilerden yola çıkarak böyle bir şeyin teklifine de "skecem amk ben deli değilim" falan der herhalde.

Olursa nasıl olur, burnu surterse değişir, onu değişmeye mecbur bırakacak şeylerle karşılaşırsa. garanti değil çünkü anne baba tutumları aynı kalmaya devam edecek.

sizin yapabileceğiniz ya kavga ede ede degistireceksiniz, ya anne babanın mümkünse bu durumun vahametini inanmalarini sağlayacaksınız.
0
dafaisss
(13.08.18)
yorumlara çok şaşırdım. kendim de dahil olmak üzere çevremde hiç bu kadar dağınık,sorumsuz bir erkek görmedim en azından bu aşamada olanını. bakın az demiyorum hiç görmedim diyorum.

bence çok büyük bir sorun. psikolojik destek olabilir ikna edilirse ve durumlar müsaitse.
0
biravekahve
(13.08.18)
Bu kadar insanla aynı fikirde olmam beni çok şaşırttı. Evet kardeşiniz bana da anne ve baba tarafından şımartılmış tipik Türk erkeğini hatırlatıyor. Yani ülkenin yarısı bunlardan oluşuyor aslında.
0
Traveller
(13.08.18)
oncelikle duyurunu silmezsen cok sevinirim, belki bir uzman gorus yazar biz de faydslaniriz.

ben buna cok benzer bir insanla hayati paylasiyorum. baslarda senin gibi cok ofkeleniyordum, bu ne bencillik, bu ne israf diye. cunku asla bir tabak yemegini tamamen bitirdigini gormemisimdir. hic para yokken disarda yer onun da yarisini yemez vs. hatta baya duyuru da actim ama farkedebilir diye sildim. ben bunun cocukluk/bebeklik cagindaki ilgisizlikten kaynaklandigina, bu kisilerin kendi oz degerlerinin dusuklugune karsi gelistirdigi savunma mekanizmasi olduguna inaniyorum yeterince tanidiktan sonra.
umarim daha yetkili biri bisiyler karalar:)
0
art vandaley
(13.08.18)
dövdür.

edit: tik atmamıssın ama ciddi söylemistim. ailesine, ailesindeki büyüklere karşı bu kadar saygısız tutum gözleyen insanlara çevreisndekiler ne kadar iyi niyetle yaklaşırsa yaklaşsın, olumlu sonuç doğurduğunu hiç görmedim. ailemde örnekleri var. eskilerin "askerde düzelir" demesinin sebebi ne sanıyorsun? hem zora geleceği, hem de belki hayatında ilk defa dayak yiyeceği için
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.08.18)
bu hareketler öyle şımarıklık veya gecikmiş ergenlik değil. ciddi bir kontrolden geçmesini tavsiye ederim. anne baba tavrı ile de gelişecek durumlar değil. görünen o ki kardeşiniz empati yeteneğinden çok uzak.
0
orpheus
(13.08.18)
tembellik ve bencillik aşırı aslan oğlum pohpohu ile birleşince böyle oluyor. az biraz eli yüzü de düzgünse, ağzı da laf yapıyorsa kızlar çok sever böyle tipleri, evlenene kadar tabi.
0
hasmetizm 2046
(13.08.18)
arkadaşlar size bütün samimiyetimle söylüyorum "aslan oğlum." olayı olmadı. babamın bir gün kafasını okşadığını görmedim. bu çocuğa küçükken harçlık bile vermezdi babam. -hala vermiyor- hep büyüklerinin eskilerini giyerek büyüdü. öyle istedikleri alınan bir çocuk değildi. annem de aslan oğlumculuk yapmadı. ama annemin sürekli arkasını topladığı vakidir.

13 yaşından beri tatillerde farklı işlerde çalıştı. bazılarından kavga edip ayrıldı. sosyal yönü de zayıf. 3 tane sürekli görüştüğü arkadaşı var.
0
🌸ya ben lan neyse
(13.08.18)
"kucuklugunde kendi basina bir seyler basarmasinin onune gecildi mi? gecildiyse bu durum ozguvenini ne kadar olumsuz etkiledi?"

nobody'nin bu soruları önemli bence, çocuğa harçlık verilmemesi sevgi gösterilmemesi de şu anda ben zamanında sizden ne gördüm ki benden ne bekliyorsunuz şeklinde davranmasına sebep veriyor olabilir.
mesela ben bisiklet istediğim için çok ciddi bir şekilde dayak yemiştim ve maalesef onun kinini hala güdüyorum, davranışlarıma yansıtmıyorum ama hala o günleri düşünüyorum hesaplaşıyorum. Nobody'nin sorusunun önemli dememin sebebi + olarak başarabileceğim bazı şeylerin de önüne geçtiklerini düşünüyorum, kendi çabamla iyi bir eğitim alma şansına erişmeseydim, bugün pek de düzgün birisi olmayacağıma eminim.
0
atom karincanin torunu
(13.08.18)
@nobody: bunu bilemiyorum. 6-7 yaşından beri görüştüğü bir arkadaşı var. yangın çıkarp annesine sokak ortasında o.ospu diye bağıran, babası kendilerini terketmiş bir çocuktu. ne yaptıysak ayıramadık. ayırdığımızda kapıya gelip ağlıyordu. ondan çok şey kaptı bu kesin.
0
🌸ya ben lan neyse
(13.08.18)
(2)

allsaints istanbul

dedim dedim de kime dedim
allsaints ürünlerini satan butik yerler var mı?beyoğlu çarşısında var. direk çakma sadece armasını basmışlar,galata'da gördüm ama onlarda beyoğlu'nun aynısı neredeyse kumaşı hiç farklı değil.akmerkez wepublic ve beymen'lerde var ama 200-250tl arası tshirtler.Besiktas kadıköy geziyorum ama bulamadım.
allsaints ürünlerini satan butik yerler var mı?

beyoğlu çarşısında var. direk çakma sadece armasını basmışlar,
galata'da gördüm ama onlarda beyoğlu'nun aynısı neredeyse kumaşı hiç farklı değil.
akmerkez wepublic ve beymen'lerde var ama 200-250tl arası tshirtler.

Besiktas kadıköy geziyorum ama bulamadım. Var mı bilen duyan?
0
dedim dedim de kime dedim
(10.08.18)
www.beymen.com

şu dönemde beymen.com da indirimli.
0
slava
(10.08.18)
Beden yok orada :(
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(10.08.18)
(5)

kedi icin pasta tarifi

siyah noktali film
efendim, dolarin sonsuzluga kostugu su gunlerde her seyden habersiz piremses kedime bir surpriz yapmak ve piremsesliginin seviyesini artirmak istiyorum; lakin internette kedilerin yemesinde sakinca bulunmayacak sekilde hazirlanan pasta tarifi bulamadim. Bir el atin da bari kedim mutlu olsun. Var mi
efendim, dolarin sonsuzluga kostugu su gunlerde her seyden habersiz piremses kedime bir surpriz yapmak ve piremsesliginin seviyesini artirmak istiyorum; lakin internette kedilerin yemesinde sakinca bulunmayacak sekilde hazirlanan pasta tarifi bulamadim. Bir el atin da bari kedim mutlu olsun. Var mi bildiginiz bir kedi pastasi tarifi?
0
siyah noktali film
(10.08.18)
ofelia
(10.08.18)
benim kedicim tavuk göğsünü falan çok seviyor( tatlı olan), üzerine de şeftali püresi yapılabilir.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(10.08.18)
valla insanın kedi olası geliyor.

bir kek yapanım bile yok,
anlıyor musun?
hadi, gülümse.
0
dedim dedim de kime dedim
(10.08.18)
@ofelia tesekkur ederim. Videoda izlediklerim birkac fikir edinmemi de sagladi.

@yuvarlanantencereninkapagi kedilerin sekerli gidalar tuketmemeleri gerekiyor. Seker onlara bizden cok daha fazla zararli.

@dedim dedim de kime dedim uzulme, 3 yil oncesine kadar kedimin de pasta yapan kimsesi yoktu. Belki ilerleyen zamanlarda sana kekler yapacak birilerini tanirsin.
0
🌸siyah noktali film
(10.08.18)
Ben doğum günü pastası yapmıştım. Bir katı tavuklu ciğerli, arada kıtır ödül maması, üstüne de sardalya kaplamıştım. Tonbalıklı ve hindi fümeli de olur. Bir gün yiyecek zaten.
0
Lim5
(10.08.18)
(12)

Bir biyoloji öğretmeni şunu bilmez mi?

ya ben lan neyse
5. sınıf fen bilgisi dersine giren esasen biyoloji öğretmenine 5. sınıf çocukları "altın nasıl oluşur?" diye soruyor.kadın "yerden çıkarılıyor, işleniyor bla bla" anlatıyor.çocuk "yıldızlarda oluşmuyor mu? (türkçe öğretmeni söylemiş)" diye soruyorkadın "o kadarını bilmiyorum." diye cevap veriyor.bu
5. sınıf fen bilgisi dersine giren esasen biyoloji öğretmenine 5. sınıf çocukları "altın nasıl oluşur?" diye soruyor.

kadın "yerden çıkarılıyor, işleniyor bla bla" anlatıyor.

çocuk "yıldızlarda oluşmuyor mu? (türkçe öğretmeni söylemiş)" diye soruyor

kadın "o kadarını bilmiyorum." diye cevap veriyor.

bu öğretmenin en azından altının yıldız içinde oluştuğunu bilmesi gerekmez miydi?

hadi ünv.de görmedin lisede de mi göstermediler?

yargılamıyorum. size de ne düşündüğünüzü sormak istedim. öğretmenlere karşı bir nefretim yok.
0
ya ben lan neyse
(09.08.18)
Bilmeyebilir.

Evrenin oluşumuna dair bir Ted konuşması dinlemiştim. O ana kadar elementlerin nasıl oluştuğunu hiç düşünmemiştim bile.

Yıldızlara altın nereden gelmiş biliyor musun?

www.ted.com
0
idexo
(09.08.18)
Uçmuşsunuz siz kusura bakmayın. 5. sınıfta biyoloji dersi olamaz. Fen bilgisi dersidir. Böyle bir detayı sormaya çocuğun da hakkı yok öğretmenin de bilmeye imkanı ve ihtiyacı yok. Saçma sapan şeylerle kafa yoruyorsunuz.
0
redskull
(09.08.18)
Biyolog ne anlar fizikten? Çok normal.

Altın yıldızlarda öyle normal biçimde de oluşmaz. Supernova şeklinde infilak edince yıldız o şok dalgası ile oluşur ancak. Nerden bilsin sıradan dandik bir öğretmen kozmolojik fenomenleri. Eğitim Fakültesi diyorsun.
0
bos gezenin bos ustasi
(09.08.18)
Bilmeyebilir ama öğrenip ertesi derste çocuklara açıklayıcı bi şekilde anlatabilirse yeter sonraki dönem öğrencilerinden böyle bir soru gelirse de bilmiş olur eğitimcilik budur.
0
lansta
(09.08.18)
Bilmemesi normal, bilmesi istisna olur. Ayrıca bilmediğini belirttiği için de takdir edilesidir.
0
idonthaveatvset
(09.08.18)
Biyoloji ogretmeniyim ve bilmiyordum, simdi ogrendim
0
balpolen
(09.08.18)
ben yıldızım ben de şimdi öğrendim.
0
dedim dedim de kime dedim
(09.08.18)
ben altınım, selanik göçmeni olduğumuzu sanıyordum; üzdün...
0
Bruce
(09.08.18)
Bilmemesi normal ama "Ben bilmiyorum" deyip kestirip atmasi anormal! Tam ogrenme, sorgulama yasindaki cocuklarin merakini koreltiyorlar boyle boyle. Arastrip geri donmeliydi cocuga.
0
superfluid
(09.08.18)
Bilmemesi normal
0
basond
(09.08.18)
@redskull: kardeş ben de fen bilgisi yazdım.

iyi de sayın hocalarım. bir biyoloji öğretmeni "bu canlılar karbon bazlı. içindeki kalsiyum, demir, magnezyum. nerden geldi acaba? canlılık nasıl başladı?" sorusunun cevabını arasa altının yanıtını da bulur diye düşünüyorum.

eğitim fakültesi değil fef mezunu.
0
🌸ya ben lan neyse
(09.08.18)
Hadi üniversitede görmedin lisede de mi görmedin demek biraz haksızlık bence. Lisede öğrendiğimiz bilgilerin ne kadarını hatırlıyoruz? Yanlış bir cevap vermesindense bilmiyorum demesi daha olmuş. Araştırıp geri dönebilir +1
0
thewhitewolf
(09.08.18)
(15)

Ölen birinin İphone’una nasıl girilir?

diyojenimtırak
Eşi iphone bayisine gitmiş ama uluslararası anlaşmalar yok fbi yok bilmem ne yapamıyoruz gibi bi cevap almış. Ama eşi telefondaki anılarına ulaşmak istiyor. Yok mu bi yolu?
Eşi iphone bayisine gitmiş ama uluslararası anlaşmalar yok fbi yok bilmem ne yapamıyoruz gibi bi cevap almış. Ama eşi telefondaki anılarına ulaşmak istiyor.

Yok mu bi yolu?
0
diyojenimtırak
(08.08.18)
bence eşler bu gibi durumlar için birbirlerinin telefonlarına en az 1 parmak izi tanımlamalılar.
0
paudi
(08.08.18)
eger sifresini bilmiyorsaniz yok gibi birsey. FBI bir teroristin iPhone'unu ele geciriyor, onlar bile kac aylik calisma sonunda telefonu hacklemeyi basairyorlar. eger FBI gibi kaynaklariniz varsa olabilir. yoksa sifre sart.
0
crucio
(08.08.18)
paudi, bu durumlar için dediğin öldükten sonra eşimin telefonumu açmasıysa. açmasın.
özel hayat falan, very kezban moves my friend
0
liriamer
(09.08.18)
Ben ölsem iPhone çöpe mi gidecek yani? Hayır şunu merak ediyorum kullanıcı adım dışında bir şekilde iPhone'dan yararlanmayacaklar mı? Benim anılarıma ulaşmasınlar da iPhone da boşuna çöpe gitmesin. İpad'im de var. Ona da şifre koymayayım madem öyleyse yazık günah.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(09.08.18)
@kırmızıayakkabılıgargamel telefonu bilgisayar baglayip formatlayabilirsin.ama icindekilere ulasamazsin
0
crucio
(09.08.18)
ios sürümü eskiyse, jailbreak ile yapılabilir. jailbreak = bir güvenlik açığını kullanarak ios içerisinde root (en yetkili kullanıcı) yetkilerine sahip olma.

edit: hatta rce (uzaktan kod çalıştırma) filan varmış 10.2'de www.exploit-db.com
0
nossrat
(09.08.18)
rus büyükelçisini öldüren polisin iphone'unu hala kıramadılar. araya rusya bile girdi yardım etmek için, bazı firmalar önerildi onbinlerce dolar ödendi birçok firmaya hepsi başarısız oldu. apple'a başvuruldu oradan da sonuç çıkmadı. en son rusya'ya gönderilecekti sanırım putin "bizim burada iyi hackerlar var bir onlara baktıralım" falan demiş.
0
rotten head
(09.08.18)
sen iphone'a bu kadar uğraş icloud'a selam veren girsin. apple sen de az değilsin ;)
0
dedim dedim de kime dedim
(09.08.18)
Faturasını gösterirse açmaları gerekir.

@crucio Formatlasan da eski şifreyi girmeden yeni telefon olarak kullanamazsın. Çalıntı iPhone’lar tuğladan farksız oluyor bu nedenle.
0
Lim5
(09.08.18)
@Lim5 eger apple account'tan kayip/calinti olarak isaretlersen oyle oluyor diye biliyorum. eger o sekilde telefonu kilitlemeden formatlarsan bir sikinti olmamasi lazim. iPhone kullanmiyorum belki yanlis biliyorumdur ama aklimda boyle kalmis
0
crucio
(09.08.18)
telefonu aldigi yerden fatura bulabilirse telefondaki hesabi kaldirabilirler ama tekrar telefonu kullanacak hale getirmek icin herseyi silmek gerekiyor. yani herhangi bir sekilde ulasamaz.
0
allanpoe
(09.08.18)
fotoğraflara, kişilere, notlara ulaşılmak isteniyorsa, web'den icloud hesabından girilebilir, orada şifremi unuttum denirse, ilgili e-posta hesabından password yenilenebilir, o e-posta adresinin şifresi de e-posta şirketi ile iletişimden verilebilir, e-posta şirketleri bu konuda daha işbirlikçi, ya da e-posta'ların şifremi unuttum kısmındaki güvenlik sorusunu siz bilebilirsiniz
0
gezegen olan pluton
(09.08.18)
Babamın iphoneunu apple storeda açtırdık veraset ilamı ile birlikte.
0
suicides underground
(09.08.18)
@dedim dedim

iCloud'a sisteme sızarak değil, ünlülerin şifrelerini resetleyerek girmişlerdi sanırım. Sisteme sızabilseler sadece bazı ünlülerin fotoğrafları değil herkesinki çalınırdı. iCloud'da şifre sıfırla deyince email adresi, doğum tarihi ve önceden belirlenmiş bazı soruları soruyor (ilk araban nedir gibi).

Soruya yanıt olarak belki bu yöntemi deneyebilirsiniz.
0
orient blue
(09.08.18)
İsrailli bi şirkete kırdırmıştı fbi. Apple yardım etmiyosa imkansız.
0
Delay Fuze
(09.08.18)
(19)

İstanbul dedikleri kadar yaşanmaz bir şehir mi?

lavie
İzmir'de, Ankara'da yaşadım ama İstanbul'da hiç yaşamadım gelip gitmelerin dışında. ortalama tek yaşayan biri için gerçekten yaşanmaz, kötü bir şehir mi? Yoksa insanlar filan sözlükte abartıyor mu?İstanbul'da yaşayan başka şehre taşınmayı düşünüyorlar mı?
İzmir'de, Ankara'da yaşadım ama İstanbul'da hiç yaşamadım gelip gitmelerin dışında. ortalama tek yaşayan biri için gerçekten yaşanmaz, kötü bir şehir mi? Yoksa insanlar filan sözlükte abartıyor mu?
İstanbul'da yaşayan başka şehre taşınmayı düşünüyorlar mı?
0
lavie
(07.08.18)
doğdum doğalı istanbuldayım ve evet yaşanmaz bir şehir. bunu sadece istanbullular söylemiyor. yaşanılabilir büyük şehirler sıralamasında ağaç fakiri olarak sondan ikinci sırada yer aldı daha geçenlerde.
0
lesmiserables
(07.08.18)
Istanbulda nerede yasadiginla ilgili birsey avcilarda oturup hergun umraniye yapiyorsan evet kotu etilerde oturup bebekte calisiyorsan guzel
0
dedim dedim de kime dedim
(07.08.18)
Abartıyorlar. İşin ve evin yakınsa gerçekten iyi. Bir de oturduğun semt eli yüzü düzgünse değme keyfine. Burdaki etkinliği,canlılığı, çeşitliliği hiç bi şehirde bulamazsın. Her bütçeye göre yapılcak şey var bence. Geçen gün emirgan sahildeydim, kimi mekanlarda bir şey içiyor.Kimi de masaları koymuş denize karşı püfür püfür takılıyor,termosunu getirmiş. Muhabbet gırla. Yeni mekanlar, yeni lezzetler keşfetmeyi çok severim,burası o açıdan cennet.
0
basubadelmevt
(07.08.18)
ya seveni ve memnun olanı elbet vardır ama bunların çoğunluğu gördüğüm kadarıyla doğma büyüme istanbullular. ben 18-23 yaş arasını istanbul'da geçirdim, depresyondan depresyona geçtim, tabiri caizse sığır gibi yaşadım. bir yıldır ankara'dayım ve karakter olarak 180 derece değiştiğimi hissediyorum. çok daha dirayetli, pozitif, güçlü, sağlıklı hissediyorum.

ben öğrenciydim. istanbul AŞIRI pahalı. ben boğulduğumu hissediyordum. ya ahırdan bozma 1200-1300 lira kirası olan evlere 3-4 kişi çıkacaksın ya da okula uçakla gidip gelebileceğin kadar uzak, medeniyetin uğramadığı yerlere taşınacaksın. trafik berbat. mahalleden çıkmak bir saat sürüyor. akşam metrobüse bineceksen direkt ölüyorsun zaten.

inanılmaz kalabalık. her yerden insan fırlıyor, üzerine üzerine geliyorlar. çok gezen adam değilim açıkçası ama şehrin içinde yeşil gördüğümü hatırlamıyorum. her yer bina. park, bahçe arıyorsan spesifik olarak oraya gitmen lazım; bir yerden bir yere giderken parka bahçeye rastlaman neredeyse imkânsız. "denizi yok yeaa", "gri yeaaa" dedikleri ankara bu açıdan bin basar istanbul'a. sadece benim oturduğum yere yürüyerek 5 dakika mesafede iki tane park var. ayrıca ben istanbul'da geçirdiğim 5 yılda boğaz ya da deniz kıyısında alkol aldığımı hatırlamıyorum ama gölbaşı'nda her canım sıkıldığında mogan'a inip sabaha kadar içebiliyorum mesela, kimse de bir şey demiyor. suysa su, manzaraysa manzara. kurbağalar vrak diyo, ben içiyom. mis.

ankara süper şehir demiyorum ama ben bir yılda kendimi buldum resmen. evimde hissediyorum, rahat ve mutlu hissediyorum. ankara'nın o beğenmediğiniz kekoları istanbul'un beyefendilerinden evladır. sana yemin ediyorum ben ankara'da "hayır ben özür dilerim" kavgası gördüm, kanada'da falan da değildim eminim kızılay'daydım.

her şehrin iyi ve kötü yanları var muhakkak ama ben genç bir erkek olarak istanbul'da çok bunaldım, daraldım. yaşam enerjimi sömürüyordu aq şehri. istanbul'da yaptığımın çok daha fazlasını ankara'da yapıyorum. daha ucuza ve daha kaliteli yaşıyorum. çoğu kişinin nefret ettiği aksaray-laleli taraflarını özlemiyor muyum? çok özlüyorum. eminönü-laleli arasını yürümeyi özlemiyor muyum? çok özlüyorum. gece 4'te sokağın başındaki kebapçıda yemek yiyip internet kafede buz hokeyi maçı izlemeyi özlemiyor muyum? özlüyorum. ama o bok çukurunda "yaşamayı" ve yaşadığım yerin orası olmasını sevmiyorum, özlemiyorum.

büyük konuşmak gibi olmasın ama ben türkiye'de yaşadığım sürece istanbul'a gezme haricinde dönmeyi asla düşünmüyorum. ankara'nın gözünü seveyim. büyük şehir dersen yine büyük şehir. tonla imkân ve atraksiyon var. ben gencim yabancılarla tanışıcam dersen yine bir kamyon yabancısı var, öğrencisi var expatı var. türkiye'de doğup büyümüş biri ankara'da neyi eksik buluyor, neyi beğenmiyor inan bilmiyorum.

taam turistik atraksiyonu yok, genel olarak renksiz bi şehir ama cebinde paran yoksa veya kimseyi tanımıyosan her şehir öyle ki. neblim istanbul'da yaşamak gerçekten korkunç geliyor bana şu an. çok fazla enerji gerektiriyor çünkü. ben o enerjiyi yaşamak için kullanmak istiyorum, savaşmak için değil.
0
der meister
(07.08.18)
doğma büyüme istanbulluyum, iyi bir gelirin varsa istanbuldan daha güzeli yok. gelir iyi değilse de gelmeyin, yakın şehirler daha iyidir.
0
tabirimekruh
(07.08.18)
21 yıldır İstanbul'da yaşıyorum. Gittikçe daha kaotik ve yaşanması zor bir şehir oldu gerçekten geçen bu yıllar içinde. Bir kere betonlaşma anormal bir seviyede. Bu da şehrin iklimini değiştirdi. Yazları çekilmeyecek derecede sıcak ve nemli oluyor. Özellikle şu sıralar. Eskiden sadece belli saat ve zamanlarda, belli yerlerde trafik varken artık zaman ve mekandan bağımsız neredeyse her yerde trafik sorunu mevcut. Sırf bu trafik yüzünden birileriyle buluşmak, sosyalleşmek, bir yerlere gitmek bile işkence. İnsan ve araç sayısı çok arttı ve artık kaldırmıyor bunları şehir. Kitle ve şehrin genel havası da değişti gibi. Bunun en net örneği Taksim. Eski Taksim değil artık.. Bunun yanında yaşam maliyetleri (kira, ulaşım, gıda, enerji v.b.) giderek artıyor. Fakat örneğin Kadıköy'de yaşarsanız, iş ve sosyal hayatınız da bu civarlarda olursa ve bu bölgeden pek uzaklaşma ihtiyacı hissetmezseniz, mutlu bir hayatınız da olabilir İstanbul'da. Veya Yenikapı-Hacıosman metro hattında bir yerlerde aynı şekilde bir hayat kurarsanız da bu durum geçerli. Tabi bu verdiğim son iki örnekteki yaşam maliyetlerinin de oldukça yüksek olacağını belirtmem lazım :)
0
Thredith
(07.08.18)
abartıyorlar, istanbul'a sallamak prim yapıyor çünkü; ben doğa insanıyım, istanbul'a ihtiyacım yok, gördüm geçirdim mesajları falanlar filanlar...

kaçacak yeri olmayanlar için cehennem, benim kaçacak köyüm var; canım yeşil, temiz hava, sahil isteyince gidiyorum kalıyorum en kötü 2 gün. işim evimle 20 dakika yürüme, ikisi de istanbul'un en merkezi 2-3 noktasından birinde. metrobüse 1-2 ay hiç binmediğim oluyor, metro ve vapur ile istediğim her yere gidebiliyorum. arabam yok, istanbul trafiği böyle olduğu müddetçe almayı da düşünmüyorum. mümkün olduğunca yürüyerek mesafe kat ediyorum. bu halde 9 senedir yaşıyorum, daha da yaşayacağım görünüyor.

benim gibi yaşayacaksan yaşanır, benim için eksi yönleri artı yönlerini nötrlemeyecek kadar ama metrobüsle işe gideceksen ve günde 2-3 saatin yolda geçecekse yaşanmaz.
0
Bruce
(07.08.18)
İstanbul iş-ev, okul-ev gibi durumları yürüyerek gidip gelebiyorsanız ya da çok kısa mesafeye ayarlayabiliyorsanız, kendinize minimal, rahat bir yaşam alanı kurabilirseniz ve birazcık da paranız varsa harika bir şehir. Konser, tiyatro, sinema, edebiyat, festivaller, fuarlar, eğlenceler hepsi İstanbul da.
0
maskeli balonun maskesizi
(07.08.18)
nerede yaşadığın ve nerede çalıştığınla alakalı cennette olabilir cehennemde.
abartan haklı olabilir yukarıda dendiği gibi avcılarda oturup ümraniyeye gidiyosan cehennem azabı ama işine yakın düzgün bir muhitte oturuyorsan gayet cennet olabilir.
0
basond
(07.08.18)
@acemi, o cevaptan beğendiğimi nasıl çıkardın yav?
çocuğu olmaktan utandığı ailesinden çeşitli sebeplerle kopamayan ama her fırsatta ailesini kötüleyen ergen genç tribinden dem vuruyorum ben, ben de bayılıyor değilim, alternatifler arasında en iyisi benim için. der meister gibi sikerler diyip gidemeyenler mızmızlanmasın diyorum yani :))))
0
Bruce
(07.08.18)
istanbul kültür sanat etkinlikleri ve aktivite çeşitliliği açısından güzel.
fakat en büyük sıkıntı insan yoğunluğu, trafik ve son yıllardaki aşırı betonlaşma.

benim için mesela bisikleti alıp anadolu yakası sahilinde bisiklet sürmek müthiş bir aktiviteyken son birkaç yıldır hiç binesim gelmiyor. çomar istilası ile mangalköy'e dönmüş sahilde semaver ve mangal dumanında tütsüleniyorum. bir de ikide bir çocukları bisiklet yoluna çıkıyor, ikide bir duruyorsun, rezalet bir durum.

geçen dolmuşla kadıköy'e gideyim dedim. tek şeritli minibüs yolunda dura dura iki saatte kadıköy'e vardık. sıcakta piştim üstüne bir de.

fakat hepsinden önemlisi eğer istanbul'daysan evin kendine ait olmalı. evin kendine ait olursa, kira vermiyorsan kafan rahat olur bir nebze.
0
tabudeviren
(07.08.18)
Birincisi, bana göre yürüyerek sahile inemiyorsanız İstanbul'da yaşıyorum demeyin. Yürüyerek sahile inilebilen bir konumda oturuyorsanız da iş veya okul ile aranız yarım saatten fazla olmasın.

Ayrıca nedir bu "İstanbul'da çok etkinlik var, buradaki tiyatro, konser, bale vs başka yerde yok" Ulan bi ben mi sığırım yoksa her hafta tiyatroya konsere filan mı gidiyorsunuz?

Doğma büyüme İstanbul'luyum, kendime ait evim de var. Ev ile işimin arası da yarım saat, ama yine fırsatını bulsam kaçarım. Maalesef kaçamıyorum çünkü yatırımlarım ve işlerim burada.
0
John Bloor
(08.08.18)
Abartiyorlar, gayet de yasanir. 30 yildir yasiyorum, baska sehre gocmeyi dusunmedim hic.
Senin yasam tarzina, beklentilerine bagli biraz da. Kimisi icin TR'de yasanacak en son yerken benim icin Istanbul'dan baska yasayacak yer yok ulkede.

Dogma buyume buraliyim.
0
stavro
(08.08.18)
taze bilgi
www.bbc.com
0
lazpalle
(08.08.18)
6 yılım bitti burada, üniversiteyi ankarada okudum, hatırlıyorum da en güzel zamanlarım ankarada geçmiş, istanbulda birçok insan mutsuz ama buradan da kopamıyor ilginç bir şekilde, çünkü herşey burada konserler maçlar etkinlikler ve bu yüzden de hiçbir şekilde sıkılmıyorsun ama bunlar tabi yeterli değil, ben hiçbir zaman istanbulda sürekli yaşamayı düşünmedim, burda bir aile kurmayı da düşünmüyorum, 1 ya da 2 yıla çeker giderim çünkü yaşlanıyorsun artık ve kaosa, gürültüye, strese, insana katlanamıyorsun.

o kadar övdükleri kadıköyde kiralar en sikko evlerde 2 bin liradan başlıyor, kadıköyün kendisi de çok pahalı ve çok kalabaık olmuş, orada da pek huzur yok, bilemiyorum ben istanbul hakkında artık çok da olumlu düşünmüyorum ama şu bir gerçek kendini çok geliştiriyorsun bir çok konuda.
0
blue rebel motorcycle club
(08.08.18)
dogma buyume buraliyim. maalesef yasanmaz bir yer. ustelik bunu pahaliligi ya da diger belli basli eksi yonlerini gozeterek soylemiyorum sadece. kaotik bir ortam olduktan sonra isterse kultur sanatin baskenti olsun benim icin bir sey ifade etmiyor. buraya yakin daha sakin ve kucuk bir sehirde yasamayi tercih ederim.
0
theworldismine
(08.08.18)
@john evet her hafta tiyatro, konser vd. sanatsal etkinliklere gitmeye calışıyoruz, festival takip ediyoruz.
yapmamak senin sorunun.
0
maskeli balonun maskesizi
(11.08.18)
istanbul'da ancak; eli yüzü düzgün bir semtte kira verebilecek gelirin var ise ve evinle işin birbirine yakın ya da sadece bir vapur uzaklığında ise mutlu olabilirsin (bence). bunun dışı; uzun mesafeli, çarpık kentleşmeli, metrobüslü durumlar artık eziyet. yine de, 15 yıldır istanbul'da yaşayan bir çanakkaleli, hem de kendini çanakkaleliden çok istanbullu hissetmeye başlamış biri olarak bence yukarıdaki koşulları sağladığın müddetçe istanbul artıları eksilerinden daha fazla olan bir şehir. şahsen çanakkale'ye dönüp orada yaşamayı hayal dahi edemiyorum.

zamanında her gün 2 saat beylikdüzü-sirkeci arası gittim geldim 2 sene iş için. hayatımın en zorlu yıllarıydı diyebilirim ve toplu taşıma töleransımı o yıllarda doldurdum. şimdi öyle bir şeye mecbur kalsam istanbul'dan koşarak uzaklaşırım mesela.

uçları olan bir şehir yani, pek ortası yok. kendine uygun yaşam alanını sağlaman lazım ha ama şu da bir gerçek ki, o yaşam alanı dediğim semtler de yakında şehrin geri kalanında mevcut kara delikler tarafından yutulabilir, yakındır yani. hoş o tüm tğrkiye için geçerli de, neyse.
0
londonselic
(11.08.18)
eğer kendi işin varsa başka bir şehirde, istanbul sana cidden kaos gelir.

çünkü herkes, sinema tiyatro sosyal etkinlik diyor ama kimsenin gittiği falan yok. ben bile evimden sadece kadıköye iniyorum o kadar.
he ama şöyle de bir şey istanbula alışkın bir insan da diğer illerde çok yapamıyor. mesela izmire de gittim ben ama amaaan bu muymuş izmir bi kadıköy bi beşiktaş değil nerede o yerler dedim. hemen karşılaştırmaya girdim.


nasıl bir yerde yaşamayı düşündüğüne göre değişir. ben istanbuldayım çünkü işler istanbulda.
ileride çoook ileride muğla olabilir. ama onun dışında şu yaşımda istanbul dışı yaşamam. gidersem de yurt dışına giderim.
0
buiret
(11.08.18)
(3)

Nakit macbook pro almak (indirim falan düşmez mi)

tchuck
apple storedan değil de, başka bir yerden 2018 macbook pro'yu nakit olarak alırsam 300-500 lira indirim mindirim bişey düşmez mi? veya her neyse artık.apple storeda bir indirim yok. en azından %1 %5 falan havale/nakit indirimi oluyordu genelde başka mağazalarda. öyle bir şey olsa da docker parasını
apple storedan değil de, başka bir yerden 2018 macbook pro'yu nakit olarak alırsam 300-500 lira indirim mindirim bişey düşmez mi? veya her neyse artık.

apple storeda bir indirim yok. en azından %1 %5 falan havale/nakit indirimi oluyordu genelde başka mağazalarda. öyle bir şey olsa da docker parasını falan çıkarsak bari.

nerden bakmam gerek?

not: hepsiburadada falan baktım da 2018 göremedim ben bir hata yapmadıysam.

bu arada 13 inçin 512gb ssd'li en yüksek versionunu kovalıyorum. yani bi %3-5 havale indirimi yapsalar 500-750tl arası para kurtarırım.
0
tchuck
(07.08.18)
hocam bi %10 nakit indirimi adettendir diye gir bence söze
0
dedim dedim de kime dedim
(07.08.18)
Troy'a bakabilirsin. Sanırım yapıyor onlar indirim.
0
basubadelmevt
(07.08.18)
Bundan 3.5 sene önce Pupa'dan alırken eğitim indirimi + %10 peşin ödeme indirimi yapmışlardı. Fakat bu indirimler Apple internet mağazasında da belirtilmişti.
0
throw down the sword
(07.08.18)
(10)

Yat kiralamak çok pahalı bir şey mi?

perfectum
Gerçekten araştırmaya üşendim. Sorumun sebebi sadece merak.
Gerçekten araştırmaya üşendim. Sorumun sebebi sadece merak.
0
perfectum
(07.08.18)
güneydeki tatil yatları kaptanı miçosu mazotu dahil haftalık 20-30 bin diye biliyorum.
0
sir gawain
(07.08.18)
bebek'teki küçüklerin saati 300tl
0
dedim dedim de kime dedim
(07.08.18)
Mesela Bodrum'da Amerikan menseili bir yat kiralamak? Simdi baktim da bu kiralik yatlarin seklini semalini begenmedim :D Ben daha luksleri soruyorum. Haftalik 20 30 bin dedigin onlardir herhalde? @sir gawain
0
🌸perfectum
(07.08.18)
valla arkadaşlar kiralıyo işte her sene 10 kişi falan, bir hafta mavi tur yapıyorlar. nasıl bir yat bilmiyorum, normal yat işte :)
0
sir gawain
(07.08.18)
@sir gawain Onlari biliyorum, ben hic ahsap olmasin istiyorum :D Cok sagol
0
🌸perfectum
(07.08.18)
Kiralayacağınız lokasyon ve zaman çok önemli. Ayrıca sezona göre de değişkenlik gösteriyor. Bir arkadaşım günlüğü 1000 liradan kiralamıştı, ama tam sezon değildi. Sezonda daha pahalı oluyor takdir edersiniz ki.
0
Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte
(07.08.18)
gerçek yatçılar direksiz ahşap olmayan teknelere kıro teknesi gözü ile bakarlar dip not.
0
jamswety
(07.08.18)
ihanet kac kisilik
(07.08.18)
@jamswety Ben kiroyum zaten, sagol :D
0
🌸perfectum
(07.08.18)
Marinalarda göre göre çok ozenen biri olarak, bir kaç yıl once epey niyetlendim. Sadece kendi ailem icin kiralayacaktim. Yalnız fiyatlar cok ucuk. 3 kisi için O parayı verecegime 4-5 ulke gezeriz diyip vazgectim. Belki bir kac aile ortak kiralansa makul bir ucrete gelir bilmiyorum. Bana cok pahalı bir zevk gibi geldi.
0
nhtzmc
(07.08.18)
(8)

Erkekler güçsüzlüğe daha mı eğilimli?

kitap arasında kalmış silgi tozu
Hayatlarında yolunda gitmeyen, planladıkları ama yapamadıkları, belki başaramadıkları, istedikleri gibi ilerlemeyen herhangi bir olaydan/olgudan kadınlara oranla daha fazla etkileniyorlar ve bunun hayatlarının her alanını (belki ikili ilişkiler, belki arkadaş/aile ilişkileri, belki daha iyi bir plan
Hayatlarında yolunda gitmeyen, planladıkları ama yapamadıkları, belki başaramadıkları, istedikleri gibi ilerlemeyen herhangi bir olaydan/olgudan kadınlara oranla daha fazla etkileniyorlar ve bunun hayatlarının her alanını (belki ikili ilişkiler, belki arkadaş/aile ilişkileri, belki daha iyi bir plan üretilmediği halde eldeki var olana da odaklanmama vb.) negatif yönde etkilemesine daha fazla izin veriyorlar.

Gibi bir durum var mı sizce? Yoksa temelsiz bir genelleme mi?

Bu yönde birkaç gözlemim oldu ve tecrübelerinizi merak ettim. Bu duruma kadınlarda daha az rastlıyorum. Ya da bu, tabii ki cinsiyet fark etmeksizin, bir psikolojik problem midir? Eğer öyle ise hakkında okuma yapabilmek için literatürde ne isimle araştırabilirim?
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.08.18)
Genelleyemem ama benim de gözlemim bu yönde
0
aquarium
(07.08.18)
Mutabıkım
0
laptu
(07.08.18)
Çıkış problemi güzel ama sözcüklere döküş biçimi hatalı. Yani bu mantığa göre kadınlar genetik olarak daha pozitif ve azimli. E dünya nüfusunun geneline baktığımızda işgücünün çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu gerçeğini ne yapacağız? Neyse, belli ki gözlem yapmaya meraklı birisin arkadaşım. Şimdi o gözlemlediğin insanlara tekrar bak ve bu insanların o ana kadar sahip oldukları, ellerinde bulunan nesnelerin, başarıların, hayatta gelebildikleri yerin hangisi ve ne kadarı için kendi imkanlarını, hangisi ve ne kadarı için başkalarının imkanlarını kullandıklarına bak. Ve bunu ölçerken dürüst ol ve hiçbir detayı atlama.

Sonra elde ettiğin bu istatistiği cinsiyete göre böl. Bunu yaparken de dürüst ol ve hiçbir detayı atlama. Kendi cinsini kayırma yani.

Bunu araştırmayı eksiksiz olarak tamamladığında gel tekrar konuşalım.
0
katil usak
(07.08.18)
Kendi gözlemimden öteye gitmeyecek bir şeyler yazayım. Her türlü yalanlayabilirsiniz.

Erkekler küçüklükten beri “Erkek ağlamaz”, “Erkek güçlü olur”la yetişiyor. Geçen gün 2-3 yaşında bir oğlanı akrabaları denize götürmüşler. Çocuğu yüzdürmek için boyundan büyük yerlere getirmişler, babası tutuyor, yüzdürmeye çalışıyor. Derine geldik, su da soğuk; çocuk çok korktu. Diğer akrabası güya yatıştırmak istedi ve “Benim iki kızım bile senin kadar ağlamıyor, bir şey olmaz” dedi. Daha el kadarken korkusundan, üzülmesinden ve bunun en doğal ve en sağlıklı çıkışı olan ağlamasından utandırılan çocuk da duygusuyla yüzleşip en doğal tepkiyi vermektense bunları dile getiremez hale geliyor; getirse bile biraz duygusunun yoğunluğundan bahsetse erkekliği söz konusu olabiliyor. Hassaslıkla, Meriç’likle suçlanıyor. Kaç kadını ve kaç erkeği salya sümük ağlarken gördünüz? Ya da kaç erkek duyguları hakkında bir kadın kadar rahat olabiliyor ya da uzun uzadıya dile getirebiliyor.

Böylece duygu yüzleşilmiyor, bastırılıyor ve yeterince bastırıldığında refleks haline geliyor. İnsan duygusuzlaştığının bile farkına varmıyor, duygularını tanıyamıyor. Hatta, duygularıyla barışık insanı hassaslıkla, muhallebi çocuğuyla ve güçsüzlükle suçluyor. İlk erkek arkadaşım üzüldüğünde sinir olarak çıkardı, streslendiğinde sinir olarak çıkardı, utandığında sinir olarak çıkardı. Ya da hissettiğinin hayal kırıklığı olduğunu bilmezdi, “Üzülüyorum” dersi, hissettiğinin tükenmişlik olduğunu bilmezdi, “Yoruldum” derdi, vicdan azabını adlandıramazdı, “Haksızlık ettim galiba” derdi. Ben “Vicdan azabı mı” dediğimde “Evet evet, o” derdi. En son ne zaman ağladığını hatırlamıyordu mesela. İçe atılan, tanınmayan duygular düdüklü tencere gibi insanın içini katılaştırıyor ve olmadık bir anda da olmadık bir şekilde açılmış düdüklü tencere gibi patlıyor.

Kadınlar bu açıdan çoğunlukla çok şanslı. Kendimi bildim bileli arkadaşlarımızla duygularımızı konuşuruz, içimizde bir şey kalmaz, rahatlarız. Hatta, az önce telefonda bir saat duygularımızla ilgili konuştuk. Kadın arkadaşlar çoğunlukla eğitimsiz psikolog gibidir birbirlerine; tam da o an ihtiyacın olan şeyi söyler ve rahatlatır. En kötü anlattıkça rahatlarsın. Erkekler de böyle salya sümük ya da ayrınrılı öz duygu analizi oluyor mu bilmiyorum, oluyordur belki, ben bilmiyorumdur.

Duygusu ile barışık olmayan erkek yatakta da “Bu hareketimi sevdi, bu hareketimi sevmedi” gibi ikili düşünüyor, duygusuyla sevilen insan sana hayatın binbir tonunu gösteriyor.

Güçlü olmaya, güya “erkek” olmaya çalıştıkça kendine ihanet ediyor insan. Kendini bastırdıkça ve tuttukça artık daha zararlı şekillerde duygu patlaması oluyor. O duygu içeride durmaz.

Burada kadınların üstünlüğünden değil, şansından bahsediyorum. Erkekler de “Kodum mu oturturum” derecesinde maço yetiştirilmedilerse bu konuda daha şanslı oluyorlar. Tamamen yetiştirilme ve toplumsal rollerin halt etmesi olarak görüyorum. Üç yaşındaki çocuğa “Benim kızlarım bile daha az ağlıyor” diye ağladığı için suçlu hissettirmenin veya daha az erkek hissettirmenin bir sonucu olarak görüyorum. Birileri beni de güçsüzlüğümden dolayı sürekli uyandırsa ve suçlu hissettirse, paylaştığım içimdekinin gazını alamasa ben de dellenirim olmadık yerde.
0
aychovsky
(07.08.18)
@katil usak bu problemin ortaya cıkmasında kullanılan kaynakların da etkisi oldugunu dusundum ben de. tabiri caizse ayaklar üzerinde durma problemi. ancak benim kast ettigim suydu. iş hayatında erkeklerin daha çok müdahil olmasını bir kenara koyarak da cevaplandırabiliriz bunu. cunku bahsettigim durumda erkek is hayatını kenara atmıyor. devam ediyor ancak kendine zehir ediyor, gibi. su an istedigim sekilde acıklayamadım. cok ustunkoru oldu ama belirteyim dedim.
0
🌸kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.08.18)
erkekte sosyal yük daha fazla ve erkeğin bunu taşıması gerekiyor bu bir zorunluluk halinde neredeyse. elbetteki en temel sağlaması gereken yük maddiyat. erkek gerektiğinde ailesine, kardeşine, eşine, akrabalarına bakabilecek durumda olmalı ve onların standartlarını arttıran veya belli bir konumda tutan konumda olmalı bu olmadığı zaman hem toplumsal hem psikolojik büyük bir yük biniyor erkeğin üzerine bu durumda eziliyor erkek. sosyal ilişkileride çok hızlı bozuluyor.

kadınlar biraz daha rahat bu konuda genelde kadının temel amacı hiç kimseye bağlı olmadan bir ekonomik özgürlüğe sahip olmak bu daha rahat kazanılabilir ayrıca sosyal ilişkileri daha kuvvetli o sebeple daha rahat atlatabiliyor depresyonları. toplumda kadının eve en az şu kadar para getireceksin şu mal varlıkların kesinlikle olacak ve bunların devamını sağlamak zorundasın gibi bir yükümlülüğü yok iken erkeğin bu şeyleri yapması neredeyse zorunlu hale gelmiş durumda.

mesela kadın depresyonu 1 hafta 15gün gibi seyrederken erkek depresyonu en az 6 ay oluyor.

extreme durumlar hariç tabi.
0
dedim dedim de kime dedim
(07.08.18)
Katılıyorum.
0
Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte
(07.08.18)
Aynen krdşm.
0
datnet
(07.08.18)
(17)

ayşen gruda'nın cevapları çok itici değil mi?

saurid
https://eksisozluk.com/?q=merhaba+ben+ay%c5%9fen+gruda+sorular%c4%b1n%c4%b1z%c4%b1+cevapl%c4%b1yorum%2f%40aysen+grudayani çok bildiğim biri olmasa da iyi bir intibaı vardı kafamda ama şu cevapları gördükten sonra acayip soğudum kadından. ne itici biriymiş yahu. öyle değil mi sizce de?
eksisozluk.com

yani çok bildiğim biri olmasa da iyi bir intibaı vardı kafamda ama şu cevapları gördükten sonra acayip soğudum kadından. ne itici biriymiş yahu. öyle değil mi sizce de?
0
saurid
(06.08.18)
bana samimi geldi. Kadın goygoy peşinde değil, kısaca ekmeğimizin peşindeyiz bırakın romantikliği demeye getirdi.
0
goodman
(06.08.18)
Biraz ukala evet. Yine de sempatik buluyorum hala ben bir iki cevabı dışında
0
pastörizesüt
(06.08.18)
bence gayet içten herkese boncuk dağıtayım türünde değil saçma sorulara lafı koyuyor. ben çok sevdim.
0
dedim dedim de kime dedim
(06.08.18)
Samimi olmamasıyla tanınan ilk akla gelen ünlüleri düşünün. Soru cevaba katılsa herkese nazar boncuğu dağıtır, iyilik timsali davranıp artı puan kapmaya oynardı. O kişilerin tersi gibi düşünün. Samimi taklidi yapıp itici olmaya gerek yok.
0
laptu
(06.08.18)
Değil.
0
Amaranta ursula
(06.08.18)
eksisozluk.com Bu da mı samimi
0
pastörizesüt
(06.08.18)
Kendince bir üslubu var sanki, buram buram itici gelmedi bana. Ya da Kalben vakasından sonra artık hiçbir şeyi itici bulamıyorum. O neydi gıı ne iğrenç bir karıymışsın sen kalben
0
bahcemaruf
(06.08.18)
bu arada gecekondu'da yoktum demiş ama www.youtube.com
0
Tears of Devil
(06.08.18)
ayşen gruda'nın tipini çok sevimsiz ve ters buluyordum ben. linç yiyeceğim ama, güler yüzlü birine benzemiyor ki hiç. :D cevapları da çok itici.
0
nice tnetennba
(06.08.18)
Biraz baktım, çok bir şey göremedim açıkçası.
0
doxanikee
(06.08.18)
Tam bir balon, orta yaşlı abartısı
0
owaki
(06.08.18)
Bence bunamış.
0
yirmisantim
(06.08.18)
Genel olarak dobra ve net yapısı var ama itici olduğu yerler de var maalesef. Birincisi, yaş konusunda hâlâ "Teyze mi diyorsun ayol bana?" diye çıkışıyor. Bu memlekette hepimizin hamurunda yaşa bağlı olarak hitap etme olayı var. İnsanların evlerine çeşitli yapımlarla konuk olmuşsun, insanlar seni kendi kültüründen bir parça olarak görüyor ve bahsettiğim durumdan dolayı teyze vs diyor. Özellikle kadınlar buna niye alınıyor, anlamıyorum. Erkek bir sanatçı bunu takmaz bile. Ayşen Gruda hâlâ "Teyze senin babandır" diyebiliyor. Sanki teyze olmak kötü bir şeymiş gibi. E, yaşlısın, neden kabullenmek yerine politik doğruculuk türetiyorsun durduk yere?

İkincisi, yine millet hâlâ vefa ve saygı gösteriyor. Belleklerinde yer etmiş olayların arka planını soruyor. Hooop, Ayşen Gruda yine ateş püskürüyor.

Tamam, eski zaman ağlaklarına "Gözünü aç yahu, oradan bir kopun!" diyor, "Ayşin ibli şimdiki iyincilir ni kidir birbit" diyenlere "Yoo, gayet iyiler" diyor. "Ayşen abla mükemmelsin, seni aşşşşırı seviyorum, keşke ekranlara dönsen" diyenleri "Demek ki pek de takip etmiyorsun. Zaten yeni yapımlarda da rol alıyorum. İzlemiyorsun belli ki" diyerek bozuyor. Ama bahsettiğim bu iki durum itici hale getiriyor yer yer.
0
m e b
(06.08.18)
cevapları sözlüğe özel değil, o öyle biri zaten. aksi bir kadın.
0
Neill
(06.08.18)
Katıldığı programları izleyip kadının tavrını gördüğünüzde samimi, dobra, fırlama ve biraz srrt bir karakteri olduğunu görürsünüz. Malesef iletişim yazıyla yapıldığında cümle sonuna gülen emoji koymadığımızda ters bir şey yazmışız gibi oluyor. Yazılı iletişimde bir sıkıntı var. Halini tavrını ses tonunu göremediğimiz için hakaret etmiş gibi zannediyoruz. Ama Ayşen Gruda tatlı tatlı lafı gediğine koyan birisi.
0
uepuey
(07.08.18)
Sanki soruları ben sormuşum da yerden yere vurulmuş gibi hissettim kendimi, gerçekten rahatsız edici. :/
0
benim adim fts
(07.08.18)
Sözlükçü arkadaşlar sevdikleri kült filmlerin oyuncusuyla karşılaşmanın verdiği heyecanla sorular sormuşlar. ama o filmler onun için birer bitirilmiş iş. umurunda değilmiş, gibi bırakın bunları dercesine yorumlar yazmış. buna bir şey demiyorum zaten 40 yıldır aşağı yukarı aynı sorular sorup duruyordur.

ama diğer konularda da suya sabuna dokunmadan geçiştirici cevaplar vermesi gözümden kaçmadı.

bana da itici geldi ama umrumda degil.
0
tabudeviren
(07.08.18)
(16)

Dolar artarsa teknoloji mağazaları batmaz mı?

Belchior
Vatan bilgisayarın fiyatlarına bakıyorum da gün içinde borsa gibi fiyatlar hop artıyor hop azalıyor.Mart ayında %25 indirimle asus fx553ve marka laptobu kaçırdım. Şu an fiyatı 8.137 TL.http://www.vatanbilgisayar.com/asus-fx553ve-core-i7-7700hq-2-8ghz-16gb-1tb-256-ssd-15-6-gtx1050ti-4gb-w10.htmlDolar
Vatan bilgisayarın fiyatlarına bakıyorum da gün içinde borsa gibi fiyatlar hop artıyor hop azalıyor.

Mart ayında %25 indirimle asus fx553ve marka laptobu kaçırdım. Şu an fiyatı 8.137 TL.

www.vatanbilgisayar.com

Dolar 7-8 TL olunca fiyatları hiç düşünemiyorum. Yeni iphone 10.000 TL ile piyasaya girer herhalde.

Teknoloji ürünleri yine peynir ekmek gibi satılır mı, gerekirse millet böbreğini satar mı iphone için Çin'deki gibi yoksa aksine mağazalar batmaya mı başlar?

Mahalle arasında bile vatan bilgisayar açıldı.
0
Belchior
(06.08.18)
Teknoloji firmalari batmaz cunku alim gucune gore baska firmalarin urunlerini getirirler mesela asus senin icin luks olur vay aq adam da hp laptop var dersin

Vatan bugun beni arasa su fiyata soyle bir urun istiyorum dese yaptiririm valla fiyat uygun olur ama sorundan soruna kosarsin

Gibi...
0
dedim dedim de kime dedim
(06.08.18)
Monster Bilgisayar gibi mi yani istediğimi yaptırırım derken?

Artık herkesin elinde iphone var. Bu millet Huawei'ye bile burun kıvırırken onu da alamayacak. İnsanlar mutsuz gezecek, belki de 2001'deki gibi intiharlar yaşanacak.

McDonald's yemenin lüks sayıldığı zamanlar vardı hey gidi heeey. Mahalle maçında yerde ekmek görünce 3 kere öpüp alnımıza değdirir sonra başka yere koyardık falan. youtu.be Nereden nereye geldik. Tekrar eskiye dönüyoruz sanki ekonomik olarak.
0
🌸Belchior
(06.08.18)
@acemi

Stok falan tutmuyor derken ne demek istedin, açar mısın?

Usulsüzlük mü yapıyorlar?
0
🌸Belchior
(06.08.18)
Eskiye dönüyoruz ekonomik olarak. Eskiden daha iyiydik. Alım gücümüz artmadı bu koca bir illüzyon. 25 sene önce organik olmayan karpuz kavun domates yoktu memlekette. Yine üç kuruştu, şimdi hayvan gibi pahalı organiği, bulamıyorsun bile.

McDonald's eskiden 1 hamburgeri 1 dolara mal ediyorsuysa şimdi 0,2 dolara mal ediyor, ondan alabiliyorsun dokunmuyor. Bu alım gücü değil, endüstrileşmeye bağlı halkın ulaşabilirliğinin artması.

Geçmişte cep telefonu vardı, Turkcell bile yokken vardı hatta uydu telefonu olarak. Ultra zenginler kullanabiliyordu. Şimdi senin cep telefonunun olması ile o gün olması aynı şey değil. Şimdi senin Iphone'un var ama ultra zenginlerin de başka şeyleri var bizim ulaşamayacağımız.

Teknosa hep bir ayağı çukurda ama Vatan batmaz. Küçülür mü? Küçülür ama batmaz. Samsung uhd curve tv almaz dandik vestel alır millet.

Mediamarkt zaten batmaz türk menşeli değil.

Ha benim beklediğim şey olursa hepsi abandoned olur o başka. Ben kriz değil açlık bekliyorum.
0
bos gezenin bos ustasi
(06.08.18)
Bu ülke yıllardır ekonomisini kredi kartından döndürüyor zaten. Tatilinden, sinemasından, dışarıda yemeğinden kısar o tv’yi alır. Bence markalar daralır sadece. En son geldiğimde teknosa’nın da batayazdığını, el değiştireceği konuşuluyordu. Geriye sadece vatan kalabilir mesela.

iphone meselesine gelince. Yurtdışından getirmede yeni bir çağ açılacaktır. Veya yine dediğim gibi insanlardaki alma dürtüsü o kadar ilerdeki, birçok temel ihtiyacından vazgeçip yine gider o iphone’u alır. Ben devletin bu tip alımlara yeni vergi getireceğini düşünüyorum.
0
herospower
(06.08.18)
@Belchior
ya vatan CEO'su beni ararmış diyelim ;

-dddkd'cığım bana şimdi asus N580VD ayarında bir bilgisayarı kaç günde toplarsın?
+3hafta
-1000 adet kaç günde üretirsin?
+ 4 ay
- fiyatı 3000tl bandına çekebilir misin?
+ olur
- güzel de bir isim bulalım buna
+ triumph tiger serisi
- böyle biraz dizayn falan?
+ hallederiz
- almanya'da firma kurup oradan satsan bize?
+ maliyetli olur fiyat uyarsa yaparız
- tamam sen bak süre ve fiyatta anlaşalım ben sana ön ödemeyi geçerim
+ eyvallah xyz abi
- görüşürüz dddkd'cığım
+ görüşürüz abi

gibi. sende ohaannes ne güzel bilgisayar dersin. sonra ısındı, çatladı bozuldu yamuldu.
0
dedim dedim de kime dedim
(06.08.18)
95 sonrasi dogan pic nesil babasini anasini sattirir gene aldirir. Cok agir oldu ozur dilerim.
0
000000
(06.08.18)
Batmaz ne demek? Bal gibi de batarlar. Dolar firlamadan once batti zaten bbir kismi, nasil batmazmis? Yakinda gorursunuz zaten teker teker batanlari.
0
stavro
(06.08.18)
buyumek icin dovizli kredi kullandi cogu, doviz borcunu sigorta ettirmemis (turev piyasalardan falan) hepsi batar, kuculur ne olursa olur.
0
robokot
(06.08.18)
baska firmalarin urunleri olayi falan da bahane, laptoplar icin konusursak yukariya cevap: bilgisayarin icindeki butun parcalar dovizle alinan parcalar. Apple harici cogu bildik marka zaten oldukca ince marjlarla calisiyor, ayni ayarda bir bilgisayari ciddi anlamda daha ucuza maletmek mumkun degil.

hindistan'a bak, her yer yine dell hp falan dolu ama adamlar suyunu cikariyorlar tamircilik inanilmaz, youtube'da bilgisayarinizla ilgili bir tamir videosu arayin kesin bir hintlinin yaptigini goreceksiniz. bilgisayar almak yarım bir araba almak gibi bir sey oluyor, adamlar bozuldu diye yenisini alamiyor, yeni parca da takamiyor.

Veya diyelim PC topluyorsun, zaten alacagin parcalar belli, fiyatlari belli. Alamazsan alamazsin iste. Doviz yuksek, TL maasin dusuk, alim gucun dusuk... Bu sirketler eskisi kadar kar edemez demek, doviz borclarini odeyemezler demek.
0
robokot
(06.08.18)
Kaldi ki ekonomide genel olarak daralma oldugunda bu zincirleme reaksiyonla zaten etkilenecekler.
Bu hizla giderse maliyetler artacak, piyasada para donmemeye baslayinca firmalar alacaklarini alamayip maaslari odeyememeye baslayacak. Giderleri dusurmek icin isten cikarmalar falan. Zaten alim gucu hizla dusecegi icin millet elektronige bilmemneye para harcamayi birakmaya baslayacak, parayi zaruri ihtiyaclari icin tutmaya baslayacaklar. Her turlu satislari azalacak adamlarin. Zaten elektronikte magazacilik gunden gune kan kaybediyor, olay internete kaymaya basliyor. Bir de ekonomik daralma oldu mu tutunmalari iyice zor.
Her sektorde batiklar patir patir gelecek muhtemelen.
0
stavro
(06.08.18)
teknoloji dünyasinda çok firma batık. iflas ertelemeler var. bir zamanlar electroworld, darty, bimeks, gold vardı. hepsi gitti türkiye'de. laptop satan bir site vardı. uygun fiyata satiyordu. sözlükte baya populerdi. sonra birden siparişleri çıkaramaz hale geldi milletin parası kaldı. baya gündem olmuştu o zamanlar. bunun gibi 1-2 site daha vardı da şimdi isimleri aklıma gelmiyor.

teknosa zarar ediyor. arkasında sabancı olmasa o da batıktı şimdi. mediamarkt dev bir alman şirketi. onlar da gücünü oradan alıyor. kapanan mağazalar var ama. bir vatan'a şaşırıyorum, tık yok henüz, olmasın da zaten. millet işsiz kalmasın.
0
Neill
(07.08.18)
@robo
bir ürünün sıfır fiyatı olduğu gibi 2.el fiyatı da vardır. toptan sıfır alabileceğin gibi toptan 2.el'de alabilirsin.

amazondan 303euro = 350dolar 'a aldığın işlemcinin
www.amazon.de

ikinci elini ebay'de 185dolara bulursun
www.ebay.com

toptan alırsın daha da düşer. yani ''business'' kafasında işi çözersin 3000'e al dersin i7 laptop zortingen marka. garanti de verirsin gerekirse.

bir zamanlar yurtdışına toptan 2.el işlemci satan bir dost.
0
dedim dedim de kime dedim
(07.08.18)
ikinci el olduktan sonra sky is the limit tabii ki. bizim bugun bildigimiz ureticiden sifir teknoloji satan teknoloji marketlerden bahsediyoruz.
0
robokot
(07.08.18)
hocam adamın sıfır ürün sattığı veya satacağı ne malum? laptobu alırken parçaları gözünün önünde kutudan çıkarıp mı takıyorlar?
sen şimdi vatan computer CEO'su olsan zorda olsan (şu an için diyelim) lan laptop satamıyoz ne halt yiycez desen ne yapacaksın laptop fiyatını düşürmek için? yada satmak için?

atlasan uçağa gitsen asus fabrikasına desen ki alın size NDA alın size sözleşme alın size advance payment şu parçaları kullanın şu fiyata sadece tr'ye ürün üretin. model numarası da şu olsun.

bunu yapsan ayakta alkışlamazlar mı seni vatan computer binasının önünde?
0
dedim dedim de kime dedim
(07.08.18)
alkislamazlar, oyle is olmaz.

dunyanin herhangi bir perisan ulkesinde sifir parcalardan olustugu iddiasiyla satilan ama aslinda cikma ikinci el parcalarla yapilmis (hadi kasa haric diyelim) bilgisayarlar gosterirsen bana eyvallah bir bakarim. bugune kadar hic gormedim, asagi yukari 25 yildir bilgisayar isinin icindeyim ben de donanim agirlikli olmasa da.

teknoloji magazalari ikinci el parcalardan dr frankensteincilik oynayamaz demiyorum, gerekirse oynar. ama bunu "alin size sifir laptop zomborink ultimate marka" diye yapmaz, yapamaz. tuketici aninda uyanir ona zaten.

ha bunlari yapsa bugunku cirolari ve karlari olur mu? olmaz. bugunku borclarini odeyebilirler mi? odeyemezler.
0
robokot
(07.08.18)
(10)

erkek parfümleri kokuyor mu?

dedim dedim de kime dedim
ya tamam kadınlar kokuyor çok belli oluyor,ben her gün sabah sıkıyorum ama sanki kokmuyorum gibi geliyor. şahsen hiç erkek parfümü farketmedim şu ana kadar.temel olarak kadınlar erkek parfümlerinin farkına varıyor mu? yoksa öyle boşuna mı sıkıyoruz sabahları?
ya tamam kadınlar kokuyor çok belli oluyor,

ben her gün sabah sıkıyorum ama sanki kokmuyorum gibi geliyor. şahsen hiç erkek parfümü farketmedim şu ana kadar.

temel olarak kadınlar erkek parfümlerinin farkına varıyor mu? yoksa öyle boşuna mı sıkıyoruz sabahları?
0
dedim dedim de kime dedim
(06.08.18)
:)))) yok ya çok güzel kokuyor erkek parfümleri. Allah bilir piyasada bir tane erkek parfümü var, herkes de onu kullanıyor.
0
geçerkenugradım
(06.08.18)
Kokuyor. Yürüyünce geride bir koku bulutu bırakma olayı erkeklere oranla daha fazla olabiliyor kadınlarda, çantada taşıyıp gün içinde tazeleyebilme imkanları var.
Kendi kokunuzu almamanızın sebebi de burnunuz alışmasıyla veya parfümün kalıcılığıyla alakalıdır.
0
pike
(06.08.18)
bana da aldığım kokular öyle belirgin kokmuyormuş gibi geliyor, erkek parfümlerinin etki alanı biraz daha az sanırım.
0
gezegen olan pluton
(06.08.18)
ben haftada tanımadığım 4-5 kadından övgü alıyorum, yayılımı güzel bir koku bulursanız devam edin :)
0
sen de git sen de unut
(06.08.18)
"Kendi kokunuzu almamanızın sebebi de burnunuz alışmasıyla veya parfümün kalıcılığıyla alakalıdır"
pike +1
0
Bruce
(06.08.18)
kullandığın parfüm kalıcı değildir. +1

rochas man sürdüğümde evden çıktığımda bir daha kokusunu almıyorum.
hermes terre d'hermes sürdüğümde t-shirt yıkanana kadar kokusu geliyor
0
tabudeviren
(06.08.18)
kalıcılıktan şikayet eden erkek parfümü kullanıcısı olarak +1 diyorum.

calvin klein intense euphoria var kokusunu çok beğenerek aldım fakat sıktıktan 15 dakika içerisinde kokusu kayboluyor. sıkıp hemen çıktığım anlar haricinde kimse kokusunu almıyor.
0
biravekahve
(06.08.18)
Kokuyor kesin bilgi. Birkac kadindan ovgu aldim parfum secimim konusunda cunku.

Kadin parfumleri hem daha yogun hem de aksama kadar 750 kere sikiyorlar parfumu. O yuzden 10 metre otenden gecerken kokuyu aliyotsun buram buram. Sen bir sabah cikarken sikiyorsun tamam.
0
stavro
(06.08.18)
hermes terre d'hermes bende de var kokmuyor mesela, bir de erkekler araya girmese kadınlar yorum yapsada bir sonuca varsak.
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(07.08.18)
aynı duyguyu ben de chanel de bleu edp parfümünde yaşıyorum, o kadar para verdik orjinalini almaya çalıştık ama bazen sanki boşuna sıkıyor gibi hissediyorum ama hermes öyle değil, hermes sıktığım gibi etkisini hissettiriyor her yerde.
0
blue rebel motorcycle club
(07.08.18)
(3)

Ikinci kez lisans okumak - mühendislere soru

Notts
Öğrenci affı ile ikinci kez lisans okuma şansım var. Hali hazirda uygulamalı matematik PhD sine sahibim ve hesaplamalı akışkanlar mekaniği çalışıyorum. Temel bilgilerimi artırma adına makine ya da bilgisayar mühendisliği okumak istiyorum. Hangisi daha mantıklı olur sizce? Derslere pek devam etme şan
Öğrenci affı ile ikinci kez lisans okuma şansım var. Hali hazirda uygulamalı matematik PhD sine sahibim ve hesaplamalı akışkanlar mekaniği çalışıyorum. Temel bilgilerimi artırma adına makine ya da bilgisayar mühendisliği okumak istiyorum. Hangisi daha mantıklı olur sizce? Derslere pek devam etme şansım olmayabilir, dışarıdan çalışıp sınavları vermeye çalışacağım. Teşekkürler
0
Notts
(06.08.18)
CFD'nin hangi kısmıyla ilgilenmek istediğinize bağlı. ANSYS Fluent biliyorum ben. Bildiğiniz gibi iterasyonlar üzerinden ilerleyen bir program. Programın alt yapısı çok iyi. Çok uzun yıllar boyunca geliştirilmiş bir program. Bilgisayar mühendisliği okursanız, doğrudan bu yazılımı geliştirme üzerine çalışabilirsiniz. Biz derste user defined functions diye bir konu görmüştük. Bu konuda C programlama kullanılıyor örneğin.

Makine mühendisliğinde akışkanlar mekaniğinin yeri çok ayrıdır. Hidrodinamik, aerodinamik gibi dallarda onlarca çalışma konusu var. Ben geçen dönem bir vananın akış analizini incelemiştim. Başka biri rüzgar türbini incelemişti. Başka biri ısı değiştiricilerini incelemişti. CFD geleceği parlak bir alan. Enerji alanında sıklıkla kullanılıyor. Bu yazılımı bir operatör gibi değil de, bir mühendis gibi kullanmak istiyorsanız makine mühendisliği idealdir. Yalnız makine mühendisliğini derslere devam etmeden zamanında bitirme şansınız çok az. Birçok üniversitede derslere yüzde 70 devam zorunluğu var. Bu da 14 haftalık bir dönemde bir derse sınav haftası hariç en az 9 kez katılmanız gerektiği anlamına geliyor.
0
dissendium
(06.08.18)
açıkcası diploma işinize yarayacaksa bende lisans bitirme işine girişin diğer türlü sizin özel sektörde çalıştığınız konuları %95 gidip hocaya soramazsınız çünkü geçiştirir, alanım değil der veya sonra bakalım vs der.

akışkanları öğrenmek için kitapları hatim etmek gayet yeterli ondan sonrası mühendislik yeteneklerinize bakıyor açıkcası. kitaplar inanılmaz açıklayıcı alın 2-3 tanesini baştan sona okuyun.

diye düşünüyorum.
0
dedim dedim de kime dedim
(06.08.18)
Gemi inşaatı da okuyabilirsin. Akışkanla çok alakalı. Ve de uçakmühendisliği.
0
renegade
(07.08.18)
(8)

duyurunun motorcuları

dedim dedim de kime dedim
SCRAMBLER DUCATI CLASSIC 71.632TL!https://korlas.com.tr/motosikletler/scrambler-ducati-classic/https://korlas.com.tr/wp-content/uploads/2017/10/2015-Ducati-Scrambler-Classic3.jpgcidden şu motoru nasıl satmayı başıyor bu adamlar? siz nasıl almayı planlıyorsunuz?bildiğin bmw alırsın az daha koyup.http
SCRAMBLER DUCATI CLASSIC 71.632TL!

korlas.com.tr

korlas.com.tr

cidden şu motoru nasıl satmayı başıyor bu adamlar? siz nasıl almayı planlıyorsunuz?

bildiğin bmw alırsın az daha koyup.

korlas.com.tr

max verilecek para 25k -27k benim gözümde şu motor

bu işler nasıl düzelecek?
0
dedim dedim de kime dedim
(05.08.18)
bu işler düzelmeyecek. bitti artık sıfır motor sevdası tam olarak.
honda kampanya yaptı 8-10 tane model için, örneğin cb 650f 2018 model 43.900den 40.000a düştü. ellerinde patladı çünkü. tarihte gböyle bir kampanya olmadı. temmuz sonunda bitecekti, ağustos sonuna uzattılar.

ben ikinci el yamaha xv 950 motorumu satmaya çalışıyorum, 2015 model 13k km de çiziği geçtim, toz yok alette. ama arayan soran yok. fiyatı 37.500 den 35.000 e indirdim, daha yeni iki kişi favoriledi.

demem o ki. bok gibi piyasa. ne araç alınır, ne satılır. eski devirdeki taktiğe dönecez, maaşı alıp dolara çevirip enflasyonla başetmeye çalışacağız falan.

yani senin şikayetini çok içten karşılıyorum, uzun süredir de bu yüzden nefret doluyum. kaskım eski, montum eski. almıyorum yenisini. cidden almıyorum yani.

revit deri montları 4k 5k civarı, abi ne fiyatlar böyle. tech 90 marka kevlar pantolon 100 euro :)
0
liriamer
(05.08.18)
Yanlışın var, güncel fiyatı plaka falan eklenince 80.000’i geçiyor. 13.500€ yazıyor liste fiyatı.

Buradan tek çıkış yolu var. Denizin suyu bittiğine göre yerel markalara yönelmek lazım. Ülke olarak tek çıkış onda. Onu birde ihraç edersen tamamdır. Devlet yerli üretime destek vermeli, kdv ve ötv’sini düşürmeli.
0
herospower
(06.08.18)
hacı sen bu kalitede motoru nasıl üreticeksin? kim üreticek? yerli üretsen bile adam lan ducati 70 lira benim ki de 60 lira o zmn demiyecek mi kendi yaptığı mobilete?
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(06.08.18)
gösterdiğin motoru 2 sene önce 35 bine ikinci el almıştım. 700km'de falandı daha sadece.
şu zamanda kim gidip 70-80bin lira verip korlastan o motoru alır ben de bilmiyorum açıkçası. zenginse adam pek düşünmüyor heralde. Ben 1.5 sene kredi ödeyip temiz bir ikinci elini alabilmiştim. şimdi onu da yapabileceğimi düşünmüyorum. çok çok uzun bir süre araç değişikliği yapmam. başka bir arkadaşın dediği gibi, ekipman bile almak çok zor artık.

Ne olacak? daha uygun fiyatlı markalara talep artacak.
0
chavezding
(06.08.18)
Motorun fiyatı kendine göre pahalı değil, avrupada'da 13-14 bin euro zaten. Ortalama 2000 euro maaş alan biri 7 aylık maaşıyla alabiliyor, bizim gelirimiz ile avrupada üretilen malı karşılaştırmak mantıklı değil.

Ha bana göre bu retro/nostalji ayağına üzerinde çok fazla imalat maliyeti olmayan bir motoru bu fiyatlara satmaları hiç normal değil.
0
John Bloor
(06.08.18)
@john
hocam senin ''bizim gelirimiz ile avrupada üretilen malı karşılaştırmak mantıklı değil'' mantığı yanlış. aynı şey ilaçta başımıza gelseydi aynı cümleyi kurabilecek miydik?

zenginse neden bunu alsın? gider bmw scrambler alır? benim beyin artık almıyor yani bu tür hesaplamaları.
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(06.08.18)
an itibari ile 91.000TL oldu tenks RTE sen bir numarasın ;)
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(12.08.18)
bitti motor işi ya
1 aydır motorumu satamadım bok gibi piyasa

alabildiğin bir şeyi al kalsın kenarda. bitmiş anasını satayım ülke. toprak atan yok.
0
liriamer
(13.08.18)
(9)

Fakirler mutsuz da zenginler neden mutsuz?

Belchior
Burak Özçivit tükenmişlik sendromuna yakalanmış. Her şeyi elde etmiş, yeri gelmiş Paris'e canı çekmiş kahve içmeye gitmiş, orayı gezmiş burayı gezmiş. Artık yapacak bir şey kalmamış. Psikolojik destek almaya başlamış.Bu insanlar hiç fakirlik yaşamadığı için mi zengin olmalarına rağmen mutsuzlar?Adam
Burak Özçivit tükenmişlik sendromuna yakalanmış. Her şeyi elde etmiş, yeri gelmiş Paris'e canı çekmiş kahve içmeye gitmiş, orayı gezmiş burayı gezmiş. Artık yapacak bir şey kalmamış. Psikolojik destek almaya başlamış.

Bu insanlar hiç fakirlik yaşamadığı için mi zengin olmalarına rağmen mutsuzlar?

Adam benim benim belki de bu hayatta hiç yaşayamayacağım şeyleri yaşamış. Euro 6 TL oldu neredeyse, günü birlik Paris'e kahve içmeyi ancak arkadaşlar arasında dalgasına anlatırız. İşte bu adam gerçekleştirmiş. (aferim ona) Güzeller güzeli karısı var. Olum daha ne istiyorsun lan? diye sormak isterdim karşına geçsem.

Gelsin bir gün bizimle yer değiştirsin bakayım tükenmişlik sendromu kalıyor mu :)

Böyle insanlar bence gerçeklerden kopuk yaşıyor. Millet aç aç :(

Siz ne düşünüyorsunuz?

Para görünce ben: youtu.be
0
Belchior
(04.08.18)
Bence mallik yasadiklari elon musk da zengin bill gates de zengin onlarda neden bu tukenmislik yok yada baska milyonlarca kiside yok da bunda var? Tamamen kisisel eksiklik bence
0
basond
(04.08.18)
Parayla mutluluğun düşündüğünüz kadar çok ilgisi olmadığından aslında
0
kisa
(04.08.18)
zenginler fakir olucam diye mutsuz
0
dedim dedim de kime dedim
(04.08.18)
Tükenmişlik sendromu sadece psikolojik bir şey olmayabilir ve sahip olduğunla doğrudan ilgisi yok. Sahip olduğuna ödediğin bedelle ilgili.

Elon Musk veya Bill Gates’in tükenmişlik (burn out) olma olasılıkları, herhangi bir çalışanlarının tükenmesinden daha az. Kariyer açısından bakarsak sevmediğin işi yaptığında, tatil zamanını sen belirlemediğinde, tatilde iş yaptığında, patronlar ve iş arkadaşların tarafından takdir görmediğinde, artık işini sürüklene sürüklene yapar hale geldiğinde tükenmişlik olasılığı daha fazla. Bu kariyerin getirdiği duygusal tükenmişlik. Elon Musk bu noktada çok büyük ters giden şeyler olmadıktan sonra zaten duygusal tükenmişlik yaşamaz kariyer konusunda (kariyerin altını çizeyim) çok büyük olasılıkla, fiziksel tükenmişlik yaşar, tatile çıkar ve gider. Ayrıca, bu kadar ünlü olmadan önce reddedilme ve başarısızlıklarını kaldıramadığından dolayı uzun süre tedavi görmüş ve hastaneye yatmış. Üstüne şu anda da depresyon ve bipolarla savaşıyor.
www.thesun.co.uk
yourstory.com
www.entertales.com
Yani, o da yaşıyor aslında bunları, o da zamanında tükenmiş, sadece haberlerle duymuyoruz pek. Elon Musk’ın çalışanlarından onları gece gündüz çalıştırdığını, sinirli bir patron olduğunu (bipolar patron düşman başına), çok günlük işi birkaç saatte istediği için çalışanların tuvalete gideerken bile zorlandığını ve çok çalışanının tükenmişlik sendromundan muzdarip olduğu yazıyordu bir gazetede; hatta 1-2 senedir bu kültürü değiştirmeye çalışıyorlardı. Çünkü çalışanlarının tükenmişliği bayağı bir maliyet olarak geri dönmüştü o zaman. O günden beri “Nasıl tükenmeyiz” kültürünü hayata geçirmeye çalışıyorlardı. Kariyer anlamında tükenmişlik yaşamak için çok çalışmanın yanında “Ben bunu hak etmiyorum” dediğin şeyleri üst üste yaşamak gerekiyor. En çok tükenenlerden biri de üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerdir. Stres, çok çalışma, ara verememe, üstünde baskı hissetme; bu tarz şeyler tükenmişliğe yol açar. Üstündeki baskı sonucu tükendiği için parası olduğu halde, tatile dahi çıkacak enerjisi ve morali kalmayan, evindeki odadan çıkmayan çalışanımız oldu bizim. "Sabah 8'de kalktım, akşam 4'e kadar tuvalete gidemedim" diyen çalışan var, şaka ya da abartı değil.

Sadece kariyer değil, duygusal hayatta da benzer davranışlar tüketebilir. Adı konmamış tükenmişlikler çok çevremizde. Örneğin, çok var çevremizdeki evliliklerde, bir tarafın çok baskın olduğu evliliklerde diğer taraf yorulur, ses çıkaramaz hale gelir ve biraz da aptallaşır, odaklanamaz pek bir şeye, sürekli düşünceli hale gelir. Örneğin, karısının dırdırından artık o konuşmasın diye her şeyi söylenmeden yapan bir adam veya kocasının sinirinden, dayağından korkup otomatiğe bağlayan ve kocasını terk edecek takati kalmamış bir kadın duygusal tükenmişlik yaşıyordur. Bir aksiyon alacak kadar enerji kalmamıştır. Halkımızda psikoloğa ya da psikiyatriste gitme oranı düşük olduğundan teşhisli gezinmezler sadece.
www.huffingtonpost.com

Kişisel kısmı da şu “people pleaser” da denilen, insanların gönlünü hoş tutmak in çabalayan ve kendinden önce başkasını koyan insanlar tükenmeye daha yatkındır.
labyrinthhealing.com
Burak Özçivit’in evini bilmiyorum ama karısı çok talepkarsa ve sürekli onunla uğraşmaktan yorulmulsa tükenebilir, çalıştığı sette yönetmenin sürekli mobbing’ine uğruyorsa tükenebilir, sürekli birilerini memnun etmeye çalışmaktan tükenebilir. Bunun çok da parayla ilgisi yok. Ne yaşadığını bilmiyoruz, hayatını onunkiyle değiştirdikten sonra 'Anam anam, neydi gız bu' diye kendi hayatına da koşturabilirsin. Başarısını görüp ödediği bedeli görmüyoruz.

Meryem Uzerli’ydi galiba, kadını hakkaten gece gündüz eşek gibi çalıştırdılar, bir de sevgilisi de çok baslın bir adammış dediler, paparazzi peşini bırakmadı. Üstüne, Almanya gibi insan hakları ve kişisel alanın önemli olduğu bir yerden kalktı buralara geldi. Bir sançye nefes alamadı kadın. Onun yerinde olsam ben de tükenirdim.
0
aychovsky
(04.08.18)
Her şeyim aynı kalsın zengin olayım söz veriyorum mutsuz olmiycam
0
Traveller
(04.08.18)
para mutluluk getirmez. zenginlik esit degildir mutluluk.

sizi mutlu eden sey, aile ve arkadaslarinizla gecirdiginiz zamanin kalitesidir.
0
BlackRock
(04.08.18)
basit bir perspektif: afrika'da cadirda yasayan icme suyu icin 2 gunde bir kilometrelerce yol tepen karni ac adam, turkiye'de kirada bile olsa evde oturan, borc yuku olsa bile evinde musluk suyu, kanalizasyon vs. olan adamin neden mutsuz olabilecegini anlamiyordur.
0
robokot
(04.08.18)
para bal gibi mutluluk getirir, sorun nasıl mutlu olunduğunu bilmeyenlerde.
0
Bruce
(04.08.18)
şu dünyadaki en mutlu kişi mutluluk verendir. bak haluk levent'e hiç tükeniyor mu? adam sadece maddi olarak yardımın dışında yardım etmek isteyenleri organize ediyor. yeri geliyor bir erkekle sahnede dans ediyor, yeri geliyor hayranlarının düğünlerine gidiyor, yeri geliyor yardım için butik konser veriyor. bence sanatçıların içinde en mutlusu o'dur. birini mutlu ettiğinde sen daha çok mutlu oluyorsun çünkü. yüzündeki mutluluk paha biçilemez. kendi başına git paris'e kahve iç. eeee? sonra tükenir tabii.
0
naksidil
(04.08.18)
(12)

Ödünç araba yüzünden arada kalmak

cevahir
Merhabalar,Memlekete gidince arkadaşın arabasını ödünç aldık. Küçük bir ilçe zaten araba kiralayacak ortam yoktu, gerek de kalmaz diye düşünmüştük. Bu durum kendisinin istanbul tatillerinde bizden araba istemesine sebep oldu.Bu sefer 4 gün diye aldı, 1 hafta oldu ses çıkmadı. Tamam bize lazım olmaz
Merhabalar,

Memlekete gidince arkadaşın arabasını ödünç aldık. Küçük bir ilçe zaten araba kiralayacak ortam yoktu, gerek de kalmaz diye düşünmüştük. Bu durum kendisinin istanbul tatillerinde bizden araba istemesine sebep oldu.

Bu sefer 4 gün diye aldı, 1 hafta oldu ses çıkmadı. Tamam bize lazım olmaz kullan dedik de insan bir arayıp sormaz mı işim uzadı sıkıntı yok değil mi falan diye.

Eşimin de hamile olduğunu biliyor bu arada. Aramış akşama arabayı getirecek sizi de görmüş oluruz diyor. Eşim midesi bulanıyor her şeyden, elini bir şeye süremiyor. Üstüne bir de onları bırakmam gerekecek geri.

Kırmak da istemediğim, sevdiğim bir arkadaşım ama eşimle de sorun yaşıyoruz bu konuda çünkü o araba emanet vermeye karşı.

Siz arabanızı emanet veriyor musunuz? Bu durumdan nasıl çıkabilirim sizce?
0
cevahir
(03.08.18)
eksisozluk.com

hala emanet araba vermeyi düşünüyor musun?
0
mrjones
(03.08.18)
Araba kiralayamayacağım bir yerde arkadaşınkini almak durumunda kaldım, şimdi istanbul’dasın kardeşim git bir yerden kirala diyemiyorum.
0
🌸cevahir
(03.08.18)
Bunun tek çözümü durumu net bir şekilde ifade etmek. Kırıcı konuşmanıza gerek yok ama net olun.

Ek: Kitap dahi ödünç vermekten imtina ediyorum.
0
monogram
(03.08.18)
Araba emanet verilmez de alınmaz da. Verip düşman olmaktansa vermeyip düşman olmayı tercih ederim. Araba, avrat, silah üçlemesiyle cevabımı sonlandırıyorum.
0
datnet
(03.08.18)
Arabam yok. Ama başkasının arabasını ödünç almaktan bile uzak dururum. Vereceğimi de sanmıyorum. Sizin durumda arkadaşınızın 4 gün diye alıp ses seda çıkmadan 1 haftadır kullanıyor olması. Bence ses çıkarmayın yakın arkadaşsanız bozulmasın. Bir daha böyle bir şey isterse o zaman bir bahane uydurursunuz vermezsiniz.
0
thewhitewolf
(03.08.18)
Bu ilk ve son olsun. Bir daha ne alın ne verin.
0
a darkness coming
(03.08.18)
ne gerek var ki? ne araba emanet alınmalı ne de verilmeli. istanbul gibi bi yerde iyi güveniyorsunuz yani.
0
elorelia
(03.08.18)
siz de almayın , ödünç araba da vermeyin.
0
mysql34
(03.08.18)
Ya sonucta sizde almissiniz o imkani vermissiniz karsiya. Ben seninkini kullandim sen benimkini kullanma olmaz.
0
dedim dedim de kime dedim
(03.08.18)
Benim de bazı kişilere hayır diyememe hastalığım olduğu için veriyorum, son 1 haftada şehir dışından gelen arkadaşıma 4-5 kere verdim arabamı, gün boyu onda kalıyor araba, kemer takmıyor, kasislerden hızlı geçiyor, kırmızıda geçiyor hatta.

Eşiyle işleri olduğu için verdim ama o her fırsatta istemeye başladı, tek başına süreceği zaman bile istiyor.
Ben 27 yaşıma kadar toplu taşıma kullandım, kimseden araç istemedim ama bazi insanlar çok rahat. Anlamiyorum.
0
dapda
(03.08.18)
Olm şu sosyal konularda kadınları dinlemeyi bir öğrenemediniz gitti. Bırakın bu konularda kararları kadınlara, biliyorlar işte doğruyu.

Araba emanet almaktansa, 18 saat yolu kendi arabamla gitmeyi tercih ederim. Araba emanet alınmaz, verilmez. Arabanı al, arkadaşını bırakma, uğurla gönder.
0
babilbaligi
(03.08.18)
Eşi hamile birinden araba ödünç istemek düşüncesizlik zaten.
O adamdan hayır gelmez.

Süre uzayınca haber vermeli miydi? Mutlaka.

Genel olarak araba zorda kalınmayınca (keyif için) ödünç alınmamalı veya verilmemeli diye düşünüyorum.
O kadar ihtiyacı varsa zahmet edip araba alsın. Borca harca girip, aldıktan sonra da fedakarlıklar yapıp vergisini bakımını parçasını ödeyen adam enayi mi?
0
burfak
(03.08.18)
(4)

domain'i ne kadara alıyorsunuz?

dedim dedim de kime dedim
godaddy'den alıyordum o da artık 1$'a vermiyor ayrıca bir yıllığı 50tl'ye geliyor. var mı daha ucuz bir yer?
godaddy'den alıyordum o da artık 1$'a vermiyor ayrıca bir yıllığı 50tl'ye geliyor. var mı daha ucuz bir yer?
0
dedim dedim de kime dedim
(02.08.18)
İndirim kodu bulursan alıyorsan ilk sene 1 USD'ye.
En son natro'dan aldım 1 USD civarına. Kolaydı, sıkıntı olmadı.
0
cakabo
(02.08.18)
eger ayni domaini yenilemek istiyorsan her sene en az 11$ civari vereceksin mecbur. Sirketler domainlerin uzun seneler tutulduklarini bildigkleri icin "ilk sene 1$" diye musteri cekiyorlar, sonra her sene yenilediginde 11$ civari bayiliyorsun bu godaddye ozel degil her yerde boyle.

surekli yeni domain kaydettirmek istiyorsan ama ilk kayitta cogu sirket ilk seneyi 1$ yapar.
0
robokot
(02.08.18)
godaddy vermiyor işte yeni domaine sen kullanmışsın diğer domainlerde diye
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(02.08.18)
Godaddy’den 20 kadar domain aldim. Her seferinde farkli mail ve sanal kart kullaniyorum. Yoksa vermiyor
0
goodman
(02.08.18)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.